Pantolan deniyorum mağzanın birinde. Düşük bel, siyah, dar paça.
Giydim ama muallakta kaldım, tezgahtara sormak istedim.
E, tabii, yanımda kardeşim, arkadaşım yok, ya alacapım ya almayacağım. Oldu mu olmaz mı mevzusu kolay değil. Velhasıl, şöyle bir dönüverdim, görüşünü almak için elemanın; tabii bu arada belimin alt tarafında boylu boyunca uzanan bronz tenim açıkta kalarak- üzerimdeki bluzde kısaydı- dövmem açıkta kaldı.
(*) hayattaki puştluklarım

Yılbaşı gecesi çok içtim. Arkadaşımla tam bardan ayrılmak üzereydik ki gittiğim solaryum salonunun sahibini gördüm. Sohbet ederiz ara sıra. 'Ne hoş olmuşsun sen böyle ! Yanımdaki adam yanımda olmasaydı sevişebilirdik' dedim. Hiçbir şey söyleyemedi. Güldü, şaşkınlıkla. ‘Bye ‘deyip ayrıldım. Ertesi gün ayıldığımda aklıma geldi '' Allah dedim; tamam aklından sevişmeyi geçirmişsin de söylemen mi lazımdı? Şimdi her solaryuma gittiğimde adam o günü düşünecek, benim söylediğimi ve fırsat arayacak'' Ah, alkolü dozunda içmem lazım.