Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "it's "still" always sunny in philadelphia"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

misafir hakkındaki yazılar:

\
Herkes heyecan içinde bekleşiyordu. Genç yürekler coşku dolu, biraz da ürkek... Listeler asılmış dediler,kapılara yürdü herkes.Onlarca genç yürek; heyecanlı, meraklı , ürkek... Yarınları hazırlamaya başlayacak olan öğretmenler. Görev yapacak köy okullarını öğrenmek içindi heyecanları.. Okullarını öğrenenler, haritaların başındaydı hemen. Yakın mı ? Uzak mı? Yolu var mı? Sorulara yanıt aranıyordu. Oradaki bir yetkili eğitimci (!) açıklamalar yapıyordu. O'na , senin işin zor be öğretmenim dedi...Genç yüreği burkuldu ama, yine de ters bir bakışla savuşturdu yetkiliyi. Gidecek, çalışacaktı hangi şartlarda olursa olsun.

10 ahkam var

Hafifte son günlerde herkes kar topunun içine haylazca sıkıştırdığı taşları fırlatıyor birbirine.nerden baksam füzyon,fusion belki.ama eldeki anlarda bir kartpostal bu kadar mı buruk olur?..herkeste suç var,anı uzattık işte,oysa kaç şarkı söyledik birlikte..uzun süre tamir edilmek üzere kenarda tutulan ilişkilerden başka olmalıydı paylaşımımız,arkadaşlığımız..fake kokan insan ilişkileri hepimizi yoruyor,inşa ettiğimiz kuleler bir bir yıkılıyor..oysa hepimizden bir parça yok mu o kulelerde..ben yaklaşmak isterim patlarken bir kule daha..anlık öfkelerden doğan husumetimiz var.egolarımız var yazının içinde,kıstırıldıkça tepinen egolarımız..küfür var,küfüre verilen tepkiler,ettiği kadar küfürü zaten hayattan yiyenlerimiz var,bir de evinin beyzadesi olarak büyütülenlerimiz,herkesin ayrı bir geçmişi var işte,başka başka sebepleri,arkamıza çevirirsek bakışlarımızı,ilk günaha kadar gidebiliriz buradan..elma benim olsun diyen kadınlarımız var şimdilerde,elmayı yiyip ayıbını diğerine atan kadınlar var..armudun iyisini yiyen ayılarda var..ne diyeyim bin türlü varyasyon var,insan var türlü türlü…iyi yazılar yazmaya devam edelim.asıl söylemek istediklerim bunlar değildi sözü fazlaca uzattım.benim şimdi,tüm bu kavgalar öncesinde tasarladığım,kavgalardan sonra yazmayı daha çok istediğim bir şeyler var.ben hafife misafir olmak istiyorum efendim…aklıma gelenlerinizin kapısını çalacağım,şaka yollu cevaplar vereceğim sizler adına.bu esnada kimseyi kırmamaya dikkat edeceğim..latife amaçlı sözlerime lütfen aldırış göstermeyin,ve sonrasında eklediğiniz yorumlarda,ekleyecek olursanız,lütfen anlayışlı olunuz..
Ben aklıma gelen birkaç ismi yazacağım lütfen sizde kapısını çalmak istedikleriniz için bir iki tıklatın. Hafifçe misafir olsak kim ne derdi?
İlk olarak hafifin en değerli yazanından başlamak istiyorum.
@mefkud,bize güzel bir şiirle selam ederdi,ama ben o şiiri yazabilecek yeterlilikte olmadığım için kolaycılığa kaçıp bu işi sevgili mefkudun kendisine bırakıyorum.
@hafif uyku:’inan kalsın diğerleri geçebilir’.
@inan:muhtemelen yanlış adres vermiş olacaktır ama olurda evini bulursak,’sıraya geçin,ziktiklerim geçebilir.’diyebilir.böyle giderse sıranın başına da beni dikecektir.kendisi çok sevdiğim bir yazandır,dilerim en kısa zamanda hesabına kavuşur.
@kopanisti:hafif bu ziyaretinde….diye başlayan edebiyat derslerinden aşina olduğumuz bir yorumla bizi karşılayacaktır.bu kıvamda yorumlarıyla beni hep gülümseten bir yazanımızdır.
@zoey:onca insanı es geçip’,koop hoş geldin,ne haber’,derse hiç saşırmam,bu ikisinin birbirine ayrı bir sevgisi olduğunu tüm yorumlarda görüyorum
@suuguuurcan:’sahiden güzel miyim’ diye açabilir kapımızı. @bestloser dayanamaz cevap verir.’sahiden güzelsin’.bestloserın hiçte öle yakışıklı olmadığını gören suuguuurcaann öfkeyle sana değil,sahinden e sordum der..
@sahinden:’buyrun hoş geldiniz,bakın öyküde burda’ diyecektir..her odadan kabus gibi çıkan öykü yüzünden ziyaretimiz on dakikadan fazla sürmeyebilir.
@bestloser:’hoş geldiniz bende bir ahlaksız çay demlemişim ki sormayın,saatlerdir demleniyor bir kıvama gelemedi’ diyecektir.
@pillipati:’absence başlığımı getirdin mi’ diyebilir.kendisiyle aynı başlığı kullandığım için aramız bozulur gibi oldu ama şimdi bana kızmayacağından eminim..cinsiyetini dahi bilmiyorum ama dişi olduğunu düşünerekten,eğer bir gün bir araya gelebilirsek,ona kırmızı bir başlık hediye edeceğime sizlerin huzurunda söz veriyorum.
@shane,elinde bir bezle dikilip,ağız kenarınlarında ki salça izlerinden,üstümüze sıçrayan çamur izlerine kadar tüm lekeleri temizleyip,çoçukluğumuzdan kalma dağınıklığımızı düzenleyip bizi eve öyle alacaktır.en sonda 'var mı silmediğim',diye seslenebilir.
@koza68:ben sizi hafifçe gelecek sanmıştım,bir zez gelmiş diyebilir..diğer hafif üyeleri,saklandıkları yerden çıkıp süpriz diye bağırabilir.
@untouchable zen:’buyrun hoş geldiniz,bizde sayın kendimle sıkılmaya başlamıştık’diyebilir.
Adını anmadığım kimseler var,hatırladıkça yorumlarımda ekleyeceğim

