
Kesim

yarın kapitalizmin dini ritüellerinden biri olan sevgililer günü. "beni şu kadarcık sevsen yeter" diyen cicili bicili aptal kızların jöleye bulanmış salak bakışlı oğlanlara, uğruna çocukların 9 yaşından itibaren savaşçı olarak kulanıldığı; 1 gramı için binlerce insanın toprağa ciğerlerini, kanlarını bıraktığı; vahşigapitalistlerin elde etmek için içsavaş çıkarıp, binlerce insanı öldürüp, süründürüp, madenlerde çalıştırıp sömürdükleri, pırlanta kesimli elmasları aldırmak için binbir cilve naz niyaz yaptıkları gün.

Yutkunamıyorum, tıkanıyorum…
Yok yok ağlamıyorum, ama tahammül edemiyorum,
Anneyim.
Tek taşa indirgenmiş bir anne değilim ki, hiçbir anne değil ki…
Sevgililer Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü ve nihayet Anneler Günü…..
Bugünlerin tek ortak özelliği belki de tüm dünyanın kabul ettiği gibi ticari bir alana ve hizmet eden ‘yaratılmış’ günler olmasıdır.
Fakat içlerinden Anneler Günü’ nün diğerlerine attığı büyük bir fark vardır. Evet, Babalar Günü bile bu farkı pek atamaz çünkü baba her ne kadar ‘baba’ ise de anne farklıdır.
Böyle önemli günlerin arefesinde,yaratıcılık isteğim depreşir huzursuz olurum...
En bilinmeyeni,en görülmeyeni,en alışılmamışı vermek istemişimdir hep !...
Sevgililer gününden söz ediyorum,stresim bundan...
Eminim ki ; Şu sıralarda kabul günlerinde.ofisler de , kahvehaneler de, hep bu konu konuşuluyordur...
Sanki , vatan tehlikede!...
Ben bile kaç gecedir, korkulu rüyalar görüyorum ; Birinde , kuyuya düşmüşüm,mırmır (sevgilim) habire üstüme kaya parçaları atıp duruyor...Sonun da itfaiye merdiven sarkıtıyor da, kurtuluyorum...
Kulağım ahalide!, nerden ne kaparım da şu işin içinden alnımın akıyla sıyrılırım diye düşünüyorum...
Şöyle aklı başında bir fikir getireni,"halk kahramanı"ilan edecem vallahi!...
Millet kurumuş sanki ! Ya da herkes vahametin farkında da bildiğini kendine saklıyor...Olur mu olur !...
son zamanlarda özellikle sevgililer günü yaklaştığından iyice tekrarlanmaya başlayan bu pırlanta reklamlarını ilk gördüğümde günümüzde aşkın bile bu denli parayla ölçülebiliyor olması ile ilgili karamizah yapıyorlar sanmıştım sonra bir baktım gerçekten de kadın sevgilisine; 'beni şu kadarcık sevsen bile olur' diyor. inanamıyorum ya gerçekten yeri zamanı geldiğinde sevginin aşkın maddiyatla ölçülemeyeceği vurgusu artık bu kadar mı uzak kalmaya başladı? resmen bu kadar direk bir şekilde insanlara sevgilerini aşklarını anlatmak için utanmadan böyle apaçık maddi bir yol sunmaları, resmen bunu böyle anlatmaları için utanmadan reklam çekmeleri gerçekten; haydaa!! neler oluyor ya!! gibisinden tepkilere neden oluyor bünyemde o yüzdendir son cümleler biraz birbirinin tekrarı oldu sanırım. acaip vadelerle günde 1.5 ytl ye denk gelecek şekilde elmas yüzükler falan satılıyor..