Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Büyük Düşün Küçük Öde"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

omlet hakkındaki yazılar:

Seviyordum. Hani “her insanın karşısına bir kez çıkar” savsatası var ya ona inanmamı sağlayabilecek bir insandı. Memleketine gitmişti bir haftalığına. Özlemiş miydin sorusu ne saçmaydı. İlk saat değil de bekli de ikinci saatten itibarendi özlemim.

\

İlk hayalimiz birlikte Kanada’ya gitmekti. Aslında yakındı. Seneye kadar her şeyi hazır kılabilecektik. Neyse hayalimiz bir köşede dursun, yarın geliyordu nihayet.
-yarın Ankara’da olacağım,
-nihayet,
- iki şartım var ama kabul edersen beni görebilirsin,
-neymiş onlar,
-ilki; kahvaltıyı birlikte yapacağız ya, bana mantarlı omletinden yapacaksan ve ikinci olarak da geldiğimde bana sımsıkı sarılıp öpücüklere boğacaksan gelirim ona göre,
-olumlu,
-anlaştık,
-bu arada kaçta olursun evde,
-9 gibi,
-tamam, bekliyor olacağım
\

Saat 08:43
Çalar saate fırsat vermeden uyandım. Ne de güzel işliyor şu benim beyin saatim.
Saat 09:08
Çayı demledim. Omlet hazır. Eğer soğursa ısıtırız. Ekmeleri de kızarttım.
Saat 09:24
Bir bardak çay aldım. Ekmekler ve omlet soğudu. Neyse ısıtırız.
Saat 09:53
Telefonunu aradım. Kapalı. Trafiğin yoğun olduğunu düşündüm. Müziği açtım.
Saat 10:22
Telefonunu 4. kez aradım. Hala kapalı. Kahvem bitmek üzere.
Saat 10:41
Lanet olsun. Kapalı. İlk kez küfürle aynı cümle içinde kullandım ismini. Müziği kapattım.
Saat 10:49
Nasıl ulaşabilirim acaba. Ev arkadaşını aradım. Gelmediğini söyledi. Teli kapalı.
Saat 10:53
İçmemi istemediği sigaradan yaktım. Omleti çöpe döktüm. “aradığınız aboneye şuanda ulaşılamıyor”
Saat 10:59
Arkadaşını tekrar aradım. Cevabı değişmemişti. Çayın altını kapattım.
Saat 11:07
İkinci sigarayı yarıda söndürdüm. Elimi yıkadım. Bir ümitle tekrar numarasını tuşladım..
Saat 11:18
Çıldıracağımı hissettim. Telaşa kapılmamaları için o ana kadar aramadığım annesini aradım. Çaldı, çaldı. Açmadı.
Saat 11:30
Dışarıya çıktım. Temiz hava almak iyi gelirdi belki.
Saat 11:33
Temiz havaya lanet okuyarak bir sigara yaktım. Eve doğru yöneldim. Umarım gelmiştir düşüncesiyle.
Saat 11:47
Malak gibi hissediyorum sanırım kendimi. 2 arkadaşına daha ulaşıp mesaj bıraktım.
Saat 11:54
Tereddütle annesini tekrar aradım. Sadece uzun uzun çaldı.. Beynim karıncalanıyor.
Saat 12:11
Vazgeçtim beklemekten. Kuruyan ekmeklerden bir tanesini kemirerek midemi bastırdım.
Saat 12:30
Bir işi çıkmış olmalı düşüncesini kendime yedirerek yatağa girdim. Radyoyu açtım.
Saat 12:47
Dalmak üzereydim. Telefon çaldı. Açtım. Kuzeniydi.

25 ahkam var

İbiza'daki son günlerimdi. Birkaç hafta sonra sezon bitecek ben de evime dönecektim. Aylak yaşamak, nerde akşam orda sabah yapmak hoşuma gidiyordu bu günlerde. Belki bazı şeyleri unutmamı kolaylaştırırdı. Buradan sonra sırada askerlik vardı. Ciddiyetin yeri orasıydı. Eğer askerliği bu hayattan sonra delirmeden bitirebilirsem bana karada ölüm yok diye düşünürdüm hep.
Para harcayan, tatil yapan, çılgınca eğlenen, sapıtan, dağıtan, sevişen insanları seyretmek hoşuma gidiyordu. Tatil bitip de evlerine dönünce nasıl olsa yeterince bunalım yaşayacaklardı bu kapital dünyasında. Böyle davranmaları bana hep normal gelirdi o yüzden. Gündüzleri plajda, şezlongları düzeltir, şemsiyeleri açar, tatilcilere tuvaletlerin ve duşların yerlerini gösterir, geceleri de Cafe del Mar da ne iş olsa yaparım modunda çalışır, pesetalardan oluşan bahşişleri ve ücretleri de harcamamayı tercih ederdim.

