Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Hafif'te Tutulmanın 10 Kuralı (Hafiften tüyolar-1)"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

rus hakkındaki yazılar:

tümü gösteriliyor, sadece ön sayfa yazılarını görmek için tıklayın
tuttum
0

Ekstrem Rus Sporu : 5 Katlı Binadan Birikmiş Karlara Atlamak !

tuttum
0

Rus BBG'sinde Bir Türk

tuttum
4

ilk kadın general Kurmancan Datka

Kırgız tarihinde hala önemli bir yere sahip olan bir kadından bahsedilir , bu kadın Metal para kullanılmayan Kırgızistan'da, Som denen paranın elliliğinin üzerinde yer alan Kurmancan Datka'dır. Kurmancan Datka Kırgız tarihine mal olmuş kadınların en önemlilerinden biridir, kadın generaldir.Kırgızistan'da cesareti, özgürlüğü,mücadeleyi simgeler. Tarihin ilk kadın generalidir.

\

19. Yüzyılda Güney Kırgızistan'ı yöneten Kurmancan Rusya'ya dahi söz geçirerek Kırgız halkının yol olmasını engellemiştir.

36 ahkam var
tuttum
1

RUS KIZLARI

Degerli arkadaslar, oncelikle soylemek isterim ki; bizzat deneyimleyerek ogrenmedigim hicbir konu hakkinda konusmak yada yazmak istemem. Onceki yazi konum olan “rusca” ile baglantili olarak bu gun; hic parasiz, dil bilmeyen caresiz bir insanin yani bes yil onceki “BEN’in, nasil ve hangi cesaretle bir yabanciyla evlendigimi ve esimle beraber kah onun memleketinde kah diger komsu memleketlerde neler yasadigimi ve sonunda hayatimi nasil duzene koydugumu anlatmak isterdim ama anlattiklarima (yasadiklarima) inanmayacak arkadaslardan gelecek elestirilere henuz hazir olmadigim icin daha genel bir konuya deginecegim; “rus kiziyla evlenme” konusuna.
Ulkemizde rus kizlarinin adi maalesef kotuye cikmis durumda, ancak gozlemleyebildigim kadariyla; onlarin, ozellikle ulkemizde bu sekilde sohret bulma sebebi; rus kizlarinin adeta bir bebek gibi cok kolay ikna olmasi, insanlara kolaylikla inanmasidir. Ayrica ulkelerindeki genel ekonomik sartlar ve rus ailelerinde genel olarak babanin yada baba otoritesinin bulunmamasida bu sebebi koruklemektedir. Yine eklemek isterim ki; Turkiye’de kotu yola dusurulen yada dusurulmek istenen kizlarin cogu Turkiye’de bir dans grubunda calistirilmak uzere ikna edilmekte ve Turkiye’ye getirilmektedir.
Bununla beraber ruslarin derin bir kulturu, gelenegi, gorenegi var, ozellikle kadinlar cok calisiyorlar, annelerinden, anneannelerinden boyle gormusler. Hemen hepsinin bir becerisi var, universiteye gitmeseler bile bir kursa gidiyorlar, bitiriyorlar. Onlar icin yasamak adeta calismakla mumkun. Tutumluluk hayat tarzlari, beklentileri cok yuksek degil. Ornegin bizde olmazsa olmaz kabul edilen bulasik makinesi hic umurlarinda degil, oyle bir adet yok, herkes ne yediyse tabagini elinde yikiyor, hickimsede bu gibi esyalarin ozlemini duyup uzulmuyor. Onlarin en buyuk meraki ve talebi; makyaj+ giyim. Bu iki malzeme ne kadar guzel ve kaliteliyse onlarin keyfi, morali o oranda iyi oluyor. Tabi giyimle baglantili olarak topuklu ayakkabiyida unutmayalim.
Yani ozetle; biz Turk erkeklerinin aradigi; yumusak huy, tutumluluk ve kadinsilik gibi iyi ozelliklere sahipler. Onlarla tanismak icin cok iyi rusca bilmeniz gerektiginide dusunmeyin. Bilakis yarim yamalak ruscaniz sizi onlarin gozune, oldugunuzdan cok daha sempatik gosterir.
Ve… bir tutam ilgi, bir tutam sevgi, hepsi bundan ibaret… Saygi ve sevgiyle…

22 ahkam var
tuttum
1

Dünyanın en büyük ülkesi: Rusya

Rusya Federasyonu 17,075,400 km²'lik yüz ölçümüyle dünyamızın en büyük ülkesidir. Ayrıca en büyük kıta ülkesi de Rusyadır.Rusya tarihiyle ilgili günümüzde ancak 864 yılına kadar geri gidebiliyoruz. Bunun nedeni ise Kiril Alfabesi'nin bu yıllarda icat edilmiş olması.
Ruslar tarih sahnesinde irili ufaklı birçok devlet kurmuşlardır.18.yy da ise güçlü bir imparatorluk haline gelmişlerdir.

\

Rusya'nın bitki örtüsü ve coğrafyasıyla ilgili bilgi vermek gerekirse, dağlık alanları ilk olarak göze çarpmaktadır. Soğuk iklimin etkisinden midir bilinmez ama dağlarında son derece şifalı bitkiler yetişir. Bu bitkiler ilaç sanayiinde ve kozmetikte kullanılır.Baltık Denizi'nden okyanus çevresine kadar 1000 km lik geniş çam ormanları vardır.Bu ormanlara tayga denir.Aslına bakarsanız eskiden tayga bir iklimde görülen bitkilere verilen addı.(bozkır,maki gibi)Şimdilerdeyse bu bölge için kullanılıyor.

Tayga Ormanları
Tayga Ormanları
Güney kesimlerinde iklim şartmarının uygunsuzluğu nedeniyle bu ormanlar azalır.
Nüfusu 145.300.000’dir. %75 ini Ruslar oluşturur. Geriye kalan azınlıkta ise başta Türkler gelir.Ülkenin dini yapısı çok da farklı değildir. Ülkenin büyük bir bölümü Hristiyanlığın Ortodoks mezhebindendir.

5 ahkam var
tuttum
17

Ayn Rand

\

20. yüzyıl'da Japonya ile Rusya arasında cereyan eden savaş yüzünden oldukça zorlu günler geçiren Ruslar, Japonlar'ın savaş stratejileri yüzünden 'kaybedenler' tarafında yerini alıyordu.
2 Şubat 1905 tarihinde, hala savaşın göbeğinde olan Rusya'nın St. Petersburg eyaletine; Yahudi bir eczacı ile gündelik işler yapan genç bir kadının ilk çocuğu olarak dünyaya geldi Ayn Rand.
'Alissa Zinovievna Rosenbaum' adıyla bir Rus vatandaşı olan Ayn Rand, ilkokul yıllarında edebiyat ve sinemaya olan ilgisinin, geleceğini şekillendirmesinde etkili olacağını biliyordu.
İki kızkardeşe sahip olan Ayn Rand, ailesinin Tanrı'ya kayıtsızlığından, 'agnostisizm' adı verilen; Tanrı'nın var olup, olmadığının bilinmeyeceğini savunan inançlarından da etkileniyordu.
'Gözlemleme' yeteneğiyle ailesinin içinde bulunduğu maddi zorlukları anlamaya çalışan Rand, durmadan kitap okuyor ve annesiyle düzenli olarak Fransızca dil bilgisi çalışıyordu. Henüz 14 yaşına girmeden Victor Hugo'yu sevdiği edebiyatçıların arasına ekleyen Rand, erkek kahramını olarak da 'Cyrus Paltons'u bellemişti.

\

Üniversiteyi St. Petersburg'daki Leningrad Üniversitesi (eski adıyla; Petrograt Üniversitesi)'nde, tarih ve felsefe bölümünde okudu. Sosyalist eylemler ve Rusya'nın içinde bulunduğu durumu eleştiren yazılarla dolu olan günlüğüne, gelecek planlarından da bahseden Rand, İskoç asıllı 'cesur' şair Walter Scott; "Üç Silahşörler", "Monte Cristo Kontu" ve "Siyah Lale" gibi eserlerin sahibi Alexandre Dumas (İngilizce biyografi), Edmond Rostand gibi isimleri okuyor; Dostoyevski'nin felsefesini eleştirip, Eflatun (Plato) ve Aristo'nun fikirlerini benimsiyordu. Edebiyata olduğu kadar, sinemaya da yoğun ilgi besleyen Rand, 1924 yılında Devlet Sinema Sanatları Enstitüsü'nün 'senaryo yazarlığı' bölümüne kaydoldu. Bir süre eğitime devam eden Rand, yazdığı senaryo müsveddelerinin Rusların ve sosyalist insanların yaşam felsefesine ters düşeceğini düşündüğü için eğitim programını yarıda bıraktı. Operayla tanışan Rand, sahne görkeminden büyülendi ve oyunculuğa ilgi duymaya başladı. Sahnede olmak isteyen Rand, 'sessiz sinema' dersleri aldı.

