Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "link vermek ve imaj eklemek"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

paranoya hakkındaki yazılar:

\
Bugünlerde hemen hemen her haberde içimize korku salan olaylarla karşılaşıyoruz. Son günlerin popüler meselesi olan “dinleme ve dinlenme” iddiaları ise tüm bu korkuların zirvesi oldu diyebiliriz. Sokaktaki insandan evdeki çocuklara kadar herkes paranoyak bir ruh hali içinde eline geçen her fırsatta dinlendiğini ya gerçekten yada şakayla karışık bir şekilde dillendiriyor. Tüm bu yaşananlar ise bizler farkında olmadan kendiliğinden edinilmiş korkulara sahip olmamıza yol açmakta.
Korku, kaygı ve en sonunda paranoya sahibi bireylerin en temel özelliği ise tamamen duygusal hareket etme yani sağlıklı bir şekilde düşünememe, sağlıklı yargı sahibi olamama… Korkunun tanımına bakıldığında güvensizlik, çekimserlik gibi tanımlar karşımıza çıkıyor ama korkunun en temel özelliği belirli bir nesneye sahip olması ve ondan yola çıkarak düşünceyi ve bilinci ele geçirmesi. Hafif düzeyde korkuya örnek olarak “fobiler” verilebilir.

6 ahkam var
tuttum
4

Köz

köz
köz

çoktan küllenmiş
başkaldırışlar.
geride kalan,
beynimin sancısı;
isyan marşları
ve kavgaya dair
tuhaf birkaç söz.

mengenede ruh;
sığıntı kimliğimin
son yükü.
duyulmasın desem de iniltiler,
görülmesin desem de silikliğim,
ne yana dönsem,
ne yana atsam benliğimi,
kurtulamam!
peşimde bir çift göz.

“güzel günler” düşleriydi
tüm uykularım.
yaşamak yürüyebilmekti
özgürlüğe.
ve aşkın ateşiydi
bedenimi ısıtan.
oysa şimdi geride kalan;
cılız ürkek bir köz.

2 ahkam var
i don't exist
i don't exist

İnsanoğlu zamana karşı yeniliyordu. Zaman keskin kılıcıyla ömür denen insanoğlunun gerçekte tek sahip olduğu varlığı biçiyordu adeta.

Ne yaptı insan? “Zaman”la baş edemeyeceğini anladı. İnsanoğlu/kızı da zamanı parçalayıp intikamını almak istedi. İşte bu güdüyle takvimler ortaya çıktı. Dünya kuruldu kurulalı nice takvimler kullanıldı. Hepsinin adları tarih kitaplarının bir yerlerinde yazılıdır.

Genelde ülkeler kendi üzerlerinde “egemen” gördükleri kültürlerin takvimlerini kullanma eğilimlerindedirler. Nitekim de öyledir. Öte yandan miladi takvimin başlangıcının aslında Hz. İsa ile bir ilgisinin olmadığını, Keloğlan’ın Noel baba’dan daha gerçekçi bir varlık olduğunu söylememe bilmem gerek var mı?

23 ahkam var

Anti depresan ilaçlar kullanmaya başladım,depresyondayım.

Bu maceramı uzun uzun anlatmıycam da kısaca bişeyden bahsetmek istiyorum...

Anksiyete bozukluğu derin kaygı,üzüntü,başa bişey gelme korkusu,bitmek bilmez sıkıntılar kısacası kişinin kaygılarını kontrol edememesi demek. Anksiyete bozukluğu olduğunu psikiyatristte öğrenip,bunun için psikiyatristin verdiği ilaçları kullanması gereken kişiler çok zor duruma düşüyor! Aynı durum paranoyaklar için de geçerli olabailir.

Sorun şu;doktorun verdiği ilaç doğru olan ilaç mı?

12 ahkam var
Milli Mücadele Kahramanı Zeybek
Milli Mücadele Kahramanı Zeybek
Geçen hafta kuzenimin düğününe katılmak için Aydın’a gittim. Damadın ve arkadaşlarının aynı folklor ekibinde Zeybek oynadıklarını nişan, kına gecesi ve bilumum bir araya gelişlerimizde gözümüze soka soka Aydın Zeybeği gösterisi yapmalarından biliyordum, hatta o kadar çok izlemiştik ki içimiz bunalmıştı ki. Neyse bu düğün artık son, bir daha izlemeyeceğiz diye kendime moral veriyordum ki; yuh be dedirtecek bir olay oldu. Bu günlük hayatında bile zeybek oynar gibi yaylanarak yürüyen mağrur efelerin, düğündeki batı müziği orkestrasının Rumca bir şarkı söylemesiyle neşe içinde toplanarak Sirtaki oynadıklarını ve Rumca şarkının sözlerini ezbere söylemeye başladıklarını görünce yüreğim kavruldu.
Gençlerin Dedesi
Gençlerin Dedesi
Zira gençlerin gerçekten efe olan dedeleri Aydın’ın işgalinde dağa çıkıp, direnmiş, içlerinden Yörük Ali Efe gibi milli mücadele kahramanı çıkarmamışlar mıydı? Yoksa ben mi yanlış hatırlıyordum. Oysa hem Kuvvacı olan efe dedeme, hem de subay olan öteki dedeme ait
İstiklal Madalyası
İstiklal Madalyası
istiklal madalyaları ülkemi işgal eden zalim Yunan Ordusunu İzmir’den denize döktükleri Kurtuluş Savaşı’nda gösterdikleri kahramanlıklar için verilmemiş miydi? Belki de çocuklukta dinlediğim hatıraları birbirine karıştırmışımdır. Kim bilir?

