
"...Özellikle Türkiye’deki kullanıcıların “eski arkadaşlarına ulaşmak için iyi bir kaynak’ olarak tanımladığı Facebook insanların günlük hayatta kurmayı başaramadıkları ilişkiler ve söyleyemedikleri sözlerin bir tercümanı olarak sanal kimlik beyanına dönüşmüş durumda."
INTELLIGENTSIA
Yazarlar, sevgili yazarlarımız yazarlar çizerler kitaplarını yayınlatırlar ve 5000 adet bile satamazlar ve karşımıza aydın olarak dikili verirler. Bizlere kendi dar düşünce yapıları ile ifade etmek istedikleri bir çok konu ile karşımıza çıkarlar.. Biri ressamdır televizyonlara çağrılır tartışma programlarına davet edilir girebileceği her yere girer ve ülkeyi kurtarır sözüm ona.. Çirkef geri kafalılığın, sınıfsal farklılığın elçisi olma dışında hiç bir anlamı yoktur çırpınışlarının ifade ettiği değerler ise sadece beyninin içindeki örümcekleri besler.. Yazarlar, ressamlar, köşe yazarları, her kimse aydınım diyen ülkemin gerçeklerini bilmeden yazı yazan yorumlar yapan ve sadece küçücük bir topluluğa hitap eden başka bir dünyada yaşıyormuş izlenimi veren.. Gündem olmak için ülkesini satmak için Babam ve Piç diye başlık atan zihniyet..
Modernizm, çağdaşlık, 21.yy, 2000'li yıllar, bilgi çağı, uzay çağı, tekno çağ. Kulağa ne hoş geliyor değil mi? Ama davulun sesi uzaktan hoş gelir misali, üzerinde biraz derin düşünürsek bu kavramların o kadar da cici olmadığını anlayabiliriz. Günümüzde gerek ilişkilerde gerekse yaşam tarzında ve düşünüş biçiminde yozlaşmaya ve değerlerin yerle bir olmasına neden olan modernizm medyanın gazıyla ve olağanüstü desteğiyle yerini çok sağlamlaştırmış büyük bir yanılsama maalesef. Örneğin hayatımızda çok önemli bir yere sahip olan ikili ilişkilerde birbirine bağlılık, özveri ve gerçek sevgi gibi değerler yerini bencilliğe ve özgürlük yanılsamasına bırakmış durumda günümüzde. En büyük gücü ise modernizmden alıyor tabiki. Bu 'etik canavarı' kilit kavramları kendi pis emellerine öyle güzel alet ediyorki günümüz insanları adeta büyülenmiş durumdalar. Çok başarılı, bravo. Reklamlarda hümanist değerlerin yerini acımasız bir bencillik ve izolasyona bırakması, gazete ve dergilerde çıkan yazıların ve yazarların etik değerleri, korunması gereken kavramları ve düşünceleri modern görünmek adına yok sayması, kitleleri kocaman yanılsamalara sürüklemesi ve kötüye yönlendirmesi aslında nasıl bir çağda yaşadığımızı bize gösteriyor. Modernizm kendi içinde 'olması gereken ve doğru olan' gibi bir gizli anlam barındırıyor sanki. İnsanların bilinçaltına kadar işleyen bu yanılsama davranışları o doğrultuda yönlendirirken değerleri de alt üst ediyor tabiki. Günümüz dergilerinde kadınlara 'evlenmeden önce mutlaka birlikte olmanız gereken 9 erkek tipi' gibi düşünceler empoze edilirken, kadın bedeninin reklam uğruna ticari bir materyal olarak kullanılması da gayet normal gösteriliyor. Cinsel onur yerini 'cinsel özgürlüğe' bırakmış durumda. Aaa bu devirde hala... aman canım hangi çağdayız... ayy ne banal bir düşünce... sende çok geri kafalısın canım... modernizm diye birşey var tamam mı... lütfen biraz çağdaş ol...
Kara kuvvetleri komutanın ani bir şekilde şırnak'a gitmesi oldukça şaşırtıcı bir olay değil aslında çünkü şu günlerde tezkere meselesinin meclis gündeminde olması ve orada operasyonu yönetecek üst düzey bir komutanın olması da gerekliydi.
Hani deniliyor ya tezkerenin çıkması demek hemen harekete geçileceği anlamına gelmez bence hiç de öyle değil kimi uyutmaya yada enayi yerine koymaya çalışıyorlar eğer yapacaksan bir operasyon kimseye söyleme gizli gizli yap ondan sonra ben girdim dersin ilan ederek girmeye kalkmak sadece reklamdır.
AKP hükümetinin inanın çok takdir ediyorum çünkü reklam ajansı o kadar iyi yönlendiriyorki PR çalışmaları vs çok kaliteli, bir kere en basitinden logolarının rengi sarı ve siyah renkleri daha önce rahmetli turgut özal kullanmıştı ve büyük başarılar elde etmişti nedendir bilmem ama bizim halkımızda çok büyük bir renk fanatikliği var.