
Bakmissin ki ömür denen sey bitmis,
gencligin harap olmus yitmis gitmis,
su ziyaretine gelen Melek'de kimmis?
megerse her an hazir olmak gerekmis..
Azrail yaninda bir ordu ile gelmis,
hey can artik tamamdir dermis,
beden bunu dinlemez naz edermis,
megerse her an hazir olmak gerekmis..
Cirpinarak can özgür olmak istermis,
ölüm melegi basucunda beklermis,
cabuk ol artik yolumuz uzun dermis,
ölüm dedikleri sey ne kadar da yakin imis..
Hepimizi aldatan meger et kemikmis,
terkedince can orta yere serilivermis,
tüm yakinlarin aglar ah vah edermis,
ölüm dedikleri sey meger cok yakin imis..

Kaos, ikiye ayrılmış dilin yerdeki eksikliğin çetelesini tutan damanın piyonu. Masanın karşısında ben varım ve görüntüm senin şeklinde. Oynadığımız pokerde kral tahtını ters çevirip, nedimelerini omuzlarından tartıyor. Bütün asları, tersi şekline dönmüş el gölgemle masanın altından veriyorum, kazandıklarım hep gölgesi şekle silinmiş, gölge oyunuyken.
Evvel zaman içinde birgün
bakındı etrafına hz.İbrahim
Müşahede eyledi alemi,
Düşündü Allah için kurban edilecekleri
O vakit dedi ki hz.İbrahim,
Ya rabbi verseydin bana Salih bir oğul,
Onu bile sana kurban ederdi bu kul,
Ve yazdı yazılacak olanı yazan kalemler,
Yazdılar Allah’ın dostu hz.İbrahim’in ahdini.
Zürriyetini devam ettirecek bir oğlu olmamıştı Hz.İbrahimin
Zevcesi Sare izin verdi hz.İbrahim’e
İbrahim(a.s), cariyeleri Hacer ile evlendi.
Hak Teala da bir salih bir evlat nasib etti
İsmail koydular ismini, çok güzel, tatlı ve sevimli
Peygamber soyunun devamı
Ve nur u Muhammedinin taşıyıcısı idi.

Sonra bu gökteki tanrıya inananlar kafalarında şöyle bir şablon geliştirmişler; Gökte oturan bir tanrı var ve bu gökteki tanrının adına eğer müslümansan da “Allah” dersin. Tanrı’nın ödükten sonra bizi sevap ya da günahlarımıza göre göndereceği “cehennem” ve “cennet” isimli iki yeri var. Zaten sevgili tanrımız atamız Adem’i de adına cennet denilen yerde, elleriyle çamuru karıştırarak yaratmış, ruhundan “üfleyip”, sonra da cennetten dünyaya indirmiştir. İnsan nesli çoğalınca da kendisi ile arasında postacılık yapmaları için de peygamberler göndermiş. Bu peygamberler de insanları” gökteki Allah öldükten sonra kıyamet günü sizi diriltip hesaba çekecek ona göre, sonra uyarmadı demeyin demişler.
Yine karanlık bir İstanbul sabahı, içimin karanlığı kadar olmasada bugünde serin ve karanlık olacak anlaşılıyor. Evde hazırlanıyorum işe gitmek için her sabah aynı terane:-)
İç sıkıntım yüzüme vurmuş, ne mendebur bir surat allahım, gülümsüyorum zoraki aynanın karşısında. Saate takılıyor gözüm, bazen ne kadar zor ilerliyor saniyeler ama şu anda değil yetişmem gerekiyor, acele etmeliyim anahtarlarımı alırken gözüm takılıyor mavi tüyden kanatları olan sevimli erkek bebek melek figürüne bir biblo o, aniden gülümsüyorum içime bir neşe doluyor, onuda alıyorum hemen çantama koyuyorum...
İşimi seviyorum.
Bir şeylere katkıda bulunmak, yardımsever insanların bağışlarına vesile olmak hoşuma gidiyor. Biliyorum bir gün düzenim bozulacak şartlar değişecek ve ben bir gerekçe belirtemeden bu işten de ayrılmak zorunda kalacağım. Şimdilik herşey yolunda sayılır.
Bu meydan da gündüz kimse olmaz ki. Akşamları dolmaya başlar burası, hava karardığında. Ben de meydanın ortasındaki büyük beyaz çadırda yerimi alırım. Bu durumdan herkes memnun sayılır. Normalde gündüz çalışan arkadaşım ile haftada bir çalışma saatlerimizi değiştirmemiz gerekli, ancak gündüz bomboş meydanın ortasında, serin çadırın içinde, koli koli dizilmiş vişne sularını tüketip gazete okumaktan gayet hoşnut olacak ki, benim sadece akşamları çalışma isteğimi sevinçle karşıladı. Bu kıyağın üzerine çokta sıkı dost olduk.

Sevgili kardesler...
Simdiye kadar actigim tüm konularda kendimizi bilmeden bahsettim, simdide insanin kendini bilmesi nedir, nasil yapilir? Onu anlatmaya, yüce Yaratan'in verdigi müsade ölcüsünde sizlerle paylasmaya calisacagim...
Allah (cc)'nun bir benzeri yoktur o her yerdedir. Ve esrefi mahluk olarak yarattigi, adina insan
denilen yaratiklarin kalbindedir. Bütün melekleri o insanin önünde secde ettiren de odur. (Seytan
haric) Bizleri Esrefi Mahluk olarak yaratan Mevla, bizimde buna layik kullar olmamizi istiyor. Söyle
ki:" Rabbimiz bize beni bilin, ve bana kulluk edin buyuruyor, pekiyi beni bilin buyurmasi ne
demektir? Yani kendi öz varligimizi bilmemizi, bunu bilincede onu taniyacagimizi, ona yakin
olacagimizi, ve sonra yapacagimiz kullugun sadece sekli degil, mana itibari ile de bir anlam
kazanacagini cesitli Ayetlerle bizlere bildiriyor.