Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Yeni nesil çamaşır makinesi"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

muhteşem hakkındaki yazılar:

Etiketler: , , , ,

Evimizin arka bahçesinde, kurumuş yaprakların titreşimlerinde görmüştüm ilk defa rüzgârı. Böceklerin başrolü paylaştığı ve hayranlıkla izlediğim arkası yarınların ikinci bölümüne yetişmişti. Ensemde, kulak memelerimde ve burnumun kenarında yalandıktan sonra yüzümün yan tarafına süzüldü rüzgâr. Sadece hissediyor ve duyuyordum artık. Görüntü gitmişti yaprağın titreşiminin bitmesiyle. Ama o da ne? Bir böcek aniden zıplayıp ters dönüvermişti önemli işinin arasında… Oradaydı şimdi rüzgâr. Ah o rüzgâr, kulağımı kaşıyan, ensemde öpücükler konduran… Seni şefkat tanrıçası, seni okşamaya doymayan.
Sıcak ve cezalandırıcı güneşin kahraman düşmanı…
Beni zorlu bunalımlardan kurtaran, sevip, başımı okşayıp evime yollayan…
Ah o rüzgâr yaşadığımı hissetmemi sağlayan. Şimdi ne diye uğraşıyordu ki küçük dizisinin büyük başrol oyuncusu böceklerin orta boy dünyasıyla? Şaşırarak izlemiştim bu defa. İstem dışı zıplayıp kıvranan eklem bacaklar, sararmış sonbahar yaprağının değersiz cesedine hiç benzemiyorlardı.
Evimizin arka bahçesinde ilk üç tekerlekli bisikletimin hemen dibinde… O zamana göre, her zamanki gibi başım öne eğik, yerleri ve çimenleri izlerken görmüştüm rüzgârı.
Çamur kokuyordu her taraf ve ben doya doya çekiyordum çamur kokusunu içime.
Tüm çocukluğum, tüm nedensiz mutluluğum ve tüm gerçekliğimle…
Bir gün öncenin yağmuru benim oyuncak denizim olurdu.
Kâğıtları katlayıp salardım gemiciklerimi engin su birikintilerine…
Geçmişte ve geçmişimin geçmişinde…
Yağmuru özler ve beklerdim heyecanla.
Çocuğun babasını işten eve dönerken beklemesi gibi…
Rüzgârı da bekleyecektim artık, böceklerin dizisindeki değişiklikleri görmek için.
O da söz vermişti bana ve giderken kulağıma sihirli sözcüklerini fısıldamıştı. “Sana zarar vermeyeceğim” İyi olan tek şey buydu benim için. Bu iyi şeyle kaldırmıştım başımı yukarı. Artık yerleri izleyerek dolaşmaktan kurtulmuş ve çocukluğuma orada son vermiştim. O günden sonra ne yaparsam yapayım bir türlü bırakmadı çocukluğum peşimi. Hep rüzgârı sordu bana dizideki değişiklikler için. “Önemli değil…” dedim çocukluğuma. “…Dizinin nasıl devam ettiği”

5 ahkam var
tuttum
26

TETEBBU

Canlarım, bir tanelerim (bitanelerim), balabuşkalarım, madabujkalarım, miçkalarım, vesaire, vesaire;

Bakın hala his doluyum, aşamadım kendimi. Mazur görünüz efendim; zira etimden, kanımdan bir parçayı yakın zamanda kaybettim. Siz şimdi bunları okurken o çok uzaklarda olacak...

3 gündür içimde tutuyordum. Yavaş yavaş kanımı kirleten varlığı artık ufak çaplı bir kaos yaratmaya başlamıştı. Sabahları malak gibi kalkıyor, yediğimden içtiğimden bir şey anlamıyordum. İçi boş bir doluluk vardı içerimde. Midem ve görüşüm bulanıyordu, dalgındım, hatta dün karşıdan karşıya geçerken az daha eziliyordum, gelen arabanın hız/mesafe tayinini yanlış yapmışım.

33 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu