
Şu sıralar Gürcistan aracılığıyla Batı'nın ve Güney Osetya aracılığıyla da Rusya'nın askeri çatışmasına sahne olmuş olan, Türkiye'nin belki de kaderini tayin edecek Kafkasya üzerine bu yazıyı Hafif camiası ile paylaşmak istiyorum.
Kafkasya üzerine kısaca coğrafya bilgisi sunarak başlamak gerekirse; doğu tarafında Hazar Denizi, batı tarafında Azak Denizi ile Karadeniz olmak üzere Dünya haritası üzerinde oldukça önemli bir alanı kaplamakta. Kafkasya olarak, Kırım'ın doğusundaki Taman Yarımadası'ndan, Bakü'nün de üzerinde bulunduğu Hazar Denizi'nin batısındaki Abşeron Yarımadası'na kadar uzanan dağlık bölge isimlendirilir.
Otogazdan sonra dikkatleri benzine çeviriyoruz. Benzin alırken neden dikkat edilmeli?

Sonuçlarını kamuoyuna açıkladı: Denetimler sonunda toplam 23 sayacın eksik dolum yaptığı ortaya çıktı. Ankara, Konya, Eskişehir, Afyon, İzmir, Uşak, Manisa, Aydın, MUğla ve Antalya'da yapılan kontrollerde marker'ı geçersiz çıkan iki, lisansı olamyan bir istasyon mühürlendi.
Sanayi devriminin ardından hızla gelişmeye başlayan ve günümüzde akıl almaz bir boyutta seyreden makineleşmenin olmazsa olmazı olan ve bugün dünyanın en temel enerji kaynağı haline gelmiş olan petrol, insan hayatına modern anlamda XIX. yüzyılda girdi. Motorlu makinelerin keşfedilmesinden sonra bu makinelerde kullanılan yakıtın petrolden üretilmesi ile değerli madenler sınıfına dâhil olan “siyah altın,” başta güçlü devletler, maceraperest gezginler ve gizli servis ajanları olmak üzere, “köşeyi dönmek isteyen” herkesin rüyalarını süslemeye başladı. Petrollü arazilere hükmeden hükümdarlarla dostluklar kuruldu, arama-tarama imtiyazları alındı. Dağlarda, yamaçlarda, çöllerde, öldürücü sıcakta ve dondurucu soğukta petrol arama çalışmaları yapıldı. Petrol kuyuları açıldı, devasa rafineriler kuruldu. Toprakları ucuz fiyata “kapatılan” çiftçilerin arazilerinde açılan petrol kuyularında toprakları satın alınan çiftçiler çalıştırıldı. Vaatler yapıldı, sözlerden dönüldü. Yüzlerce, binlerce insan petrol bölgelerinde hayatını kaybetti. Büyük karteller kuruldu, topraklarını vermek istemeyen insanlar kazalara kurban gitti ve petrol imtiyazı vermeyen devletlerde kanlı ihtilaller düzenlendi. Bütün bu hummalı çalışmalar halen aralıksız devam ediyor.
kapitalizm:rekabet,dikey hareketlilik ve en iyinin ayakta kalması esasına dayanan sistemin adıdır bir tanım yapmak gerekirse. bilmemiz gereken kapitalizmin direkt olarak ortaya çıkmamış olmasıdır. anası feodalizm olan kapitalizmin temelleri 15.yy da italya'da atılmış ve zamanla ingiltere ve hollanda gibi ülkelerin katkılarıyla bu günkü haline gelmiştir. şu an için aslında kapitalizme küreselleşmenin görünmeyen yüzü diyebiliriz.
