önceleri şekillerin içi gelişigüzel harflerle doldurulurken, sonraları yazılar şekille doğrudan ilintili olmaya başlamış. mesela çizilen şekil bir müzik enstrümanıysa şeklin içindeki yazılar notalardan oluşuyor. ya da çizilen şekil eğer bir ağaçsa o ağaca dair bilgilerden oluşuyor yazılar.

Bırakın canlıyı, her gün kullandığımız nesneler, elimizi yıkarken gördüğümüz sabun köpükleri, hepimizin saatlerinin içinde bulunan kuvars (quartz) kristalleri, mikroskop altında bambaşka suretlere bürünürler.