

"yaprak dökümü" gayet iyi başlayan ve ikinci sezonunda da başarılı (yerli kulvarda elbette) devam eden bir yerli yapım. en son yayınlanan bölümde (65ci bölüm) gördük ki yavaş yavaş (kitabı okuduysanız farkedersiniz) malum sona yaklaşıyoruz. şevket'in kumara iyice alışması ve batağa düşmesi, hatta ilerleyen bölümlerde hapse girmesi;
aile fertlerinin problemlerinden iyice bunalan ali rıza bey (ilerleyen bölümlerde - tabi kitaptan ilerlerse felç geçirecektir);

sezonun en iddialı ve en başarılı yerli dizisi "bıçak sırtı" 30cu bölümle seyircilerine veda edecek. mehmet günsür, fikret kuşkan, nejat işler, melisa sözen, vildan atasever gibi has oyunculardan oluşan bu dev kadroyu 30 bölüm birarada tutmak bile bence büyük bir başarı.
bıçak sırtı her pazartesi 22:00'de kanal d'de yayınlanıyor.
Uzun yıllar oldu ki gazete almaz ve Tv haberlerini dinlemez oldum. Neden derseniz sansasyon ve asparagasın ne kadar yayın kullanıldığını görmem beni bu kararı almaya itti. Basın yayın organlarının habercilik anlayışına internet oratamında habercilik yapan birçok haber sitesi de katıldı. Burada onların isimlerini zikretmiyeceğim.
Seviyesiz haberciliğe karşı o kadar seviyesiz yorumlar eklenmeye başlandı ki biraz yorumlar köşesini okursanız, okur seviyesinin ne düzeyde olduğunu çok yakından görürsünüz. Diğer haber sitelerindeki seviyesiz yorumlar dalgasına malesef hafif üyeleri de katılıyor. Küfürler hakaretler ortalıkta uçuşmaya başlıyor.
Belden aşağı ve reyting kaygısı ile habercilik yapanlara karşı elbirliği ile savaş açalım. Artık seviye ve üst düzey istediğimizi dile getirelim.

Neden bilmiyorum bu dünyada nerdeyse tüm kavramlar ve değerler içi boşaltılmış, çürütülmüş, yozlaştırılmış ve deforme olmuş durumda günümüzde. Bu yazının kahramanları ise deformasyon kümesinin daimi elemanları olan samimiyet ve içtenlik kavramları. Öncelikle kendilerine yazımıza hoş geldiniz diyorum. Yazı öncesinde kuliste konuştuk biraz ve onlarında aslında epey dertli olduklarını gördük bu 'yeni imaj' larından'. (evet aslında kavramların dili olsa 'hayıııır bizler öyle değiliiiiiz, bunlar sizin uydurmanız' derlerdi bize sanırım)
'Belden aşağı' dialoglar, espriler ve anlatılar samimiyet olarak adlandırılıyor artık ve alkış alıyor. Bu alkışların desibeli epey yüksek ve içerdiği bu gürültü ruhlarda kalıcı algı bozukluklarına neden olabilir. Ntv'de yayınlanan 'haydi gel bizimle ol' isimli programda oyuncu Müjde Ar'ın 'ar-sız' söylemleri çok sevildi ve duyduğuma göre youtube'da bu 'çok içten' oyuncumuza ilgi ve alaka epey artmış durumda. Reytingi hayırlı olsun. Etiketler: Ne harbi kadın.. ya çok samimi.. evet çok doğal.. işte bu ya kadınlarda espri yapabiliyor'u herkese gösterdi.. ne kadar özgüvenli..
bir döneme damgasını vurmuş(!) hepimizi kangren eden şahane dizilerimiz... :)
1. Küçük İbo: bu diziye bir isim bulmak lazım demişler, ama sonra parlak zekalı bir arkadaş demiş ki, ya madem dizinin başrol oyuncusu Küçük İbo, o zaman dizinin adı da Küçük İbo olsun... Bu müthiş öneri ekip tarafından coşkuyla kabul edilmiş ve dizinin aranan ismi bulunmuştur. Dizide senaryo diye bir şey yoktur. Çok önemli bir olay olur, bu olayı bölüm boyunca 30 kişi birbirine anlatır dedikodusu yapılır ve bölüm biter. Yeni bir olay bulunana kadar eski olayın dedikodusu yapılır. Mekan derdi yoktur, dizinin seti bir ev ve bir kahveden ibarettir. Zaten başka mekana da gerek yoktur. Bunlar dedikodu yapmak için yeter de artar bile. Küçük İbo'nun muhteşem performansı görülmeye değerdir.