\
Mahallede bir kıza deliler gibi tutulmuştum, bütün gün evden dışarı çıkmaz balkonda oturur O'nu seyrederdim, O da beni tabi. uzun süre bakıştıktan sonra tanışabilmiş, beraber bazı şeyler paylaşabilmiş, fırtınalı birbuçuk yıl geçirmiş sonra da kopmuştuk. İbiza'ya gelmemdeki sebep onu tamamen unutabilmekti. Çılgın eğlenceler, özgür insanlar arasında ben de biraz dağıtıp unutabilirdim belki. Bir tanıdık sayesinde bulduğum bu iş ile hem orada staj yaparım değişik insanlar tanırım hem de eğlenirim diye düşünmüş olmalıyım ki, pasaportumu vizemi ve bir ufak çanta eşyamı hazırlayıp İzmir'den ayrılmıştım. Geceleri gerek barda gerek mutfakta bardakları yıkar, masalar arasında dolanıp fazlalıkları toplar, yada kim sıkıştıysa yardımına koşar kısaca her işi yapardım. Plajdaki işi daha sonra gündüzlerim boş kalmasın diye bulmuştum. Bu yorucu işler bana tüm gece dinlediğim chillout ve ambient müzikler ile çok da zevkli gelirdi aslında, yorulduğumun farkına bile varmazdım.
\
Bazı geceler el ayak çekilince Annie Lenox dinleyerek birkaç bardak buz gibi votka içer, sonra da yatar uyurdum. On gündür en nihayet biriyle beraberdim, ikimiz için de sıra dışı bir on gündü. O gece yine Annie Lenox dinliyor, yine votka limon içiyorduk. Sabaha kadar burada kalmak istemiştik. Deniz kokusu ve gece ile güneşin doğuşuna kadar öpüşerek, koklaşarak sabahı etmiş, beraberliğimizin son gününde aşırı bir romantiklik yaşamıştık. Burada geçirdiğim dört ay boyunca uzun süreli beraber olduğum tek kişiydi. Almanya'dan iki haftalığına gelmişti, ama ben ancak geldiğinin dördüncü gününde O'nu farkedebilmiştim. Sabah olunca votkanın da tesiriyle mideler kazınmaya başlamış, mutfağa girerek beraber yaptığımız omleti üç dakkada mideye indirmiş, katıla katıla gülmüş, sonrada kumsalda elele hiç konuşmadan kaldığı otele varıncaya kadar yürümüştük.
Sevişme öncesi malzemeler: votka, yeşil limon, buz, nane yaprağı, bardak, Annie Lenox, deniz kokusu, kadın, erkek, aşk, I saved the world today,
Sevişme sonrası malzemeler : yumurta, tereyağ, teflon tava, peynir, domates, ekmek, tabak, kadın, erkek, Miracle of love, kumsal, deniz kokusu, sabah serinliği, kadın, erkek, aşk, ayrılık, sweet dreams

44 ahkam var

yönetimdekiler kabuklu yumurta sevmiolar anlaşildi!! tayyep bey kabuklu yumurta atanlara dava açti..kemal bey ogluna likit yumurta fabrikasi inşa ediverdi üstelık vergisini de düsüsürdü 3. gensoruda aklandı kürsüden yıne hakaretler yagdırdı.. neyse bunlar belkı hepimizin bildigi seyler fakat suna dikkat cekmek istiyorum arkadaslar malumunuz kus gribinden dört vatandasimiz öldü üstelık uc yavrumuz aynı aileden ve daha cok kücüklerdi.. burdan tekrar ailelerine sabır diliyorum bu olay hepimizi hem üzdü hemde telaslandırdı işte dikkat cekmek istedigim konuysa su nasil oldu da o koca fabrika bı anda olusuverdi!! onca hayvanımız itlaf edildi ama baska yolu yokmuydu tabiki vardi ama bilinclendirilmedik! belkıde bu hastalıgın nasıl geçtigini merak etmedik çünkü bu tarafa yönlendirilmedik ve dikkatimiz baska yönlere cekıldi ve işte durum sudur ki etten yumurtaya gecirdik hastalıgı..bu bir aldaltmacadir ve bu sayede unakıtan likit yumurtalari ilk gün bır milyon! adet sattı!! bazen gözlerimizi herzamankinden daha fazla acmamiz gerek! boyle bi toplumsal saglik olayından bıle ticari bir amac cikarmalari ve bunun önceden planlı! olması cok uzucü..unakıtan AİLESİnin ticari hayatlarinda siyaseti kullanarak götürdukleri paraları daha cok duyacaga benziyoruz.. 4. gensoruda kendisini tekrar görmek dilegiyle bitiriyorum. ve son bişey daha bu oyunlara gelmeyelim bizler onların yönetecegi!(sonsuz süphelerimle söylüyorum bu lafı) halkız! müsterileri degil!!!

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan omlet yazıları

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu