Aydın Doğan'ımın Milliyet'inden Abbas Güçlü
ağabeyimiz pöykürmüş.
TEV’in altın çocukları
Şimdi Türkiye’nin en köklü sivil toplum örgütlerinden biri...
Vaay be, gözlerim yaşardı. Bir tarafta öcü devlet,
bir tarafta gerici yobazlar.
Masonik sabetayist TEV reklamları başladı.
Daha önce burs verecekleri öğrencilerde türban ve peruk takmama şartı arayan TEV'in Başkan Yardımcısı Güsel Bilal bu kez de şunları söyleme
talihsiziğinde bulundu.
Milliyet Gazetesi'nin internet sitesinde bugün (13.12.2007) şöyle bir haber okudum...
"Maille gelen imdat çığlığına bakandan hemen yanıt"
Türkçe'yi doğru kullanıyor muyuz?
Kendim için evet kullanıyorum diyemem. Ama Türkiye'nin sayılı gazetelerinden ve internette ençok ziyaret edilen sitelerden olan Milliyet Gazetesinin bu şekilde başlık atması üzücü...
Yarı Türkçe, yarı ingilizce...Halbuki "maille" yazacağına "e-posta, elmek, elektronik mektup" dense ne güzel olurdu. Sonuçta bu gazeteyi binlerce kişi okuyor. Yarın çok geç olabilir.
E-posta...
Milliyet Gazetesi "maille" haberini oku
dün akşam atv'nin ana haber bülteni bana birşeyler düşündürdü. aslında izlemiyordum. sadece, bulunduğum salonda haberler açıktı ve zaten televizyon bana çok ters bir açıda duruyordu. ben kendi halimde, hiç mi hiç sevmemiş olduğum facebook'a rakip olarak tanıtılan google menşeili opensocial da neyin nesiymiş diye internet araştırmalarındayken, haber bülteninde yeni bir sosyal ağ çılgınlığından bahsedildiğini duydum. adı bebo'ymuş. alallala bu bebo da nereden çıktı şimdi deyip ekran karşısında yerini aldım.
izlediğim şey asla ve kat'a bir haber değildi. ana haber bültenleri ile her zaman övünmüş atv'de uzunca bir yayındı ama kesinlikle haber değildi. bu düpedüz reklamdı. ilk saniyelerde bunu farkettim ve ilerleyen hiçbir dakika beni yanıltmadı. ali kırca'nın kısa bir "facebook'tan sonra şimdi de bebo çılgınlığı başlayacak" minvalli açıklamasından sonra habere geçildi ve haberde herhangi bir atv muhabiri yoktu. çok belli ki o kısmı hazırlayan bebo'nun kendisiydi. özenle seçilmiş bir ses tonu, bir reklam/tanıtım filminde çoğu zaman olan değişik yerlerden alınmış tekrarlarla dolu görüntüler ve atmosferi güçlendirecek bir müzik vardı. işte arka plandaki o güven veren, etkileyici ses (reklam piyasasının olmazsa olmazı) anlatıyor. bebo çok ilgi gören bir sistemmiş. hangi ülkelerde bilmemkaç milyonlarca kullanıcısı varmış. türkiye'de de hızla büyüyormuş. facebook'a güçlü bir alternatifmiş ve ekstra bir dolu özelliği varmış. youtube'a da benziyormuş. falan filan...
bugünkü Milliyet intenet sitesinde Semra Pelek ve Eyüp Erdoğan isimli tempo muhabirlerinin araştırma-haberi resimli 21 sayfa olarak sunulmuş. facebook'ta gizlenen "sexbook" başlıklı bu haberin içeriğini tahmin edileceği üzere facebook'un seksi içeriği ve sekse dayalı sosyallikleri oluşturuyor.
aslında bu iki muhabir arkadaşımız çok zor birşey yapmamışlar. facebook'ta sex ve seks gibi aramalar yapmışlar. çıplak bir kadın resmini avatar olarak kullanarak sahte üyelik gerçekleştirmişler. ve sonra da "başvuru"lara yanıt vermişler. birlikte seks yapmanın yanı sıra grup davetleri de almışlar. hatta ilan edilen bir seks partisinin de yolunu tutmuşlar.

3.000 fazla yıl önce ölen Tutankamon'un yüzü mumyalama tekniği sayesinde günümüze kadar aynen korunmuş.