Bir nebze de olsa özlem giderilebilir :) dancing dancing
doğrunun bana göresi.tehlikeli buluyorum.
75 yaşındaki babam,hala TRT binalarından Heidi'nin kasetlerini arar.Der ki,o tepenin üstündeki ahşap direkte falanca tarih yazıyordu..Yağmur başlar,Peter ile Heidi sığınacak yer ararlarken sisten görünmeyen uzak zirvelerin hatları,arkalarında çakan şimşeklerle keskinleşir...Peki hatırlar mısınız Clementine'i ve peşindeki acımasız kötülük Mermoth'u.(Böyle mi yazılıyor du yaa?!)Şapkasında pervane olan kedisini.Hele,hele müziği.Hani çizgi film başlarken çalan o şarkı var ya,hatırlayamıyorum onu bir türlü,hatırlayamıyorum...Dur,sakin ol diyeceksiniz.Ama olamıyorum artık...
HERŞEY ATARİ'YLE BAŞLADI
20. yüzyılın tek kanallı, Samantha Fox'lu dönemlerinde (80'ler mevz-u bahis), Voltran ve Kara Şimşekten başka bir eğlencemiz yoktu. Puslu bir kış akşamı ıssız bir mezarlıkta bir araya gelen üç gencin dualarına dayanamayan Zeus, insanoğluna Prometheus'un çaldığı ateşten bile önemli keşfi bahşetti: ATARİ...
Önceleri birkaç mahalli milyonerin Avrupa'dan şımarık oğluna getirdiği şeytan işi alet konumunda olan Atari'nin krallığı, Atari salonu adı verilen sektörün doğmasıyla bozuldu. Evlerdeki Atari'nin favori oyunu yukarıdan geçen gök cisimlerini vuran uçaksavarlar iken, salonlarda 'PACMAN' fırtınası esiyordu...
Bir zamanlar bazı şeyler vardı. Bunların ortak özelliği sadece bize ait ve artık kullanılmıyor olmaları. En azından ben öyle sanıyorum.
1. Ötücü plastik sürahi: Masaüstü/ ortaboy/ şeffaf/ su dökerken kuş sesi çıkarır.
2. Kestane tekne: Karadeniz işi/ suyun üstünde kalan kısmı çok yüksek/ balık için/ pıt-pıt-pıt diye sesi gelir uzaktan/ yavaş gider.
3. Yol aynaları: Yolun gözükmeyen kısmını gösterecek şekilde açılandırılmış. Sonuncusu Tavukuçmaz (şimdi Akyol sokak-Cihangir) yokuşunun Kazancı’yla kesiştiği küçük kavşağın sağındaydı. Fındıklı’dan çıkan, sola sapmadan önce Tavukuçmaz’dan inen vasıtayı görürdü- vice versa.
4. Sıcak su torbası: İçine sıcak su konur/ yumuşak plastik/ ağzı kapanır/ kışın yatağına alır istediğin yerine koyarsın/ üşümezsin/ acayip kadın hayali kurdurtur.
5. Zombi-zambo: Çiklet/ üzerinde zenci kadın ya da arap kadın resmi var/ almadan önce ambalajını yırtmadan kenarından içindeki artist resmini çıkartmaya çalışırsın/ sende varsa başkasını almak için/ hafif baharatlı tuhaf bir tadı vardı.
6. Paket taşımaçı: O zaman ne dendiğini unuttum/ o yüzden bu yeni uyduruk lafı buldum/ naylon torba falan yoktu o zaman/ paketler ipe sarılırdı/ ip beyazdı/ sicim açıkkahve veya griydi (ne alakası var konuyla)/ epeydir o beyaz ipten de yok ortalarda/ neyse ip eli kesmesin diye paketin ortasında buluşan iplerin üstüne iki yanı kıvrık bir cisim takılırdı/ kalın karton/ rulo yapılmış/ küçük/ elin sığacağı boyda, kavrayabileceği kalınlıkta/ 12 cm falan/ bu tuhaf şeyi eve gelince açardım/ meğer tek bir kalın kağıtmış bu rulo/ 0’lar, 1’ler ve küçük kareler olan satırlar vardı üzerinde/ bilgisayarla ilgiliydi herhalde/ o zaman bilgisayar ne arasın/ en yakın alet teleks.
7. Sefertası: Metal/ yuvarlak/ çapı 15 cm civarında/ yapılmış yemek konur içine/ öğlen veya akşam, tası ateşin üstüne koyup ısıtırsın/ yemeğini yersin/ 1’den çok olabilirler/ bir çorba, bir yemek, bir de ekmek için mesela/ bu durumda üstüste raptedilebilmek için yandan kulakları vardır/ en üstte de taşımak için sapı bulunur/ öğlen dışarda yiyecek parası olan çocukların, evden sefertası getirenlerle dalga geçmesi ve bu sonuncuların da utanması sonucu terkedilmiştir/ ismi çok güzeldir.
Başka şeyler de olmalı. Hatırlayamadım şimdi.