



Deklanşöre bastığınız anda cep telefonu internete bağlanıyor ve Flickr benzeri foto paylaşım sitelerini tarıyor. Fotoğrafların EXIF datasından faydalanarak, tam da o anda çekilmiş fotoğrafı, ekranda görüntülüyor.

16 Ağustos'u 17 Ağustos gecesine bağlayan gün
yapılacak olan bu etkinlik, 17 Ağustos 1999 depreminde diğer bir tabirle zamanın durdugu anda yaşanılan acıların ve bu afette kaybedilen kişilerin anılmasını ve unutulmamasını amaçlıyor.
"Sarsılalım Ama Yıkılmayalım! 17 Ağustos'u Unutmayalım"
sloganı ile yola çıkan proje kaybedilen kişileri ve acıları tekrar anmak, zarar görenlere destek olmak, katkı sağlamak ve ileride olası depremlere karşı hazırlıkta olmak amacını taşıyor.
Bak, bazı belediyeler gördüm, hepsi proje peşindeler. Sayılarını tam olarak bilmediğim bazı iller, kendilerine ait bazı bazı tarihi kalıntıları projeler halinde kazandırmak niyetini taşıyorlar. Mesela bu, bir de bu.
Ve bunun yarışması da var: Kültür parkı fikir yarışması,
iyi fikir bence de.
Tom Jenkins ve Anab Jain'in ISEA Elektronik Sanat Festivali Bienali için hazırladıkları "Yellow Chair" projesi, evlerdeki kablosuz bağlantıları, yakın çevre için yaşayan bir komünote aracı haline getirmeyi amaçlıyor.
Anab, Wi-Fi bağlantısını paylaşıma açarak, evinin önüne sarı bir sandalye yerleştirmiş ve hemen üstüne: "Wi-Fi bağlantımı komşularımla ve yoldan geçenlerle paylaşıyorum. Sarı sandalyeden ücretsiz olarak ağa bağlanabilirsiniz." yazmış.


linklere bakmaya üşenenler için ürünün ismi; Bilkent'liden kullanilmis tanga
Attilla İlhan Bilim Sanat ve Kültür Vakfı sitesinde seyir defteri bölümünün yeni projeler alanına eklenmiş olan bir proje Mahalle Kütüphaneleri. Bu ülke için istediklerimizi hep başkalarından beklemeyelim, harekete geçelim! Proje zor gözükse de birlik olunup ülkemize fayda sağlayacak bir çalışma gerçekleştirebiliriz. Siyasiler hariç...
Belki kimileri coktan haberdar; ilk okudugumda cenem dustu.. Philadelphia'da bu adamlar yillardan beri ugrastiklari konuda sonunda muratlarina ermis gibi gozukuyorlar. Gelistirdikleri aletin icine bir uctan 90 kiloluk adam dusse, diger taraftan yaklasik olarak 20 kilo petrol, 3 kilo benzin, 3 kilo mineral, ve 50 kilo su olarak cikacakmis...
Gelistirdikleri bu alet, hindilerin yenmeye elverisli olmayan parcalarini alip petrole ceviriyor. Sadece hindiyle mi kaliyor? Tabi ki hayir.. Insan diskisindan araba lastigine, tibbi atiktan eski bilgisayara kadar herseyi yiyen bu alet, bunlarla oynadiktan sonra petrol, su ve mineral cikariyor. Projeye finansal destek katrilyoner Buffett lardan geldigi icin, bu alet cok is yapacaga benziyor.. Aklima ilk gelen sey, bu sirket insan "uretsin", bunlar da topluma yararli bir is yapip insanlari benzine cevirsin!
İnternette marka yaratma konulu bir geyik yapmıştım geçenlerde, üstüne bir kitap vardı elimde geçen hafta, "baktığımız ve gördüğümüz hiç bir şey sahici değil" minvalinde, kafam da iyi bu arada, onu da ekleyeyim, uykuya dalmışım...
Rüyamda nasıl zengin olacağımı görüyorum.. İnternette marka yaratıyorum, bir hazır giyim markası, GAP falan hesabı... Bu markayla ilgili derin bilgi var, olayımız "felsefesi olan bir marka" yaratmak iyi mi, yazmışız, bu markayı kim giyiyor, markanın felsefesi nedir, e-grup'a katıl, şu, bu.. Markayı yaratan tasarımcının Nike'dan neden kovulduğunu anlatan bir yazı... Şirket başkanından, kazanılan paranın şu kadarının topluma hayırlı işlerde kullanıldığına ilişkin mesaj.. Dünyanın neresinde, hangi hayırlı projeye yardım ettiğimizi gösteren bir harita..