Ben çocuktum yurdumda yeni petrol kuyuları bulunurdu...Genç oldum; doğudan, batıdan, karadan, denizden nice petroller fışkırdı.İlk gün müjdeli haber gazetelerin manşetine çıkar,ikinci gün ve sonrası sanki o bulunan kuyular yer yarılıp da içine girmiş gibi unutulur giderdi...Artık -üstünüze afiyet- eşşek kadar adamız;hala müjdeler gelmekte yurdumun dağlarından,denizlerinden...
Pekiyi de kardeşim neden bunca yıldır bırak petrol zengini bir ülke olmayı daha kendi ihtiyacımızı karşılayacak bir petrol varlığına ulaşamadık?.
Olsun yine de allahın izniyle torunlarımın torunlarından umutluyum bu konuda.Yalnız korkarım o zamanda petrolün bi anlamı kalmayacak...
Insanoglunun en büyük maceralarindan birisi . 1627de Michael Wecker isimli alman tarihin ilk petrol cikartma yasasina sahip oldu. Ayni domuzlarin yaptigi gibi, bit pire gibi zararlilarla mücadede kullandi insanlar bu siyah yagi , yada arabalarinin tekerleklerine sürdüler.
Bundan sonraki yüzyilda ise petrol lambasinin icadiyla petrol de baska bir deger kazanmaya basladi. 1745den itibaren petrol kuyulari profesyonelce acilmaya basladi. Sanildiginin aksine ilk kuyular amerika Titusvillede degil almanyada acildi.1830 yilinda ise Pechelbronnda 695 metre derine kadar indi almanlar. Bu zamana kadar romatizmaya iyi
gelen, cildi güzellestirdigine inanilan petrol artik bir endustiri ürünü haline gelmeye basladi.
Pennsylvaniada petrol cikinca irokez yerlilerini yurdundan kovan amerika hükümeti 34.000
kuyu acti ve petrol masumiyetini böylece kaybetti.