25 ahkam var

“Birbirlerinden apayrı dünyaları yaşarken birbirimizi anlayabildiğimizi kim söyleyebilir...”

....

Misafirler gerek apayrı dünyalara... misafirler yeni renkler gibi sanki,düz siyahın üstünde... misafirler yeni bir şarkıyı sevip sıklıkla değil ama arada bir dinlemek gibi. misafirler yalnızlıkların dinlendirildiği limanlar gibi. ara sıra yaşanan izsiz
fakat unutulmayacak anlar gibi. sıradan bir kilimi bir gece vakti ve o an için bir uçan halıya dönüştürmek için misafirler..
anlamak için çok da uğraşmadan anlamaya gerek olmadan şefkati ve şehveti aynı anda ve tam manasıyla henüz yormadığın yormaya vakit bulamadığın bir ruhtan almak... hepsi bu! Hepsi hepsi aniden indiren bir yağmur...

2 ahkam var

Bugün hafifin pek tadı yok gibi... yazı sıkıntısı baş göstermiş sanırım ya da benim bilgisayarım ağır çalıştığından daldan dala koşamıyorum. Ne yapayım diye düşündüm yalan değil. Hafif üyelerinden sevgili beyrek’in “bugün ne yemek yapsam”adlı yazısı bana ilham kaynağı oldu. Öğle saatini yemek yerine simitle geçiştirince şu an yemekten başka bir şey düşünemiyorum... çok sevgili arkadaşım kopanistiyle yaprak sarması muhabbeti kurarak açlığımı daha da körükledim. Hayali ihracaat kolay oluyor... iki tencere yaprak sardım kopanistiyi muzzyi ve beyreği davet ettim vs. vs. vs...
Bu kadar laftan sonra hiç yolu yok, bir yaprak sarması tarifi vermeliyim diye düşündüm.

