
Maslow’un psikoloji ve davranış bilimleri açısından önem kazanmasına neden olan teorisi ise ‘Maslow Teorisi’ olarak da anılan meşhur ‘İhtiyaçlar hiyerarşisi teorisi’dir. Buna göre bireyin davranışlarında iki ana çıkış noktası vardır: Birincisi, her davranış belli bir ihtiyacı karşılamaya yöneliktir. İkincisi ise bu ihtiyaçların bir hiyerarşisi vardır. Bu hiyerarşideki kademeler ise şöyledir:
Heyecanlı mısınız... İşe fazla odaklanır mısınız... Her şeyin mükemmel olmasını mı istersiniz... Aceleci misiniz... Sık öfkelenir misiniz... Saldırgan mısınız... Hızlı ve coşkulu konuşur, karşınızdakinin sözünü keser misiniz... Cümle aralarında derin derin nefes alır mısınız...Yürüyecek yerde koşar mısınız.. Birkaç işe birden girişir misiniz... Sürekli zamandan şikayetçi misiniz... Sabırsız mısınız... Yardıma gerek duyduğunuzda sormaktan kaçınır mısınız... Başkalarının hayranlığını kazanmak, size saygı duyulmasını ister misiniz... Başkalarını sürekli eleştirir misiniz... Sıklıkla gergin misiniz... Kendinizi geçinilmesi zor bir kişi olarak tanımlar mısınız... Dinlenmeye ayırdığınız zamanda, boş oturduğunuz zamanda suçluluk duyar mısınız... Kendinize çok sorumluluk yükler misiniz...
Sayılanların çoğunluğu sizde varsa, siz streslisiniz.
iki türk filmini üstüste izliyorum iki gündür. filmlerin ilki, "iki süper film birden". murat şeker, film çekmenin filmini çekmiş resmen. emeklerine saygım sonsuz ama ben çok sıkıldım. ne bileyim belki de bana hitap etmedi. zor tamamladım filmi.
ama izlediğim ikinci türk filmi "janjan" öyle değil. başrol oyuncusu berk hakman, çok iyi. az konuşuyor çok bakıyor, başarılı bir oyunculuk sergiliyor. genco dizisinden bildiğimiz selen seyven de sınıfı geçiyor ilk filminde. hikaye çok sıcak, çok güzel. sosyolojik tahlillere imkan veren, sağlam bir senaryosu var filmin. namus kavramı mesela. aykut oray'ı da özlemişim hem. gördüğüme sevindim. ben çok ağladım filmi izlerken. belki size de dokunur. neticede temiz, eli yüzü düzgün bir film olmuş, ellerine sağlık yönetmen aydın sayman'ın..

Hipokondriazis terimi yunanca bir sözcük. Kaburganın altındaki bölge yani hypocondriumdan geliyor. Terimi ilk olarak hipokrat kullanmış. Günümüzde bu terim halk arasında hastalık hastası anlamına geliyor.
Hastalık hastalığı psikiyatrik bir rahatsızlık olarak ele alınıyor. Hastaneye başvuran hastaların % 4-6 gibi bir aralığını kapsıyor. En çok 20-30'lu yaşlarda görülüyor. Bu hastalar hastaneye en çok karın ağrısı, karın bölgesinde batma - şişlenme, gerginlik, bulantı gibi şikayetlerle geliyor. Yapılan fizik muayene ve tahlil sonuçlarına göre hasta sayılmamalarına rağmen ve hekimin görüşünün aksine hasta olduklarını iddia ederler. Teşhis koymak çok zordur.