
İkinci dünya savaşı sırasında Almanya’nın en çok bombalanan şehri olan Köln’ü görmek gibi bir inadım hiç yoktu. Köln hakkında daha önce duyduklarım zaten büyük kilisesi hariç görülecek pek de bir tarafının olmadığı üzerineydi. O kilise de tren istasyonundan çıkar çıkmaz yağmurun altında tam karşımda duruyordu… Velhasıl benim için Köln geldiğim anda bitmişti. Köln’e gelişimin asıl nedeni, beş yıldır Belçika’da Gent yakınlarında yaşayan çocukluk arkadaşımla yaptığımız plandı.
Bahçeleri için bitkiler bulan, yetiştiren, gübreleyen insanlar hep vardı, etrafımızda. Güzel olan bu uğraşıya güzel güzel bakar, onlarla beraber büyüdüğümüzü görürdük.
Bunlardan başka bir de yurt dışına bakarsak bu iş üzerinde fazlaca duran bir, iki ve üçten fazla site görüyoruz. Her zaman derim, bahçeyle uğraşmak eğlencelidir. Tabi bir de değişik bahçe resimleri görmek ve tabi bunların arasında olduğunu düşünmek.