Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Yeni Ufuklara "YELKEN" Açalım !!"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

oyuncak hakkındaki yazılar:

Uzun zamandır yazmadığım pilli ailesine böyle bir yazı ile dönmek istemezdim. Ama siteyi açar açmaz bu konuda yazan arkadaşlarımıza yapılan yarı bilinçli, yarı bilinçsiz ve hatta kimi zaman at gözlüğü takmış edası ile yapılan sataşmaları okuyunca yazmadan duramadım.

Siyonist Yahudilerin ülkemiz insanı ve toprakları üzerinde oynadığı oyunlara linkleri de vererek çok güzel değinmiş vaadedilmis-topraklar-bizden-gap-in-1 başlıklı yazısında @xerre arkadaşımız.

8 ahkam var
Etiketler: , , ,

Sanırım aranıyorum. Duvarda birkaç resmimi, kayıptır diye asmışlar.
Son derece steril bir ortamdı yaşadığım yer. Ailem benim için her türlü yatırımı yaptı, onlara müteşekkirim, onların bu olayda olumsuz hiçbir etkisi yok. Olumlu etkisi de yok, kıssadan hisse onları bu konuda yargılamayın memur bey!

Mektup bırakmayı düşündüm, çocukça geldi bana. Aslında yaşıma bakınca o kadar da büyük değilim. Yola koyulmadan önce yanımda ne götüreceğimi düşündüm, benimle gelecekler bu yolculuğu kaldırır mı, geri kalanlar yanıma almadım diye alınır mı? O kadar soru geldi ki aklıma... hiçbirini almadım.
Telefonu cinayet işlenmiş gibi arka bahçedeki saksının dibine gömdüm. Aynanın karşısına geçip, izlediğim bir filmdeki gibi saçımı sakalımı kestim. Yanıma birkaç gün idare etmemi sağlayacak para, gece içine yumulacağım ceket, birkaç mum, gözlük, kimlik ve don aldım.
Yolculuğa çıkacağım sabah, bakkala gidip onu satın aldım. Bana tüm dünyayı gezdirecek olan şeyi...

balon
balon

Balkona çıktım; anneme, babama, ablalarıma beni duymasalar da hoşçakal dedim. Sonra da silindirik kutudaki suyu, içine birkaç kez ucunda ortası delikli bir daire olan çubuğu batırıp köpürttüm. İçine sığabileceğim bir balon yaptım. Gözlerimi kapayıp, içine geçtim. İlk rüzgarda uzak diyarlara doğru yol almaya başladım. Balkon gittikçe ufaldı, balonun etrafında mordan sarıya tüm renkler vardı. Çocuklar beni görüp parmakla işaret ediyorlardı. Sonunda bu dünyadan kurtuluyordum. Hiçbir bilet almadan, hiçkimseyi kırmadan, üzmeden. Baktım herşey düşündüğüm gibi gidiyor, aşağıya doğru kimliğimi, paraları, mumları, ceketi, gözlüğü ve donlarımı bıraktım. Birkaç saat geçmeden, nefes zorluğu çekmeye başladım. Balonu toprağa yakın bir yerde patlatıp, aşağı düştüm. Dizim biraz incindi.
kaçmak
kaçmak

Sonra tekrar çubuğa arasına rüzgarı alacak şekilde üfleyip balon yaptım. Gözümü yanmasın diye kapayıp, içine atladım. Bir ara duvarlara gözüm takıldı. Kayıp ilanım vardı. Aranıyordum. Ardımdan üzülenler vardı. Kimliğim ve bana ait birkaç eşya dağınık halde bulununca bizimkiler kesin üzülmüştür. Artık bir yola çıkmıştım ama. Öyle çekip gittim işte. Dünya cennet olsa da çekip giderdim. Şimdi ki halinden zaten memnun değildim. Kimsenin keşfedemeyeceği bir sırdan haberim vardı; bize çocukken içine üfleyip balon yapalım diye elimize tutuşturulan çocuk oyuncağı, aslında gerekli büyüklüğe ayarlayınca içine atlayıp uzak diyarlara gidebileceğin birşeydi. Çocukken çoğu arkadaşım uçurtmaya atlayıp gitmişti. Daha da küçükken kağıttan gemilere atlayıp, engin denizlere açılan arkadaşlarım vardı. Sakızdan şişirdiğin balonlara ya da özel günlerde sevinsin diye eline verilen balona büyülü sözler söyleyip uzaklara giden arkadaşım da yok değildi! Hiçbirinden haber aladım. Hiçbirine gitme diyemedim. Çünkü oyun oynuyoruz sanıyordum. Dayımın hediye ettiği tren takımıyla da birkaç arkadaşımı uğurlayınca yapayalnız kaldım. Büyüyünce aslında hepsini kaybettiğimi fark ettim. Şimdi bu balonda onları aramaya gittiğim yok, öyle işte. Sadece üreyebildiğimiz bir dünyada, kendi oyuncaklarımız, bizimle oyuncak gibi oynayanlar ve bize oyuncak verenler. Bu balonla daha ne kadar giderim bilmem. Gerçi balonun içinde, çeperlere uygun bir yakınlıkta, dışardan yeni temiz bir hava kütlesiyle, yeni bir balon yaratmayı keşfettim.
çocuk
çocuk

Artık daha yükseklere çıkabiliyordum. Birgün elbet düşeceğim. Yerde kimin ölüsünü bulurlar bilmem ama ben arkadaşlarımınkini bulamamıştım...

