Zamanının ayrıksı, ultra kışkırtıcı tasarımlarıyla kadınları büyüleyen Tom Ford, YSL ve Gucci'ye moda aleminde eski şaşaalı günlerini geri kazandırdıktan sonra modaya yön verme işini bırakıp birçoğumuzu hayal kırıklığına uğratmıştı. Biz hayal kırıklığı yaşarken, o istediği işi, severek ve büyük bir arzuyla yapıyordu aslında. Hangi mecraya eli değse harikalar yaratan modanın sihirbazı, Estee Lauder ile anlaşıp, yanına da kankası Domenico de Sole' yi alarak güzellik alanına el atınca anlamıştık farklı bir oluşumlar yaşandığını. Allahtan çok bekletmedi bizi de son tasarımları olan güneş gözlükleriyle içimize su serpiverdi. 
Bedenlerimiz yaz aylarını çoktan geride bırakıp kışın örtülerine bürünürken, İtalyan markası Marcolin için özel olarak hazırladığı gözlük koleksiyonuyla 2006'ya hızlı bir giriş yapan Tom Ford, gözlükleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Belki bizim için geç kalmış bir yenilik; ama olsun. Yazın Keira Knightley, Charlize Theron ve J-lo gibi isimlerin gözünden çıkartmadığı, Angelina Jolie, Kate Moss ve Gwen Stefani gibi ne giyse kendisine yakıştıran isimlerin kışın bile kullanmaktan çekinmediği bu gözlükler ultra lüks ve 1950'lerin Jackie Kennedy şıklığını yansıtıyor. 
Açık pembesinden koyu yeşiline kadar birçok rengi bulunan, Whitney ve Jennifer ismi verilen gözlükler, plastik çerçeveli olmalarına rağmen UVA ve UVB ışınlarına karşı gözü korumalarıyla, şık lazer kesimleriyle, dereceli lens kullananlar için son derece için uygun oluşları ve hafiflikleri ile dikkat çekiyorlar. İşte bu gözlüklerin yaratıcısına birbirinden güzel methiyeler dizmek geliyor insanın içinden. Sen tasarımlarınla bizi ihya etmeye devam et Fordcuğum. Biz seni her zaman takip etmeye çalışacağız çünkü, her halinle güzel olduğunun bilincinde olarak.
Victoria' s Secret yine yaptı yapacağını. Gecey eünlü pek çok mankenin katılması yetmiyormuş gibi , bir de sevgili Justine Timberlake abimizi de almışlar. Haklı olarak Justine' de gözünü alamamış. Pek çok karede bu ana şahit olabilirsiniz.
Ürünler göz alıcı hoş ama, mankenlerin kanatları bence olayın püf noktası. O kanatlarla bu çamaşırlarla kanatlanılır ve kimse görse aklı uçurulur. Çok yakışmış, maşallah.
Beğenmedim diyen bence bu işlerden anlamıyor.
ABD'de yeni başlayan bu akım kafanızdan alınan saçların, kirpik diplerine eklenmesiyle oluşuyor. Bu ve buna benzer operasyonların arasında kirpik naklinin dezavantajı sürekli kesmek ve kıvırmak zorunda kalmanız.
Fashion TV'nin Türkiye'deki yayın haklarını Demet Sabancı Çetindoğan ve eşi Cengiz Çetindoğan'ın şirketi Demsa Group 12.5 milyon dolara satın almış.
Kim demiş elbiselerin dili olmaz diye? Kadife pantolonların harş hurş ötmesi, spor ayakkabıların ciyk viyk diye inlemesi bazen insanın yürüyüşünü bile değiştirebilecek kadar rahatsız edici volümdedir. Modacı sanatkar bilimadamları sıfır yankılı anechoic odalarda (bizde duvarlara yumurta kartonu döşeyerek elde edilir bu oda) kadife, deri, naylon kıyafetler ve fermuar, incik boncuk gibi aksesuarların insan üzerinde çıkardıkları sesleri kaydetmişler. Yıllardır giydiğimiz kıyafetler nasıl da hücrelerimizin çekirdeklerini çıtlatıyorlarmış meğersem, dayanabilirseniz izleyin, izlerken de dinleyin, dinlerken de inleyin.
Verdiğimiz bir eleştiri sözünü tutarken, toplumumuzdaki
bazı eğilimleri de eleştiriyoruz bu yazımızda.
Mekanımız asker ocağı, başlayalım!
Acemi birliğinde, akşam yemeğinden sonra bir de akşam dersi yapılıyordu.
Atatürkçülük eğitimi falan...
Aklıma gelmişken, "Atatürk'ün tanımı" diye birşey vardı.
On maddelikti sanırım. Yani tüfeğin silahın tanımı olur da,
"Atatürk'ün tanımı" kavramını hangi akla yakıştırırsınız,
bunu TDK'ya havale ediyorum.
Gerçi bu tanımın, "hangi aklın" eseri olduğuna dair duyumlar almadım değil.
Ama kesinliği olmayan bir konuda polemiğe girmeyelim deyip,
TDK'ya saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz(nedense!).
