Yazımın esin kaynağı otobüs durağında beklerken hemen yanımızda inşaatının tamamlanması yakın olan bir binanın üstündeki büyük branda reklamdı : Satılık Küçük Daireler.

Sonra içeriğini arastırayım dedim ve arkadaşlarıma sordum. Meğer "satılık küçük daireler" 1 oda + 1 salondan olusuyormus.
Hayatımda ilk defa 1 oda ve 1 salondan ( tabiki mutfagı banyosu var. ) olusan bir dairenin varlığından haberdar oldum arkadaslarım sözleriyle. Ancak kafamda söyle bir soru belirdi bir anda. "kim sığar bu kutucuk kadar evlere ?"
NERDEYİM BEN?
„Birazdan heryer zifiri karanlık olduğunda... Etrafı mangalda pişen et kokusu sardığında...“ diye şarkı uydurmuştu kendince. Şimdi camının arkasını siper almış bekliyordu huzur kokan gecenin başlamasını.
Çok değil iki gün önce yapmıştı bu gecenin planını. İçinde bir his vardı ki, temizlik ve saflığın ta kendisiydi Schiller’e göre. Evinin kapısı en son iki gün önce kapanmıştı dış dünyaya. Fırtına öncesi sessizlik mi bu? En ufak bir nokta bırakmayana kadar temizledi iki odalı minicik evini. Uzun süredir temizlenmemişti.
Karanlık geceyi delen birkaç evin ışığıydı. Herkes uyurken kapısının önüne çıkıp sigarasını tüttürmek en büyük zevkiydi Schiller’in.Herkesin yatağında olduğu saatleri gizemli bulurdu.
“En büyük mutsuzluk sevilmemiş olmak değil, sevmemektir”.
Başlamam gerekiyordu, ilk adımı atmıştım çoktan. Kendimi seviyordum, ama bu değildi burada bahsedilen. Ya da anneannemin yatmadan önce kulağıma fısıldadığı masallarda olanlar.
İlk olarak onlarca post-it’e bunu yazmam gerekti. Yerleştirme planı ise şu şekilde idi: Odamın duvarlarına 7, mutfağa 6, bilgisayar monitörüne 2, banyoya 5, koridora 5, ve evin değişik yerlerine olmak üzere toplam 39.
Arkadaşlar
Bu Pazar saat 18:30 da ORTAKÖY AFİFE JALE SAHNESİ nde ODA TİYATROSU'nun ALO KOMŞUMUZU ÖLDÜRDÜK adlı oyunununa hepinizi bekliyoruz.Gelmek isteyenler D&R lardan veya www.ticketturk.com dan biletlerini alabilirler.
Oyunun galasında görüşmek üzere.
Levent TAYMAN