
Kurban en son 31 Mayıs’ta birincil zanlı olarak kabul edilen 30 yaşlarındaki bir astsubayın bürosunda görülmüştü. Zamanlamanın bu denli uyumu ve gözden geçirilen ayrıntılı deliller kurbanın bu astsubay tarafından öldürüldüğü teorisini destekliyordu.
Ben burada bu gece ölsem
Evinin hemen dibinde, çok yakınında…
Anlar mısın, görmeden ve duymadan
Sadece hisseder misin?
İlk öpüştüğümüz o gecede
Balkondan aşağı boşaldığım yerde
Koltuğu kapının arkasına dayadığımız salonu
Ve kullanılmış prezervatifi ortalık yerde unuttuğumuzu
Hatırlar mısın? Utanç ve aşk içinde gülümseyişimizi…
Tequila şişesi ve gece denizin dibi
Tatilde, beyinlerimiz pamuk şekeri gibiyken
Bira bardağının kenarında, pembe ruj lekesinde
Bacağındaki yara izinde
Ve seni bulabildiğim her boktan yerde
Parçalarını toplamış gibi oluyorum içime…
Ben burada şu anda ölsem
Bedeninde veya ruhunun herhangi bir yanında
Duyar mısın, hisseder misin?
“O öldü” der misin?
İçinden mırıldanmalarla…
İlk tanıştığımız günde
O kavrulan hecede, bulduğumda seni
Yanakların öpücük tarlalarıyken
Dudakların terk ederken beni
Göğüslerinde,
Uçlarında, okşayınca sertleşen
Ve bitmeyen, hiç bitmeyen
Ölümsüz tanrıçam olur musun benim?
Acı çeksem, sevinsem
Korku duysam, güvensem
Yeniden senin olsam, ya da hep seninsem
Beni sana tercih etsem
Ellerinde, tırnaklarının bittiği yerde
Son aldığın ojeyle
Hangi renkse,
Boyar mısın beni?
Ya da burada hemen ölsem
Yazarken ve okurken
Evinin hemen dibinde, çok yakınında
Anlar mısın, hiç düşünmeden
İçinden gizli fısıldamalarla
Sadece hisseder misin?
Beni…
Yıllar sonra bir gün rastlarsan bana
Bakma ağaran saçlarıma ufukta, renk
değiştiren gözlerime ve yıllar sonra bir gün
rastlarsam sana, evinin balkonun da yanın da bebeğine
bak yavrum feleğin lanet ettiği insanlardan biri de bu de
serseriy di de ayyaş tı de ama sakın ha ! sevme di deme...!
Oda senin gibi tüm sevenlerden nefret etmesin.
İstikbalim için attığım altıncı adımı beşinci adımdan gelecek kuvvete ve kudrete lanet olsun. Paramıdır insanların miktarı ve nazarı, her yerde kurulmuş bir orospu pazarı, biz de olduk bu alemin okur ve yazarı ....
Sosyete kim biz kim BeLALIM...

- Sigarayı yutuver, olsun bitsin …
- Biliyor musun en güzeli piç olmakmış şu dünyada… O zaman, işte o zaman ne babanın annene kötü davranmasını, ne de kardeşlerinin acılarını, çaresizliklerini seyretmene gerek yok… çünki onlar yok…. Sen bir başınasın…hayatta bir tek kendini düşünerek yaşamak nasıl birşey acaba??? Babama birşey olsa annem ne yapar?…. Kim okutur onları??? Ya daha evlenmemiş gencecik yiğitlerim ne yapar?… Anama birşey olsa hasta kardeşime kim bakacak?… oofffffff yalnızlık bir dert, kalabalık ayrı bir dert… Ben yine diyorum, piç olmak en güzeli….pic olmak vardi.
Yıllar önce İzmir ,efes otelde mesleki bir sempozyuma katılmıştık...Organizasyon komitesi her şeyi öylesine mükemmel düşünmüş, zamanlamayı öylesine iyi ayarlamıştı ki, sıkıcı saatler katılımcılar için eğlenceye dönüşmüştü... toplantılar, fuar dönemine rastladığından , otel sanatçıların akınına uğramıştı...Ben ,şirketi temsilen satış müdürü arkadaşımla katılmıştım...Oda paylaşmak en sevmediğim şeylerden biridir, bitişik odalarda kalıyoruz iş arkadaşımla...
Akşam yemeğinden sonra odalarımıza çekildik, balkondan havuzbaşındaki eğlenceleri seyretmek niyetindeyim...
kapıdan gelen sese koştum...