Maydanoz efendi, can sıkıntısıyla işten çıkmış sahilde bir banka oturmuş, muz balıklarını izlemektedir. Düşünmektedir hayatını, düşlerini, aşklarını.. Birden bir muz balığı yaklaşır kıyıya, maydanoz efendi cebinden 3 gün önce yemiş olduğu antep fıstığından arta kalan 3 adet antep fıstığını uzatır muz balığına. Balık müteşekkir bir şekilde, tekrar suya dalıp gözden kaybolur. İşte tam bu esnada tüm kaybedişleri geçmektedir maydanoz efendinin aklından. Kendini denize bırakmaya karar verir, sonsuzda bir nokta bile olmadığını düşünerek.. Cebinden ketchup aromalı sigarasını çıkarır ve yakar gözleri mevki-i müncemide de asılı. Bu aslında bir mucize olmadır çünkü bir kuş gelir yanına patlıcan renkli ve şöyle fısıldar. " Her şey, geçer"
Yemek yapmayı ve yemeyi seven bir insan olarak yazılanları okuyunca gördüm ki biraz yemek alışverişi iyi olacak. Misafir ağırladığınız bir gün için bir menü tarifi var sırada. Hem de emin olabilirsiniz ki içindeki sebzeleri hiç sevmese bile misafiriniz buna bayılarak yiyecektir (çok tecrübe ettim.)
1. Et yemeği: İster az yağlı dana sote, isterseniz de fırın biftek(bir kilosu altı kişilik oluyor). Bir düdüklü tencerenin dibine eti koyun ve sadece kekik ilave edin. Yarım çay bardağı da su. Düdüklüyü kapatıp, ocağa koyun. Düdüklü konusunda bir prensip uyguluyorum işe yarıyor. Düdüğü çalıncaya kadar yüksek ateş, düdükten sonra kısık ateş. Kısık ateşte beş dakika yeterli. Altını kapatıp bırakın bir kenarda.
İkinci aşama: Tencere iyice soğuduktan sonra, düdüklüyü açıp içindeki etleri çıkartıp oluşan et suyunu döküyorum (anne yönteminde bu dökülmez bir sonraki çorba veya pilav yapılması sırasında kullanılır.) Düdüklünün en altına ince doğranmış soğan, üstüne pişmiş etler, üstüne doğranmış domates, yeşil biber, yarım çay bardağı su ve tuz ile karabiber. Kapatıp tencereyi bu sefer düdükten sonra on-onbeş dakika kadar pişiriliyor. Piştikten sonra altını kapatıp öylece bırakılabilir.