Son günlerin en çok tartışılan konusu Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olup olmayacağıdır hiç şüphesiz. Kimileri böyle birşeyin olmaması için var güçleri ile çalışmalara başlamışken, kimileri de, karadeniz sahil yolunun açılışında gördük ki, hazırlamışlar afişleri var güçleri ile destekliyorlar Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını.
İsteyenler ve istemeyenlerin olduğu bir durumda tabii ki söylemleri ile bunu destekleyen ve desteklemeyenler de oluyor. İşte bu yapılırken de söylenen şeylerden vatandaşın aklı karışıyor. Anayasa ne diyor? Ceza Kanunu Erdoğan'ın seçilmesine engel mi? Seçildiği takdirde Anayasa Mahkemesinin vermesi gereken muhtemel karar ne? 184 ne oluyor, neden bazıları 367 olmalı diye ısrarcı?
Başbakan İstanbul'un trafiğine, suyuna, huyuna Özal'dan kalma çözümü (!) bulmuş.
Trafikte plakalar sınırlandırılacak, AB hayali ile yanıp tutuşurken kendi vatandaşını, kendi kentine almaktan kaçınacakmış. İlgiyle izliyoruz.
Yılların tartışması olan İstanbul'a girişte vize uygulaması bu kez de Başbakan'ın konuşmasında kendine yer buldu. Buyurun burdan yakın...
Bilgisayarı bir süreliğine kapattım. Biraz televizyona bakayım dedim. Bi'
baktım bizimkiler bütçe görüşmelerini izliyorlar. Bu görüşmeler
hatırladığım kadarıyla hep tartışmalı geçer ama bu sefer nası' desem? izlemeye
doyamadım.
Ya şunu adam gibi prime-time da yayınlasalar görüşseler de Trt3 de
reklamını yapsa şöyle jenerik falan hazırlasa eminim artık her şeyin ölçütü olan
ratingleri toplardı. Böylece giderek apolitik olan bizlerde belki bi'
şeyleri düşünmeye sorgulamaya başlardık.

Cumhurbaşkanında olması gerekenler:
Kendi çalıp kendi oynamalıdır,istediğini yaparken engele takılmamalıdır başbakanda kendi siyasi ekürisi olmalıdır ki başbakanken hayata geçiremediği bütün planlarını cumhurbaşkanıyken uygulatsın... opps pardon yanlış oldu galiba siz doğrusu için bu habere bakın.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin sanayideki rekabet içinde yer alabilmek amacıyla nükleer enerjiye yönelik çalışmalar yaptığını, bu konuda ABD, Kanada, İngiltere ve Almanya ile görüşmeler yürütüldüğünü belirterek, ''Kitle imha silahı olarak gördüğümüz zaman nükleer enerjiye olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Barışçıl amaçlarla olduğu zaman buna kimsenin söz söyleme hakkının olmadığını da söylemek durumundayız'' dedi.
Danıştay'a yönelik saldırı sonrasında Orgeneral Hilmi Özkök'ün yaptığı açıklamalar, Genelkurmay ile hükümet arasında ciddi bir gerilime yol açtı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün açık ifadelerle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ü eleştirdi ve kendisini "hükümete dönük hakaret ve tepkileri makul karşılayıp devam etmesini istemekle" suçladı.