Yunanistan Cumhurbaşkanı muhterem Papulyas adlı zat biliyorsunuz Ermenistan’ı ziyaret edip sözde Ermeni soykırımı hakkında inciler dizdi. Bu zatın cumhurbaşkanı olduğu ülke, İngiliz emperyalizminin av köpeği olup, 15 Mayıs 1919 günü benim güzel şehrimi işgal etmiş miydi yoksa ben mi yanlış hatırlıyordum? Yine aynı yere döndük. Hay Allah. Beni bu kadar yanıltan hafızam mı yoksa ruh halim mi? Deliriyorum sanırım. İşte bu zatın temsil ettiği devletin işgal ordusu 88 yıl önce camilere doldurup yaktığı Türkler’e soykırımın kralını yapmaya çalışmış olamaz değil mi? Yok yok öyle olsaydı konuşur muydu bu adam böyle? Hiç sanmam. Çünkü Yunanlılar bizim kardeşimiz, hatta Başbakanları Karamanlı Kostak, bizim başbakanımızın dostu, aftosu olamaz değil mi? Zaten Yunanistan’ın 1980’li yıllarda Terör Örgütü PKK’nın evi olan Bekaa Vadisi’ne komando subayları göndererek silahlı eğitim verdikleri de ancak Nur Batur gibi güvenilmez, faşist bir gazetecinin iftiralarıdır kesin. Zaten başlığında Türkiye Türklerindir yazan Hürriyet Gazetesinde çalışıyor. Ha bir de delirmeye yüz tutmuş beynimin kıvrımlarında “Ulan bu PKK Bekaa Vadisi’ne nasıl yerleşmişti?” diye bir soru vızıldayıp duruyor. Yok yok soykırıma uğramış zavallı Ermeni Halkının kurtuluşu, yok pardon intikamı için mücadele edip hak, hukuk, adalet yönünden çok gelişmiş Avrupa Ülkelerinde görevli Diplomatlarımızın katili terörist Asala’dan boşalmış kamplara yerleşmiş olduğunu düşünmek olsa olsa benim paranoyak aklımın ürünüdür. Hatta 1980’lerin başında Türk Silahlı Kuvvetlerinin dağda öldürdüğü PKK teröristlerinden bazılarının sünnetsiz Ermeniler olması kesin bir tesadüf. En olmaz şeylerden biri de, Lice’li rahmetli işadamımız Behçet Cantürk’ün annesinin Ermeni olması münasebetiyle Suriye’de tanıştığı Muhaberatta görevli dayı oğulları ile birlikte PKK aracılığıyla silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı ise külliyen bir iftiradan başka bir şey olamaz. İyice saçmaladım. Bu ilaçlarla içki içmemek gerekiyor sanırım. Çünkü aklıma delice düşünceler üşüşüyor. Bu zavallı gariban, Türk Milletine hiçbir zararı dokunmamış sempatik Ermenilerin, Rus silahları ile Azerileri katletmiş

Hocalı Katliamı
Hocalı Katliamı
olabilecekleri düşüncesi gerçekliğin yakınından bile geçemez. Bu hastalıklı zihnim, okuduklarımı birbirine karıştırarak bana oyunlar oynuyor. Ülkemin dört bir yanındaki düşmanlarımızın birbiri ile işbirliği saplantısı yarattı. Şimdi bilgisayarın kapatıp hemen doktora gideceğim. Milliyetçilik sandığım paranoyadan kurtulmak için bir şeyler yapmam lazım. Geceleri bir uyuyabilsem bütün sıkıntım biter... Hamidiye Alaylarındaki Kürtler Ermenileri öldürdüğü halde, bugün Ermeniler PKK’ya destek veriyor. Doktor bana yardım et!

