

İçimden dozerler geçiyor, rutin dozunu aşmış
Ve bir hilti, bir tilki kurnazlığında, beynimin loblarında
Biliyorum - aslında, rahme daha yeni düşmüş bir ‘bilmek istiyorum’-
Bu sadece bir şarkı
4’10’’
9/8’lik ritmden uzak
Biraz telliler, veryansın distortion; yakıcı, yıkıcı, yırtıcı
Biraz manik tuşlular, tuş edici depresyon
Biraz hüzünkâr yaylılar, yaylımcı
**********
Kuşatma altında sıkıntılar köşe kapmaca oynuyor içimde
İçimde binlerce çocuk sesi, çocuk parkı, ivedi yağlanmalı bir tahterevalli
Pudra uçuculuğunda saklambaç kokusu
Ebe kim?
Gümeci

sözlerimle göz süzdüm
gözlerimle söz verdim
ellerimi senden çektiğim yerde
akordu bozuk DO gamı
kuyruklu piyano
kuyruklu yalan
KOPya çektim de eski sevinçlerimden
sevgimi senden çekemedim
"KOP ya!" dedim de eski repliklerimden
sen beni çekemedin
akordu bozuktu tüm gamların
kuyrukluydu piyanolar
kuyrukluydu yalanlar
İNANAN bir AĞIRdım ben
sense hafif ve kalaBALIK
hal böyle iken
adım DEVEGOR soyadım SANSA
tragedya bu ya
türüm sudan çıkmış BALIK
ya da kızma bana KAFKA ha!
atalım üç-beş KAHKA-ha
ben Kanan Böceği
o Kuyruklu Piyano
geri kalan
kuyruklu yalan
muhteşem oldu
işte S(D)ÖNÜŞÜM!

Kuruçeşme'de yaşadığım zamanlar, bazı Pazar sabahları yakınlardaki bir teras katından havaya karışan Chopin’in Nocturne c# minör tınılarıyla uyanırdım. Uyku sersemi gülümser ve "bu adını sanını bilmediğim komşumun yine Szpilman krizi tutmuş" diye düşünerek yataktan kalkar, camları ardına kadar açar ve nocturne bitmeden kalan son kısımları da yakalamaya çalışırdım. Perdeler esen meltem uyaklığında savrulur, ben ise yarı uyanık lavaboya doğru yol alırdım... Müzikle evin havası aniden değişirdi.

ŞANGAY’DA (SHANGHAI) ÇAY SAATİ, MÜZİK VE YAĞMUR
Çin’i ilk kez bundan 14 yıl önce görmüştüm. Hong Kong’tan iki saatlik bir tren yolculuğuyla geçmiştik Çin’e. O zamanlar öğrenciydim ve benim için Çin’e gitmek çok faklı bir deneyimdi. Guangzhou’da bir gece kaldık ve tekrar Hong Kong’a döndük. O sıralar Çince öğrenmem gerektiğini anlamıştım fakat bu konuda harekete geçmem zaman aldı.
Her Türk Mozart'ın Türk Marşı'nı bilir illaki. Ancak yeni jenerasyon piyanistlerden biri Antoni Volodos, Mozart’ın Türk marşını tekrar yorumlayıp çalmış. Sanırım arkadaş bu dünyadan değil, zira izlemeden dinlediğinizde sanki iki piyano çalıyormuş gibi geliyor (Birde farklı açıdan izleyin belki inanırsınız). Gerçekten inanılmaz.
Birde gerçek yaşam öyküsünden çıkan meşhur “Shine” filminde de geçen Flight of the Bumblebee adlı eser var (Korsakov'un). Shine'ın akıllara kazınan sahnesi bu.

Fazıl Say’ın sanat yönetmenliğinde düzenlenecek 7. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, dünyaca ünlü piyanistleri sanatseverlerle buluşturuyor. Biletler satışa sunuldu.

katılan önemli isimler,ayrıntılı bilgi ve fotoğraflar için tıklayınız.