Benim küçüklüğümde, çocuklar büyüklerden çekinirdi.
Sokaklarda oyun oynarken azarlanırdık bazen.
Daha da öncesinde, çocuklar yaşlıların gözüne görünmeye bile korkarlarmış.
Bu elbette ki yanlış bir durum.
Çocukların korkuyla yetiştirilmelerini doğru bulmadım hiçbir zaman.
Ama zaman öyle değişti ki,
herşey öyle tersine dönmeye başladı ki...
Artık büyükler çocuklara ilişmekten çekiniyor.
Küçücük çocuklar, kendi dedelerine ve ninelerine karşı saldırganlıkta öyle cüretkar davranıyorlar ki...
Çocuklardan masumiyeti, çocukluğu aldık yavaş yavaş.
Her güzellik gibi çocukların güzelliğini de kaybetmeye başladık.

Giriş olarak özetlersek bu sendrom sizi esaret altına alan kişiye karşı duyulan hayranlıktır. Aynı zamanda köle efendi diyalektiği diyebiliriz. Öyle ya, Hegel'e göre güçlerin eşit olmadığı her ilişki efendi köle ilişkisine döner. Cümleyi böyle yazınca çok güzel bir anlam çıkıyor, ama işin aslı öyle değil. Susan Sarandon'un başrolde olduğu bir film ve Muse grubunun bir şarkısı var. Ayrıca sendrom özel bir bozukluğu ifade eden, tanıyı kolaylaştıran belirti ve bulguların tümü demektir.