Çoğumuzun alışmış ya da mecburen alışmak zorunda bırakıldığımız, ''mutfakta vakit geçirme’’ olayına, çok takıldığımı söylemekten hiç vazgeçmedim.
Güzel yenilen bir akşam yemeğinden ya da sabah kahvaltısından sonra bırakılan kirli kaplar, her şeyin cazibesini bir anda yok eder.
Şöyle hayalimde canlandırıyorum, 1.90 boylarında, yeşil gözlü, sağlam popo kaslarına sahip bir erkeğin, kendi yakışıklılığının farkında olmadan, ukala ve gerik bakışlardan uzak, ‘’Başka silinecek bir yer var mı canım?’’ deyip ortalığı büyük bir ciddiyetle toplamasını..Sanırım, aşk sınırlarımı bir hayli zorlar..
Ya da,
''Yemeğimiz olmak üzere, sen biraz yorgun gözüküyorsun, lütfen otur, dinlen’’.. Erkeğin bu cümleleri karşısında titreyebilirim.


1. Bademleri bir gece önceden suya koymustum. kabuklarını soyduk.
2. Domatesleri yıkadıktan sonra onlarinda kabuklarını özenle soyuyoruz.
3. Soyulmuş domatesleri, sönmemiş kireç kaymağında 2 saat kadar bekletiyoruz.
4. İyice sertleşen domatesleri kireç suyundan çıkartıp bol suyla 2-3 kez yıkayorum.
5. Domatesleri avucumda sıkıca kavrayarak alt kısımlarından minicik deliyorum.
6. Yine avucumla kavrayarak, yavaş yavaş sıkıp, içindeki tüm suyu çıkartıyorum (Bu işlemi çok dikkatli yapmalısınız, domates patlamamalı, suyu sadece deldiğiniz delikten boşalmalı)
7. Suyu sıkılmış domateslerin içerisine soyulmuş bademlerden birer adet yerleştiriyoruz..
8. Şeker ve suyu yarım saat kaynatiyoruz. Sürenin sonunda domatesleri içine atıyo Canan.
9. 30-45 dakika civarında pişiyorlar. Pişmeye yakın limontuzunu atıyoruz
10. Şerbeti tabağa damlatma yöntemiyle pişmeyi kontrol ediyorum
11. Reçelleri çok dikkatle kavanozlara boşaltım.
12. Kavanozun agzini kapatmadan evvel icine biraz vanilya koyuyorum .Sikica kapatiyorum
13.Terasta günese diziyorum.Domates recelimiz hazir.Bir hafta kadar güneste bekletip kahvaltilara cikmak üzere gün sayiyor.Simdi birer Türk kahvesini hak ettik.Sonra alacatiya yüzmeye ve sörf izlemeye gidecegiz………lalalalalalalalalalal .
Tüm bu fotoğraflar Paris Dekoratif Sanatlar Okulu'nda öğrenim görmekte olan iki kişiye aittir ki buradan alınmıştır.
Onlar Akiko Ida ve Pierre Javelle