7 ahkam var
Etiketler: , , ,

Hepimizin küçükken öyle yada böyle mutlaka bır oyuncağı olmuştur,arkadaşlarımızdan ve kardeşimizden bıle kıskandığımız.sonra ergenlık falan derken bu oyuncaklar ya çöpe gıderler yada tavan arasında bır yerlerde yenı mekanında tozlanmayı beklerler.bızlerde zamanımızın çoğunu onunla geçirir iken hatta uyurken bıle yanımızdan ayırmadığımız bu sessız ama yününe tarafımızdan can katılmış canlıları terk ederız. çünkü artık büyümüş kocaman bir insan olmuşuzdur ve oyuncak dönemının tavan arasında kaldığını sanarız.halbukı öyle değildir büyüyüp insan içine karıştığımızda onların yerını başka şeyler alır. bu oyuncakların en önemlısı de bence İNSANdır insan dediğimiz varlığı bazen farkında olmadan oyuncak yerıne koyar bırısının yardımına sıcaklığına sesine sexine dokunuşuna tesellısıne ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda onlarla evcılık oynarız.fakat oynadığımız oyunu bılmeyen karşı taraf bu durumdan etkılenıp zarar görmeye başlar bır süre sonra, ama oyun oynanmıştır zaten. bırısı onun sahıbı diğeride elden bırakılmayan oyuncağı olmuştur çoktan.bızler bu durumu ençok eski sevgılilerimize yaparız eğer bırde kavgasız ayrılmış ama arkadaş olarak hala görüşüyor isek.eskı sevgılımıze yenı sevgılımızı anlatır onun kucağında başkası için salya sümük ağlar sonra barışınca onu bır kalemde yenısı gelınce attığımız oyuncak gıbı atarız herkes bızı terk ettiği zamanda onun arkadaşlığına sığınır ''benı senden başka kimse anlamıyor'' dıye yakınırız.sonra oyuncak başka bırı tarafından içi ruhla doldurulunca başka bır sahıp bulur tabı, onun elınde oynamaya başlar.derken senınde yıne ay halın depresyonun yada ne bıleyım terk edilmişliğin tutmuştur işte cindy bebeğini attığın yatağın altından almak için eğilirsin ve boşlukla kalakalırsın herşeyın yerını sessiz bır çığlık halını alan şu söz kaplar OYUNCAĞIMI ELİMDEN ALDILAR!

12 ahkam var
Etiketler: , , ,
allah'ım bana akıl ver
allah'ım bana akıl ver
türkiye'de tasarlanıp, çin'de üretilen ve kısa süre önce oldukça geniş çaplı bir polemik oluşturan dua eden bebekleri hala unutamadık.
bir yanda "dini ticaret unsuru olarak kullanamazsınız" diyenler, bir yanda "çocuklara dua etmeyi öğretmenin nesi yanlış?" diyenler. 2 tarafta kendine göre haklı.
son olarak bu oyuncak; tesettürlü barbie gibi "anlaşılmaz oyuncaklar" listesindeki yerini aldı.
0 ahkam var

Bu sitede farklı kategorilerdeki verilere göre dünya haritası yeniden şekillendirilmiş.

Felaketlerden etkilenmelerine göre ülkeler
Felaketlerden etkilenmelerine göre ülkeler

1975 - 2004 yılları arasında felaketlerden etkilenen insanların %43'ü Güney Asya'dan, %41'i Doğu Asya'dan, %5'i ise Güneydoğu Afrika'danmış.
Oyuncak ithalatları
Oyuncak ithalatları

Bu ikinci haritada ise oyuncak ithalatları göz önüne alınmış. Oyuncakların ihtiyaç değil de eğlence amaçlı olduğu göz önüne alındığında, bu harita refah düzeyleri ile ilgili bize fikir verebilir.

5 ahkam var
\
1960 yılında erno rubik adındaki mimar adam, üniversitedeki tasarım dersi için bir oyuncak geliştirir. bu oyuncak rengarenk bir küptür, amaç küpün üzerinde bulunan renkleri bir araya toplamaktır. öğrenciler saatlerce uğraşırlar, aralarında aklını kaçıranlar bile vardır.
zamanla bu oyuncak okul dışına çıkar ve dünyada bir salgın haline gelir. reklama ihtiyacı olmadan kitlelere ulaşan ve yaratıcısının ismiyle anılan ender oyuncaklardan biridir rubik küpü. deli eder ama buna rağmen sevilir.
12 ahkam var

Eski mısır’da çocuklar veya büyükler oyuncaklarını daha çok taş ve topraktan, tahtalardan tasarlamışlar. Yaptıkları piramitler kadar yaratıcı bu oyuncakları pek sevimli buldum.

tahta bi' at
tahta bi' at

Mesela bu at dört tekerlekli, evet ve günlük hayatta bile kullanılmış. Bu oyuncak bize, çocukların oynadıkları oyunlar hakkında da bi' fikir verir, figüre bakılırsa. O zamanın marangozlarının becerilerini anlayabiliriz.

1 ahkam var
Etiketler: 
0 ahkam var
Etiketler: 
4 ahkam var
Önceki 1 2 3 4 5 ... 8 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu