Cennet vatanın her köşesi ayrı güzel...Tıpkı size anlatmaya çalışacağım yer olan Safranbolu gibi.
Ankara'ya 230 km uzaklıkta olan Karabük'ün şirin ilçesi olan Safranboluyu anlatmak çok uzun sürer.
Ben sizi sıkmadan en çarpıcı detayları vermekle yetineceğim.Önce o tarihin dokusunu yüzyıllarca üzerinde hoş bir elbise gibi taşıyan evleri ile başlayalım.
İlçede 200-250 yıl önce yapılmış yaklaşık 2000 tarihi ev bulunmaktadır.Bunların 1000 kadarı Unesco ve Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.Safranbolu Paleolitik çağdan beri bir yaşam merkezi olmuştur.
Tarihi evler içine girildiğinde sizi o döneme götüren müthiş bir atmosfere sahip.Bölgede sırasıyla;Hititler,Frigler,Lidyalılar,Persler,Helenistik Krallıklar,Romalılar,Selçuklular,Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik sürdürmüşlerdir.

İnsanlar ne garip varlıklar... Yaşadığımız şu dünya, nede garip bir yer. İnsanlar nasıl da birbirlerinden farklı, ne tiyatro havası var şu dünyada . Herkesin farklı bir rolü var.


Herkes genelde bilir; Osmanlı'da padişahlar ve şehzadeler devlet yönetiminin yanı sıra başka meslek ve sanat dallarında da uzmandılar. Abdülhamid'in sanatı ise marangozluktu...
Devlet yönetimindeki üstün dehasını, görenleri hayrete düşürecek güzellikte yaptığı ahşap eserlerde de göstermişti. Abdülhamit'in başarısını İlber Ortaylı da "Abdülhamid padişah olmasa marangozluk yapsa, adam milyarder olurdu. Borsadan, para ve senet hareketlerinden çok iyi anlar. Piyasada broker olabilir yani. Adamın merakı modernleşme. Arap Ortadoğusunda reform başlattı, oralarda sevilir. Diplomasiden çok çok iyi anlıyor...." sözleriyle oldukça güzel anlatmış.

Zenginden alip, yoksula veren ağalarin korkulu rüyası, devletin vergi memurlarını öldüren ama devletin malına dokunmayan İzmir Ödemiş 1856 doğumlu, varlıklı bir yörük ailesinin çocuğu Egenin Robin Hood'u dur.
Osmanlı ile girdiği amansız mücadele sonucu yakalandığı zaman derisi yüzülmüş ve kellesi uçurulmuştur. Buna rağmen eşi ayaklarındaki bir lekeden dolayı cesedi teşhis etmiştir.
En meşhur sözü;
’Cesareti korkunun koynunda görmüş,toprağa baş,yıldızlara düş sermişlerdenim.Ateşler yakarım,ateş böcekleriyle.’’
Ardından günümüze bir türkü, bir film ve destansı yiğitliği kalmıştır.