
Şu var..Müşteri memnuniyeti ve tüketici kraldır..Tüketici nasıl kral anlayamıyorum..Reklam işin kandırmacası promosyon da rüşvet olarak kabul ediliyor ise müşterilere verilen en büyük rüşvet "Kral Tüketici" ünvanı..Ben nasıl kralım anlayamıyorum..Kral filan olduğumuz yok pohpohlanmayı seviyoruz belki de..Pohpohlandıkça harcıyoruz..Harcadıkça daha da..
Dünya’da tüketici bilincinin giderek artmasının yanında geleneksel tarımda kullanılan hormonlar, ilaçların ürün üzerinde bıraktığı kalıntılar ve bunların sağlık açısından tehdidi insanları doğal ürün tüketme isteğine yöneltmektedir.
Ekolojik(Organik) Gıda; üretimi ve yetiştirilmesi sırasında hiçbir kimyasal ve sentetik madde kullanılmayan, doğal sistemlerin ekolojik dengesinin korunduğu bir ortamda yetiştirilen, organik üretim ve yetiştirme tekniği ile bakanlık ve/veya sertifikasyon kuruluşu kontrolünde üretilmiş, yetiştirilmiş, doğadan toplanmış, avlanmış, ambalajlanmış, etiketlenmiş, her aşaması kontrollü ve sertifikalı bir üründür.
yok olmaya doğru sürekli bir oluş halinde olduğumuzu,varlığımızın yokluk,buradalığımızın burada olmamak üzerine kurulu olduğunu söyleyen br düşünür okuduğumu hatırlıyorum..
insanoğlunun sonluluğunun farkında ve kendi varlığının üzerine düşünebilen yani dönüşlü tek varlık olması onu mükemmel kılmıyor elbette..
modernizmle birlikte bize öngörülen yaşamları soluyup dururken sürekli arayıp durduğumuz ve bulamadığımızda ya da bulduklarımız sarsıntıya uğradığında adeta yıkıldığımız nedensellik ilişkileri içinde çırpınmakta insanlık..

Bir faytona baktınız.
Ya da bir arabaya.
Bir mp3 oynatıcı.
Eski bir radyo.
Aile yadigarı bir koltuk.
Veya başka bir nesne...
Zamanın değişimiyle birlikte
teknoloji de ilerliyor.
Gelişen teknoloji hammadde işlenmesini
ve biçimlendirilmesini de kolaylaştırıyor.
Bu da bize, daha sağlam, daha dayanıklı ve daha
güzel görünen malzeme sağlıyor.
Bununla birlikte, bizlere daha ucuza üretilen ama
oldukça kalitesiz malzeme da sağlayabiliyor
gelişen teknoloji.
Bu da, ucuz ama kalitesiz ürünler olarak
karşımıza çıkıyor.