
Çok uzun uzun da yazılıp, modern dünyaya lanetler yağdırılabilir ya da övgüler...
Ama daha anlamlı olabilme olasılığı olan yaklaşım, belki de; "yaşamak" sandığımız halin algılanma modelindeki korku dolu zavallılık bilincini öne çıkarmak olabilir...
Nedir ilerleme? Bu soru, kof bir teknoloji karşıtlığı olarak düşünülmeden yanıtı nasıl geliştirilebilir?
Varolma hakkını savunamayacak kadar donanımsız insanların, -onlara bir ad verememek aslında ne kadar önemli bir deneyim-, bizim olmayan tanımlarla bu dünyada nasıl varolacaklar ve onların hayatta kalma olasılıkları da nasıl olur da, kereste tüccarlarının insafına kalmış olabilir?

Romantizm bir hâl mi?
Bir duruş mu?
Cidden içinden mi gelir kişinin, yoksa kişi kendini o ölüp bittiği karşı tarafa kabullendirmek, beğendirmek için romantik biri gibi mi görünmeye kalkışır?
BU BENIM BABAM IRFAN'DIR ANLI SANLI.
Önceleri anlamaz kizardim O'na,
olunca sabah O, gelirdi yanima,
tembel tembel yatma derdi bana,
uyumak degil kimsenin yararina..
Doludur ici hep hosgörü sevgi,
Osmanli Seyh Edebalidir soyu serci,
Babam'dir O, Irfan, ilim, bilim ehli,
bulunmaz O'nun esi benzeri bir dengi..
Cok kültürlü iyi bilir politika siyaseti,
pesinden sürüklemistir ilceyi köyü kenti,
dögüs kavga degil inanin O'nun niyeti,
O'nun rizasi olmadan kimse secilemezdi..
68 yasindadir bu ihtiyar delikanli,
O' konusunca susar dinler hep canli,
konusmalarini dinlersen cok heyecanli,
bu benim Babam Irfan'dir anli sanli..