Uyan, düşlerimizi birleştirmek ve belki son defa güzel bir sahil yürüyüşüne çıkabilmek için benimle. Etrafımızda dünyanın çaldığı müzik ve çizdiği sanat tabloları buluşmuşken uyan düşler ülkesinin içine. Rengârenk, tüm notaların eşliğinde…
Çamurda banyo yapmanın zamanı çoktan geçmedi mi? Ellerinle kendini boğmaktan ve kuyu kazıp içine düşmekten bunalmadın mı? Krallığının senin için akan gözyaşları olmayacak ve cennetinin belediye otobüsü hiçbir zaman gelmeyecek. Arkadaşlarının hepsi seni kullanıyorlarken, yediğin her zehirli kazık seni biraz daha incitirken, hissettirmeden ve söylediğin her yalan başkası tarafından içine işlenmişken uyan. Kendin olduğun ilk saniye cennetine kulaç atacaksın. Dionysos’un masasında ve Apollon’un gölgesinde…
Bugün Pazar. Çalışacağım diye işlerimi iptal ettim. Telefonumu kapattım. Tatlı aldım ve yedim. Vicdan azabı duydum.
Saat 23 hala nette gezmekten başka hiçbir iş yapmış değilim.
Yalnızım, her zaman olduğu gibi. Bare kitap okusam değil mi? lüzümsuzca netdeki haberleri okumaktayım.
UYkum gelmeden işlerimi bitireceğimi düşünüyorum hala. Bu ülkeden gitmek gerekli deyip, ingilizceni geliştirmen gerekli deyip, bak şu şu kitapları okuman gerekli deyip ; yapmıyorum.
Ankaray'daki insanların kapıdan çıkmayı inmeyi bilmeme hanzoluğuna her şahit oluşumda GİT buradan diyorum. Törpülenip duruyorsun bunca yoz'un arasında.