mmmmmm...... yemede yanında yat
mmmmmm...... yemede yanında yat

Bugünkü tarifimiz ;
ETLİ YAPRAK SARMASI
Malzemeler:
Yarım kg asma yaprağı (taze yaprak daha çıkmadı salamura olacak)
250 gr dolmalık kıyma (orta gelirli vatandaşlar için bu miktar. dilerseniz yarım kg koyabilirsiniz efenmmm)
1 büyük baş soğan
1 bardak pirinç
bir demet dereotu (ayıklayın yarısını kullanın geri kalanı sonra mücver yaparız)
bir demet maydanoz (ayıklayın yarısını kullanın geri kalanını hem mücvere hemde salatalara kullanırız- her şeyi de ben mi söyleyeceğim)
hındaaaaaaaannnnnn soooonnnraaaaaaa nerede kalmıştık?...
bir su bardağı zeytin yağı (olmaz demeyin bal gibi olur. Sızma biraz ağırdır riviera tercih edin)
2 çorba kaşığı domates salçası (tepeleme dolu)
2 orta boy domates (hafif yumuşak olsun. bastırma domatese o kadar ezdin yaaaa!)
keyife göre tuz
dilerseniz bir tutam pul biber
Yapılışı:
Yapraklarımızı güzelce yıkayıp sıcak su da 1 saat kadar bekletiyoruz (dilerseniz biraz 5dk. Kadar haşlayabilirsiniz). Daha sonra kevgire aldığınız yaprakları kendi haline bırakarak sarmanın içini hazırlamaya başlıyoruz.... öncelikle şu dereotu ve maydanoz işini halledelim lütfen... ıııııığğğ... onlarla uğraşmak gıcık iş ama ne yapalım onlarsız olmuyor... yukarıda verdiğim ölçüde yeşilliği yıkıyoruz, saplarını koparıyoruz ve innca innca ve hatta daha innca (ince) doğruyoruz. Pirinci ayıklayıp (şşşştttt taş var... teeee buradan gördüm walla) yıkıyoruz, üzerine kıymamızı yeşillerimizi soğanımızı (küp küp doğranmış) şöyleeeee serpeliyoruz... diğer taraftan x marka tavamızda hafifçe hötelediğimiz (hötelemek? = lorienn in eşi beyefendiler, hafif kavurmak anlamında kullanır ki bu kelime aile lügatına yerleşmiştir) yağ ve salça soğuk kıymanın üzerine sıcak bir yorgan misali örtülür (bak eksik bir şey aramayın tarifte, kıymayı dolaptan çıkarttık herhalde) nnnneeeyyyssseee efendim, tuzumuz biberimiz ekelenir, evet evet ekelenir (bu kelimeyi az önce yarattım belki vardır) sonraaaaaa? aaaaaa domatesimizi unutuyorduk sayın hafifçiler... domatesimizin kabuklarını yine inca inca alıyoruz, domatesimizi küp küp, küçümen küçümen doğruyoruzzzzzz....... unuttuğum bir şey varsa hemen bana hatırlatacaksınız nasıl olsa ben devam edeyim... bu malzemeleri ister eldivenli (yün olmasın) ister çıplak elle (üzeriniz giyinik olsun) bir güzel harmanlayın.... her şey hazır mı? Okey... panik yok... şimdi uygun bir tencere falan filan fişmekan.... kabı kacağı salona götürün yere örtü serin masada beliniz ağrır. Gazete sermek mi? neden olmasın... yere bağdaş kurun eveeeettt sıra geldi nasıl saracağınıza... siz hanımlar sarma işlemini nasıl olsa biliyorsunuz... gelelim beylere. İşte beyler burada size en kolay yolu önereceğim... Bekarsanıııız mümkünse malzemeleri hazırlamadan önce sevgilinize telefon açınız. Hatta ona “aşkım sana bir sürprizim var” diyerek onu havaya sokabilirsiniz.... evliyseniz “karıcııığğııımmm bakar mısın bir tanemmm” diye seslenebilirsiniz.... Amaç ortada. “Yok kardeşim bu kadar hazırladıktan sonra bu dolma içini onlara yar etmem sararım” diyorsanız... Allah kolaylık versin... Afiyet olsun....

21 ahkam var

Yemek yapmayı ve yemeyi seven bir insan olarak yazılanları okuyunca gördüm ki biraz yemek alışverişi iyi olacak. Misafir ağırladığınız bir gün için bir menü tarifi var sırada. Hem de emin olabilirsiniz ki içindeki sebzeleri hiç sevmese bile misafiriniz buna bayılarak yiyecektir (çok tecrübe ettim.)

1. Et yemeği: İster az yağlı dana sote, isterseniz de fırın biftek(bir kilosu altı kişilik oluyor). Bir düdüklü tencerenin dibine eti koyun ve sadece kekik ilave edin. Yarım çay bardağı da su. Düdüklüyü kapatıp, ocağa koyun. Düdüklü konusunda bir prensip uyguluyorum işe yarıyor. Düdüğü çalıncaya kadar yüksek ateş, düdükten sonra kısık ateş. Kısık ateşte beş dakika yeterli. Altını kapatıp bırakın bir kenarda.
İkinci aşama: Tencere iyice soğuduktan sonra, düdüklüyü açıp içindeki etleri çıkartıp oluşan et suyunu döküyorum (anne yönteminde bu dökülmez bir sonraki çorba veya pilav yapılması sırasında kullanılır.) Düdüklünün en altına ince doğranmış soğan, üstüne pişmiş etler, üstüne doğranmış domates, yeşil biber, yarım çay bardağı su ve tuz ile karabiber. Kapatıp tencereyi bu sefer düdükten sonra on-onbeş dakika kadar pişiriliyor. Piştikten sonra altını kapatıp öylece bırakılabilir.

1 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan misafir yazıları

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu