Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Packard Bell imedia serisinde yeni ürün"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

oyun hakkındaki yazılar:

tümü gösteriliyor, sadece ön sayfa yazılarını görmek için tıklayın
tuttum
0

Sizce Bu oyunun Adı Ne ?

tuttum
0

Boxmen

tuttum
0

Altmışdört yılın ardından: Meral Çetinkaya

\
\

Altmışdört yılın ardından: Meral Çetinkaya
Kahraman Çayırlı

Zaten huyumuzdur bizim. Sanatçılarımızın değerini, ancak onları kaybettiğimiz vakit anlarız. Hayattayken saygı duymamız gereken insanların kıymetini bilmek için, onların yitip gitmelerini bekleriz illa. Benim bu yazı ile niyetimse, yıllardır sadece işini yapan ve her daim takdir edilmeyi hak eden gerçek bir sanat insanını anlatmak: Meral Çetinkaya’yı.. 1945 yılında Bursa’da doğan Çetinkaya’yı ben ilk kez Bizimkiler’in (Yalçın Yelence/ 1989-2001) Ayla’sı olarak tanıdım. Oysa “Sanat Tarihi” eğitimi alan yetenekli sanatçı, 1969 yılından itibaren “oyunculuğun er meydanı” olan tiyatro sahnesindeydi. Dostlar Tiyatrosu’nda uzun yıllar çalıştı. “Şili’de Av”, “Alpagut Olayı”, “Bitmeyen Kavga”, “Gün Dönerken”, “İkili Oyun”, “Yalınayak Sokrates” sanatçının oynadığı oyunlardan. Tiyatro yaşamını ise halen Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda sürdürüyor. “Bir Yaz Evi”, “Hadi Öldürsene Canikom”, “İlk Gençlik”, “İvan İvanoviç Var mıydı? Yok muydu?”, “Ocak” son temsillerinden.

1 ahkam var
tuttum
2

K'nex

\
\
\
Bugün size çocukluğumda en çok zaman geçirdiğim oyuncaklardan söz etmek istiyorum: "K’nex"lerden … İlk olarak Yeniyüzyıl (2000 yılından sonra adı Yenibinyıl oldu, sonra da kapandı) gazetesi ile birlikte ücretsiz verilmesi sayesinde ilk “k’nex”lerime sahip olmuştum.
\

\

Parçalar birikti birikti. En son saydığımda 860 küsur parçadan oluşan bir sete sahiptim. “Legonun üç boyutlusu” olarak en basit haliyle tanımlayabileceğim “k’nex”ler, değişik renk ve boyutta çubuklar ve bağlayıcılardan (connectors) oluşuyor.

37 ahkam var
tuttum
1

Tatil Blog

Türkiye'de Tatil Blog Yapısı

Blog sisteminin İnternet hayatımıza girmesi ile beraber bir çok alanda farklı bloglar karşımıza çıkmaya başladı.

Blogların en fazla olduğu alanlardan biriside tahmin edilebildiği gibi tatil sektörüdür. Tatil Blog yapısı ile karşımıza yüzlerce web sitesi çıkmaktadır. Sizlere en popüler bir kaçını hakkında bilgiler verelim

Tatilde.org - Tatilde | Tatil Blog

Ege bölgesi seyri ile günlük notlar tutulması ile başlanan okuması ve seyri zevkli orjinal fotoğraf ve videolar ile bezeli genel Türkiye tatil blog sistemi.

2 ahkam var
tuttum
3

çocukluk yaşta değil baştadır

Bebeklikten itibaren insanların çogu karakteristik özellikleri belirmeye başlar, büyüyünceye kadar iyice belirginleşir.

Birde bazı şeyler var birbirine bakarak yada bakmayarak öğrenilen mesela yumruk atmayı, dövüşmeyi falan arkadaşlarından, televizyondan biraz da erkek çocuklarda içgüdüsel olan oynama dürtüsüyle gerçektiriyor bir erkek bebek.Veye kız çocuklar bebeklikten itibaren daha yumuşak renkli, cicili bicili şeylere yönelir.

Ama kafamı kurcalayan şeyler var, mesela benim oğlum küçükken benim ve tüm arkadaşlarımın hatta çocukların çogunun o yaşta yaptıgı şeylerden biri olan kremalı bisküvinin ortasındaki kremayı dişiyle kazıyıp iki bisküviyi tekrar üst üste kapatma eylemini nerden öğrendi? Bizim evde bunu yapan yok ki, en son kimbilir kaç yaşında yapmıştık, öyle çok yaşıtı olan arkadaşı da yok oğlumun, zaten koca kış evdeydi nerden biliyor bunu yapmayı, bazı şeylerin tüm çocuklarda içgüdüsel olarak bulundugunu söyleyebilir miyiz?Bakınız bu çok yaygın bir eylem, benim oğlum da yapıyor o halde hepimiz bunu içgüdüsel olarak öğrendik, yürümek gibi, gülmek gibi:)

14 ahkam var
tuttum
0

my brute oyunu

tuttum
0

pasif multiplayer online oyun

tuttum
8

Boş ver (son)...

 img2.blogcu.com
img2.blogcu.com
Haftanın sözü SON...

Ne gemiler geçti, boğazın devir daim suyundan; geçecek geçmeye de devam edecek. Ne hayatlar geçti, dünyanın bin bir halinden ve yine geçmeye devam edecek. Güneş hep doğdu ve battı, doğacak ve batacak; dünyanın son noktasın da bile. Bir bir giden sevdiklerinin ardından kalan izlere, bir gün senin de izin eklenecek; başka sevenlere başka başka eklerle.
Bazen boş verdik hayata ve aşkın en ince hallerine. Bazen de boş veremedik, yaşanmışlıklardan kalan emarelere. Senden sonrakiler de bu boş ver oyununu oynayacak. Kim bilir kaç kişi, kaç kez boş ver diyecek. Boş versene, sen olsan da olmasan da bu oyunlar devam edecek. Sahtecilikler, sahicilikler, aşklar, acılar, hüzünler, yalan mutluluklar vesaire mekânlar değişecek, değişen ruhlarla; ama hep benzerlikler olacak geçen ve geçecek olan boş vermişlikler de…
Boş ver oyununu oyna, istersen oynama…
Eninde sonunda hayat sana boş verecek, teğet geçerken sol omzuna; boş ver son olacak…

68 ahkam var
tuttum
1

Ben de çocuktum

Yıllar önce Aziz Nesin in bir kitabını okumuştum.Adı ben de çocuktum.Bu kitap usta yazarın Böyle Gelmiş Böyle Gitmez adlı iki ciltlik kitabının içinden seçilen kısa anılar.Çocuklar rahat okusun diye onların ilgisini çekecek bir bölümü farklı bir kitapta toplanmış.
Geçenlerde kızım Nare okusun diye yeniden elime aldım .Onun pek ilgisini çekmedi ama ben tekrar okudum.Fark ettim ki Aziz Nesin in çok uzun yıllar önce yaşadığı ve benim hayatıma hiçte benzemeyen çocukluğunda benim çocukluğumu çağrıştıran pek çok nesne var.Mesela dikiş makinesi.onun annesinin de bir dikiş makinesi varmış,bir gün evlerinde büyük bir yangın çıkmış herhalde o elle çevrilerek çalışan bir makineydi.Kadın 2 çocuğunu ve dikiş makinesini kurtarmış ilk önce yangından.Benim annemin de dikiş makinesi vardı ama ayaklı bir Singer. Siyah parlak metalden sanırım üzerinde sarı desenler de vardı.Ahşap bir konsola oturtulmuştu, konsolun altında birde minik çekmecesi.Orda iğne iplik falan dururdu.Eskiden her anne dikiş mi bilirdi acaba? hemen herkesin evinde bir dikiş makinesi olurdu.Kızlar evlenirken çeyiz olarak koca evine götürürmüş.Benim annemin makinesi benim hatırladığım ilk evimizde misafir odasında sonraki evimizde kendi yatak odasında dururdu.çalışmadığı zamanlar üstü masa örtüsü gibi özel bir örtü ile kapalı duru,.bazen bir sehpa ya da masa vazifesi görür üstüne ıvır zıvır konurdu.Ben ve kardeşim Haluk içinse bir oyun aracıydı ben ve o örtünün altına girer ellerimizle pedalına basar,yandaki büyük demir tekerleğini döndürürdük.Ne kadar hızlı basarsak tekerlek o kadar hızlı dönerdi
O dönen tekerleğe de ses çıkarması muhtemel bazı
objeler sürterdik ve hani bileyciler vardı eski onlar bıçak bileylerken çıkan bir ses vardır hah işte o sesi elde etmeye çalışırdık .Bulduğumuz çeşitli en ve boyda ki makas, kaşık, çatal( bıçak değil tabi bıçakla o yıllarda tanışmamıştık henüz.şimdi düşününce ne korkunç bir sesti diyorum.) hepsini o büyük demir tekerleğe sürterdik ve o sesi dinlerdik.
Bazen Haluk pedala basar bazen ben öyle uğraşır dururduk.Annem dikiş dikerken biz de tepesine üşüşürdük.Kumaşın o minik ayaktan çıkmasını iğnenin hızlı hızlı kumaşa batışını izlerdik.Bundan da anlaşılacağı gibi hep annemin dibinde olurduk.Annem çok korkardı bize hep eline iğne batmış insanlar oduğundan söz ederdi.Bayramlarda bana etekler, jileler kendine elbiseler dikerdi.Ama söylediğine göre dikişi ilk öğrendiği zamanlarda kız kardeşine ve kendine çok şık ve süslü kıyafetler dikermiş.Kloş etekler çok modaymış.Etek ölçüsünü alırken kardeşi ayakta durmaktan yorulur tek ayağı üstüne yüklenirmiş, öyle durunca da doğru ölçü alamaz,ölçü cetveliyle kardeşinin bacağına vurur düz durması için uyarırmış.Teyzem ablasının sonunda ona çok güzel bir şey dikeceğine emin olduğu için ses çıkarmaz provanın bitmesini beklermiş.Çok uğraşırdı bir şey dikmek için bunu da çok çok iyi dikiş bilmemesine bağlardı.Büyüdüğüm de benim zorumla bana etek filan dikerdi.Sonra bir gün kardeşim evlenirken istedi makineyi alt ayaklarını alıp üstüne cam kestirdiler.Evlerinin girişinde duruyor antre de üstünde Telefon,duvarda ayna dekor oldu.Ama hala ayakta.

10 ahkam var
1 2 3 ... 45 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu