Evet dostlar, bugün de bana ayrılan sürenin sonuna geldik. (-nasıl ya daha yeni başlamıştın. bu ilk cümle değil mi? neresinden okumaya başladım laaan yazıyı..! - yazıyı, yazıyııı aRRoGaNTe'nin delirdiğini yazıyı) Hiç üzülmeyin dostlar, kaçırdığınız bir şey yok. Bu, klişeleri yıkmak isteyen aykırı ruhumun bana ve dolayısıyla sizlere oynadığı bir oyun. Yazı sonlarında görmeye alıştığımız cümlelerden birini ilk cümle olarak kullandım, nedir yani. Bence oldu, böyle de güzel durdu. Evet nerede kalmıştık var bir de. Onu da henüz bir şey anlatmamışken burada kullanayım da aykırı ruhum şenlensin, sonra da sefam olsun hahhayyt. Ama zaten bir şeyler anlatmayan biri olduğum için bu klişeyi hiç kullanmasam da olur. Bu da amacına uygun bir eylem aslında. Kullanmamak, evet kullanmıyorum lan.
Bir üstada sormuştum (kulakların çınlasın) “bir kitap olsaydım acaba neler yazardı”
Cevabı net ve özdü;
“Eğer yarım bırakacaksanız hiç başlamayın”
Nasıl biriyim acaba insanların hayatlarında diye oturup hiç kafa yormamıştım.Bu Bomboş günün ardından aklıma geldi ve sordum kendime, NEYİM?
Her kafasına koyduğunu yapan ama fedakarlıklarla da varolup ideallerinden bile üstün tutabilen karmaşık bir canlı türü.Düğümlü olan hissettiklerimdi,sözcüklerde çözülüyordu.
Kimlerin öykülerini aldım sayfalarıma bilmeden acaba, ne kadarı okudu, ne kadarı sevdi “vazgeçilmez” kıldı, ne kadarı cesaret etti okumaya, ne kadarı tozlu bir rafta tuttu ve sayfalarımın ucunu kıvırdı “belki bir gün”ler için. Bilindi mi ki her kıvrılan sayfa kenarı tarafımdan konmuş sessiz bir nokta ile son buluyordu hep. Ne okur biliyordu ne bir başkası. Ne seyirci biliyordu ne de oyuncu.
Bir perdenin önüne geçip ekrandan kayan yazılarla oyun oynamanın ne kadar eğlenceli olduğunu bu görüntüleri seyredince daha iyi anlayacaksınız. Bence çok eğlenceli
Lütfen Tıklayın

İlk bölüm oldugu ve aradan geçen zamanda olanları bi şekilde vermeleri gerektigi için fazlasıyla geriye dönüşlerin yaşanıp gelecek bölümler için hazırlıkların yapıldıgı bir bölümdü. Yılmaz Erdoganın oyunculugunu açıkcası pek iyi bulamadım, kötü demiyorum : ) ama pek iyi de demiyorum. Mimiklerine pek hakim olamadıgını gördügüm mükremin abinin yanı sıra tirbuşon un mimiklerini süper kullanışı + oyunculugu beklemedigim bir performansla karşı karşıya bıraktı beni. bunların dışında lütfiye ye diyecek birşey bulamıyorum :) Kendisi ne yaparsa yapsın, daima beni hayran bırakan (bkz; otogargara/çeşme sahnesi sonu) kişi oldugu için kelimelerim yetersiz. Annemiz bittigi bölümdeki performansı ile karşımzıda idi...