


Japonya'nın başkenti Tokyo'nun Harajuku bölgesinden tüm dünyaya yayılan alternatif moda akımı, gerçek bir isyankarlık örneği! Modanın yerleşik kurallarına baş kaldırılıyor ve cesaret şahlanıyor. Tarz, 'estetiksizlikteki estetik' diye adlandırıldı, 'iyi olanın kötü ve zevksiz taklidi, ucuz, değersiz ve geleneksellikten uzak bir isyankarlık örneği' şeklinde eleştirildi.

Dilimize Fransızcadan giren ve yazılışı itibariyle kafa karışıklığına yol açan bir kelime sutyen. Kimilerine göre memeler için kap, kimilerine göre ise daha kibarca söylersek kadınların göğüslerinin dik durmasını sağlayan iç çamaşırı. Aynı zamanda memenin büyüklüğüne, ağırlığına, yerçekimine yakınlığına, kalitesine göre de oranı değişiyor. Sutyen sosyolojik bir olaydır aynı zamanda. Günümüzde yerliler, birkaç kabile ve aborjinler dışında hemen hemen herkes sutyen kullanmaktadır. Peki ne oldu da doğurganlığın simgesi olan meme bir anda hapsedildi? Bu sorunun cevabı kadının daha çok sosyal yaşamda, iş hayatında yer almasıyla açıklanabilinir. Artık kadınlar evinden çıkmış, sokakta erkeklerle beraber olmaya başlamıştı. Haliyle ilk olarak memeler dikkat çekmeye başladı. Buraya kadar sıkılmadıysanız sutyenin öyküsünü keşfe devam edebiliriz.
Kim demiş elbiselerin dili olmaz diye? Kadife pantolonların harş hurş ötmesi, spor ayakkabıların ciyk viyk diye inlemesi bazen insanın yürüyüşünü bile değiştirebilecek kadar rahatsız edici volümdedir. Modacı sanatkar bilimadamları sıfır yankılı anechoic odalarda (bizde duvarlara yumurta kartonu döşeyerek elde edilir bu oda) kadife, deri, naylon kıyafetler ve fermuar, incik boncuk gibi aksesuarların insan üzerinde çıkardıkları sesleri kaydetmişler. Yıllardır giydiğimiz kıyafetler nasıl da hücrelerimizin çekirdeklerini çıtlatıyorlarmış meğersem, dayanabilirseniz izleyin, izlerken de dinleyin, dinlerken de inleyin.