13 ahkam var
tuttum
2

BEN

\
Pusuya yatmış bekliyor.varolma umudunun varlığını hissettiğim o an, güçlü olduğumu sandığım ve herseferinde yanıldığım o en zayıf anda bunu yok etmek için bekliyor.öyle absürd istekler doğuyor ki beyninde, o bile şaşırıyor...
Karşısında duran vücudun ağzından çıkan cümleleri pompalı tüfekle vurmaya çalışıyor bazen...O kadar hızlı çıkıyorlar ki bazılarını kaçırıyor.Olmak istiyor sadece.varolmak...Varolduğunu bilmeden olmak...
Asla tatmin olmuyor.Gizlendiği yerden çıkmak istiyor çoğu zaman.ıçini kemiren o duygu ortaya çıktığında öyle hayvanlaşıyor ki...
Kendi kendini yok edeceğini hissettirecek kadar.
arı olmak istiyor bazen, sokmak istiyor sadece.Öleceğini bilerek.sırf iğneyi batırdığı o an, varolma kavgasında kendini ispatlamanın getirdiği tatmin duygusunu tatmak için.dedim ya hayvanlaşıyor işte...
Anlamak istiyor neyi anlamak istediğini bilmeden...bilmek istiyor!!O bildiğini bilmek de istemiyor aslında.çünkü biliyor ki yine hayvanlaşacak.pompalı tüfekli bir arı olmak isteyecek.dedim ya absürd istekler beliriyor beyninde...
yazmak istiyor bazen, hiçbir kaygı duymadan,anlamların taa....... dediği, imla kurallarının idam edildiği yazılar.onu da başaramıyor.Etrafını saran et ve kemik yığını buna engel oluyor çünkü...
Lavaboyu açan bir pompa olmak istiyor bazen, pompanın yaşadığı tatmini yaşayabilmek için.Gerçek anlamıyla var olduğu için.Dedim ya sadece olmak istiyor...Soluk alamıyor bazen ama dert etmiyor 'sorun değil' diyor.İçinde gizlendiği et ve kemik yığını onu yok etmek istiyor nasıl olsa...Bunu biliyor, yine de varolmak istiyor.Çünkü can çekişiyor olsa da hala umudu var.Et ve kemik yığını bir gün 'çık dışarı hadi' diyecek.İçimdeki "ben" özgür kalacak...
3 ahkam var

Aynı başlıklarla yayımlanan ve iki farklı düşünceyi gözler önüne seren iki yazıyı sunmak istedim.
"Kimse söylemiyor, bari ben söyleyeyim" diye başlayan yazıları buradan ve buradan bulup okuyabilirsiniz. Ayrıca kurtuluş savasına ait gizli kalmış gerçekleri biraz olsun gün ışığına çıkarmayı amaçlayan Hulki Cevizoğluna ait "İşgal ve Direniş" adlı kitabın okunmasının faydalı olacağına inanıyorum. Bu kitapta neler mi var işte size ipuçları;
- İlk kez 'çuval' olayının perde arkası açıklanıyor.

3 ahkam var

Baktım pek de ayrıntılı olarak anlatılmamış… Nedir Borderline -sınırda- kişilik bozukluğu, insan hayatını ne kadar etkiler…

Önce kısa bir tanım… Sürekli terk edilme korkusuyla yaşamak, bu var olmayan terk edilme durumuyla başa çıkmak için aşırı çaba sarf etmek ana tanımını oluşturabilir . Grileri yoktur. İnsanları, olayları iyi veya kötü olarak tanımlarlar. Kişileri oldukları gibi kabul etmeleri zordur. Kendi zihinlerinde yarattıkları tahta oturtup, diledikleri zaman darbe yapabilirler. Bu darbenin altında yatan çoğunlukla terk edilme korkusudur ki bu korku zaten borderline’ın temelini oluşturur.

67 ahkam var

bazen şimdiyi yönetmek için önünüzdeki taşları temizlemeniz gerekir...süpürenin , öğütenin kim olduğu hala meçhul ? acaba biraz aşağıya bakın ırakın kuzeyine anlarsınız....


turgut özal
turgut özal
ölüm tarihi 17 Nisan 1993
(şüpheli)
eşref bitlis
eşref bitlis
ölüm tarihi 17 Ocak 1993
(sabotaj olasılığı)
adnan kahveci
adnan kahveci
ölüm tarihi 5 Şubat 1993
(şüpheli)
uğur mumcu
uğur mumcu
ölüm tarihi 24 Ocak 1993
(bombalı saldırı)

1993 tarihinde ölen değerli insanlarımız acaba şimdi onların eksikliğini hissetmiyor muyuz?

0 ahkam var

çok inceyiz, kibarız, anlayışlıyız son zamanlarda birbirimize karşı. ne ürkütücü bir şefkattir bu. sanırım bitmek üzere bizim aşk. mesaj yolluyorum mesela. lütfedip güzel parmaklarını, değerli zamanını, konturunu benim hizmetime yönlendiriyor tamam, peki, ok gibi gereksiz karşı mesaj için ki görmedim ben hiç ondan böyle güzellikler bugüne dek. nerde o eski kavgalar, sinirlenmeler, kırılmalar, küfürler hatta. neyse ki salak değilim, yola getirdim nihayet herifi diyecek kadar. paranoyak? o da belki. ya da morali düzgün adamın nihayet. özler bekler sevdiğini köyden gelebilsin diye. neyse. hikaye hepsi. seviyorum ben. hala. galiba. o ne halt olursa olsun. her haline razıyım. bugün böyle. yarın kimin umurunda.

7 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu