Günümüzde insan en uzun ömürlü hayvanlardan biri olma yolunda başarıyla ilerliyor, peki ya ürettiği makineler?
Elbette organik canlılar gibi makineler de eskimeye mahkum ve aktif olarak çalışan makineler ne kadar bakım yapılırsa yapılsın asla bir insan kadar uzun süre çalışmıyorlar. Üretim yönetimi dersi finaline çalışırken aklımda örümceğe benzer hammadeleri doğada veya bir hurdalıkta kendisi toplayıp kendisini kopyalayabilen ve sabit bir şekli olmayan, nesilden nesle kusursuzlaşan ve tek amacı çoğalmak olan bir makine geldi. İlk bakışta bana çok farklı bir fikir gibi gelse de bir rivayete göre yüzyıllar önce Dekart (Rene Descartes) bir gün oturmuş İsveç kraliçesiyle sohbet ederken insanların birçoğunun makineden farksız olduğunu söyleyince kraliçe "Şu duvardaki saat hiç senin benim gibi çiftleşip çoğalabilir mi?" diye cevap vermiş.

web 3.0 yapay zeka araştırmalarının,pazarlama ve iletişim teknikleri üzerine uygulanmış hali diyebiliriz... bu yazıda ki;
Artık bir noktadan sonra, teknoloji ve cihazları kullanarak bir şeyler uygulamaktan daha fazlasını yapmak istiyorsunuz. Kullanıcıların manevi ihtiyaçlarını da karşılamayı düşünüyorsunuz.
alıntısı insanı dehşete sürükleyen bir planın başlamış olduğunu gösteriyor...
maneviyat! islam dinine göre ilk emir olan OKU'nun, web açısından yorumlanmış halidir de diyebilirz web 3.0'ı...
Makinaların insan hayatındaki yerinden derin şüphelerim var. Aslında bunları tek başına incelemek imkansız çünkü her yazdığım yazının sonunda bir koca YALAN'a ulaşıyorum. Ama yine de makinalardan (özellikle 4 tekerli olanlardan)her geçen gün soğuyorum...
İnsan ve makine bütünleşebilir mi gerçekten? Bu barışçıl bir ortak yaşam mı olur? Ama asıl soru, şimdi çoğu kişinin düşündüğü gibi bu zorunlu mudur?
En başında arabalar geliyor. Bu aceleyi anlayamıyorum. En başında insanlar vardı, binlerce yıldır yürüyorlardı. Bu motor ve çelik işin içine girince mertlik bozuldu. Heryer onlar için düzenlendi. Asfalt döküldü dünyanın çevresine. Ve şehirdeki insanlar, kaldırımlara sıkıştılar. Arabalar yanlarından geçip giderken, onların yoluna çıkmamak zorunda kaldılar. Bütün bu arazide ulaşım kurallarla denetlenir oldu. Ve ayağı yerden kesilenler herşeyi unuttular.