

*Azeri gazını Türkiye-Bulgaristan-Macaristan-Avusturya boru hatları ile Avrupa'ya taşınması.

Rusya, Yunanistan ve Bulgaristan arasında Burgaz-Dedeağaç petrol boru hattı için anlaşma imzalandı.
Rus petrolü, Karadeniz kıyısındaki Novorossisk limanından yüklenecek ve Bulgaristan'ın liman şehri Burgaz'a ulaşacak. Buradan da 285 kilometrelik boru hattıyla Yunanistan'ın Ege kıyısındaki Dedeağaç kentine taşınacak.
Boğazlardaki tanker trafiğini azaltması bizim için işin olumlu yanı ancak Türk topraklarından geçen Transtrakya hattı yerine Burgaz-Dedeağaç'ın tercih edilmesi pek işimize gelmedi. Boğazlar için koyduğumuz rezerv geri tepti, ördek kaçtı. Asıl fenası, Rus petrolünün Samsun-Ceyhan petrol boru hattıyla Akdeniz'e taşınması projesi darbe yedi. Tamamen rafa kalktığını zannetmiyorum çünkü Rusya ile Birleşik Devletler arasındaki enerji savaşlarında çok kritik bir kesişimde duruyor. Geleneksel olarak Rusya Kuzey-Güney, Birleşik Devletler Doğu-Batı enerji hatlarını inşa etmeye çalışıyor. Rusya eninde sonunda bu boru hattına ihtiyaç duyacaktır. Bizimkiler Samsun-Ceyhan boru hattı inşaası için Rus şirketlerine biraz pay verseler belki evlerinde lobi yapmalarını sağlayabilirlerdi, olmadı.
Son zamanlarda pek gündemle ilgilenmek istemesem de üstüme üstüme gelmekte ısrar ediyor. Duyduğum, okuduğum her haberde biraz daha battığımızı hissediyorum. Çıkarılmaya çalışılan petrol yasası olsun, hergün şiddet yüzünden ölenler olsun, bayramlarda tatillerde iç savaş yaşamış gibi insan kaybetmemiz bu duyguları yaşamama neden oluyuor.
Şimdilerde ise cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler var göze batan. "Tefe" ve "tüfe" kavramlarını değiştirip "enflasyonu yendik" diyen, dış politikada pasif kalıp, Irak' ta askercilik oynamaya çalışan RTE, şimdilerde cumhurbaşkanlığına aday olmaya çalışıyor. Peki bunların arkasında ne var?
Aslında biraz üstünde düşününce buluyorsunuz neyin peşinde olduklarını ama bugün okuduğum bu haber düşündüklerimin doğru olduğunu ispatladı.
Kenan Evren "Bey", ki kendileri "kanlı" olarak adalandırılabilecek 12 Eylül döneminde 7. cumhurbaşkanı(mız) oldu, Türkiye' nin geleceği hakkında biraz fikir veriyor.
Kendi tespitim ise şudur ,ki istediğinizi düşünmeye hakkınız vardır: Türkiye, cumhuriyet süsü verilen bir yönetim sistemine "götürülmeye" çalışılıyor RTE ve güruhu tarafından. Önce cumhurbaşkanlığı ile gelecek "devlet başkanı" sıfatının koyulması, ardından hiçbir "kamu yararı" olmayan bir petrol yasası ile petrol gelirlerinin "eyalet" usulu ile çıkan bölge belediyesine aktarılması bu planın belki de küçük basamakları.
Umalım ya da ummaktan öte birşeyler yapalım ki Türkiye üstündeki halk hakimiyeti, egemenlik ortadan kalkmasın. Cumhuriyetimiz elden gidiyor farkında mıyız?


İlkin gıda amborgosunu protesto için başladığı eylemini Irak'ın işgali sırasında da sürdürmüş. Kapladığı ufak alanda afiş, pankart ve fotoğraflarla işgalin sona ermesi için mücadele veriyor. Sloganlarından biri: "İnsan kanı petrolden daha ağır çeker!", diğeri: "Çocuklarımı öldürmeyin artık!"
AKP iktidarının 49 yıllığına İsrail’e vermek istediği Suriye sınırındaki mayınlı arazilerde 1700 metre derinlikte kaliteli petrol ve doğalgaz tabakasına rastlandı. TPAO yetkilileri “Çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi
İsrailliler talip olmuştu
Suriye sınırındaki mayınlı arazinin petrol denizinin üstünde yüzdüğü ortaya çıkmıştı. Nisan ayında Mardin’in Nusaybin İlçesi yakınlarındaki söz konusu arazilerde açılan 5 kuyunun 3’ünde petrol çıkmıştı. Arazilerin, mayından temizlenmesi karşılığında 49 yıllığına kiralanması gündeme gelmiş, özellikle iki İsrail firması bu iş için talip olmuştu. Muhalefet partilerinin yanısıra askeri yetkililerin ve sivil toplum örgütlerinin “güvenlik” gerekçesiyle karşı çıktığı projeye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül “Mayınların temizlenmesi için 40-50 milyon dolarlık bir bütçe gerekiyordu. Ancak mayınlar yer değiştirdi ve maliyet 500 milyon dolara çıktı. Bu kadar paramız yok” diye sahip çıkmıştı. !!!!
Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'u bombalayan ne bezden bebekleriyle oynayan kızlardı ne de babalarıydı
Mr. Bush!
Savaşın, ırkçılığın, ifratın, sömürünün ve insanı zavallılaştıran her oluşumun karşısında olmamız lazımdır!
DTM'yi vuran Amerika'nın ta kendisidir! Derin "şahinler"dir!Bunun böyle olduğu o kadar açık ki!
Loose Change'in bilimsel temelli kanıtları sonrası nasıl bir ruh hastaları ordusuyla karşı karşıya olduğumuzu anlamamız gerekir.
Amerika'daki "vahşi güvercinler" USAma Bin Ladin'i besleyip büyütmüşlerdir.
Aralarındaki girift ilişkiyi ortaya koyan pek çok yayın ve konuşmayı görmezden gelemeyiz.
Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'u bombalayan ne bezden bebekleriyle oynayan kızlardı ne de babalarıydı
Mr. Bush!
Savaşın, ırkçılığın, ifratın, sömürünün ve insanı zavallılaştıran her oluşumun karşısında olmamız lazımdır!
DTM'yi vuran Amerika'nın ta kendisidir! Derin "şahinler"dir!Bunun böyle olduğu o kadar açık ki!
Loose Change'in bilimsel temelli kanıtları sonrası nasıl bir ruh hastaları ordusuyla karşı karşıya olduğumuzu anlamamız gerekir.
Amerika'daki "vahşi güvercinler" USAma Bin Ladin'i besleyip büyütmüşlerdir.
Aralarındaki girift ilişkiyi ortaya koyan pek çok yayın ve konuşmayı görmezden gelemeyiz.
İşte savaşın diğer yüzü, Akdeniz bir çevre felaketiyle karşı karşıya Birleşmiş Milletler Çevre Programı ve Greenpeace uyarıyor.