
Sonra bu gökteki tanrıya inananlar kafalarında şöyle bir şablon geliştirmişler; Gökte oturan bir tanrı var ve bu gökteki tanrının adına eğer müslümansan da “Allah” dersin. Tanrı’nın ödükten sonra bizi sevap ya da günahlarımıza göre göndereceği “cehennem” ve “cennet” isimli iki yeri var. Zaten sevgili tanrımız atamız Adem’i de adına cennet denilen yerde, elleriyle çamuru karıştırarak yaratmış, ruhundan “üfleyip”, sonra da cennetten dünyaya indirmiştir. İnsan nesli çoğalınca da kendisi ile arasında postacılık yapmaları için de peygamberler göndermiş. Bu peygamberler de insanları” gökteki Allah öldükten sonra kıyamet günü sizi diriltip hesaba çekecek ona göre, sonra uyarmadı demeyin demişler.

Affınıza sığınarak söylüyorum bendeniz ve ailesi siyasetçilerin seviyesine kadar düşecek pardon çıkacak erdem sahibi olmadığımızdan siyasetle pek ilgilenmeyiz.
Ama basındaki bazılarının çıkardığı patırtılara bakarsak CHP'nin tek sorunu var: BAYKAL!
Ama CHP li bir dostumun ablası ile konuşuyoruz. Kadın diyor ki: "Baykal çalmıyor, çaldırmıyor. Birileri de bundan hoşlanmıyor!"
- Doğru mudur?
- Bilemem. Hiç bilemem! Gerçekten bilmiyorum...

Radikal gazetesinin 'Orijinal Demokrasi' adlı yeni reklam filmini gece gece gözüme taktım ve gözüm "tv ekranına dön" der gibi oldu. Bir an kendimi AB Shapper reklamlarında yer alan abilerin ( hani Beyaz'ın bir tiplemesi vardıya Johny White ona benzer abiler :) vaadlerini dinler gibi oldum. ""Yanında bu da bizden"", ""30 gün içinde iade etme hakkına sahipsiniz."" vs.
Reklamdaki Orijinal Demokrasinin keşke hiç iade edilmese düşüncesi içinde olmasını isterdim. Pek ala zorlu bir dağa tırmanmak gibi zor bu durum.
Reklam filmi, temanın çok basit bir fikirle sunularak binlerce şey anlatmasınıda çok güzel vurgulamış.
Yine Vakit'ten bir Hasan Karakaya yazısı daha...
Biz kendi aramızda din hanesi kaldırılsın mı diye tartışıp dururken, "dış mihraklar" bundan da faydalanıyorlar.
Çelişkiler yumağı olup çıktık.
İçerideki hainlerle birlikte bunları görmezden gelen enteller gurubu da var.