17 ahkam var
tuttum
2

asillerin yemekleri

Çok eski medeniyetlerin, Osmanlı sarayının ve bazı ünlülerin yedikleri , içtikleriyle bizi hiç ırgalamadıgı halde bilgilendik, yazdık, çizdik, öğrendik.Şimdi sıra kral ve kraliçelerin, asillerin yemeklerine geldi.

\

Bizans sarayının temel besini balıkken, Fransa kraliyet mensupları o dönem av hayvanlarına önem vermişlerdir.Şarapsız yemek güneşsiz bir güne benzer Fransız atasözü ile sofrada şarapsız yemek yenemeyecegini de anlamış oluruz.1270 te birliği kurulan pasta, o dönem sadece sarayzadelere has bir tattı. Asiller tarafından özel pastacılar edinilmiştir ve halka sadece düğün ve ziyaretlerde pasta satılmıştır.Sadece saraylarda ve zengin evlerinde pasta üreten pastacılar, Fransız Devrimi sonrası, çeşitli yerlerde pasta imalat yerleri açmışlardır.Fransız pastası daha sonra yayılmıştır.
Aşçıların bizzat sosları kraliçelerden öğrendigi bile söylenir.Fransa kralıyla evlenen İtalyan kraliçe Catherine De Medici ülkesinin aşçılarını Fransa'ya getirterek, Fransız mutfagının ilerlemesine etkili olmuştur.Kraliçe kendisi elle yemek yedigi halde,Fransa'ya çatal, bıçagı tanıtmıştır.O zamana kadar elleriyle ve hançerlerle yemek yiyen Fransız soyluları, misafirliklere giderken bu yemek araçlarını yanlarında götürmüşlerdir. Çatal ve kaşığın halk tabakasına inmesi ve yayılması yüzyıl zaman almıştır.Fransa kralı IV. Henry çok iyi bir gurme olarak bilinirdi, bugün bile potage Henry IV adlı etli bir çorba çeşidi tüketilmektedir.Daha sonraki hükümdarlardan XIV. Louis yemek okulları kurdurmuştur.Yine Fransa krallarından VI. Charles,sşçısına şövalye ünvanı vererek, bu ülkenin yemege verdigi önemi anlatır.
\

Polonya Kralı Stanislaus'un da iyi bir aşçı ve gurme oldugu söylenir, o dönem Fransa kralı XV. Louis ile evli olan kızı saray mutfagını denetlerdi.

66 ahkam var
tuttum
1

Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri

tuttum
0

Rus Kızı'na kendini adamış bir blogcu

tuttum
5

HÜRREM SULTAN’IN SARAYA GİRİŞİ

1506-1558
1506-1558
aslen rus asıllı bir Polonyalı köy papazının kızıydı. Köyde geçirdiği sıradan günlerinden birinde Tatar istilacılar köylerini bastılar ve güzelliğinin azizliğine uğrayıp daha 14yaşındayken 1520 yılında kaçırıldı. asıl adı Roxelanne'dı. Bir anda kendini hiç bilmediği bir dilin konuşulduğu topraklarda buldu. Osmanlı’nın Kırım Hanı ilan etmesiyle tahta geçen Giray tarafından Osmanlı’ya sunuldu.
Hareme alındığı andan itibaren hırçınlığıyla fazla dikkat çekmeye başlamıştı. Bulunduğu yerin hapishaneden tek farkının şatafatı olduğunu düşünüyordu. Yine haremi birbirine kattığı bir sırada, tahta henüz yeni oturmuş olan Sultan Süleyman ve annesi Hafsa Hatun içeriye girdi. Sultan Süleyman başına buyrukluğuyla kimsenin zaptedemediği bu genç kızı hayran hayran seyretti bir süre.
Öfke ve hırçınlığın kimseye bu kadar yakışamayacağını düşünmüştü. Masmavi gözlerine vuruldu. Ve bağırdı çevresindekilere; inciltmeyin! Hemen o akşam allayıp pullayıp Padişahın odasına götürdüler Roxelanne'yı. Kafasına koymuştu padişahı kendine aşık etmeyi.
O gece odadan sürekli kahkaha sesleri geliyordu. Sultan Süleyman bu neşeli kızın adını Hürrem koydu. Hürremin tek amacı bir bebek dünyaya getirip padişaha varis vermekti. Adetler gereği varis verince ya kölelikten kurtulup özgür olacaktı yada padişahın nikahlısı.
Sultan süleyman büyülenmiş gibiydi, sürekli Hürrem'le vakit geçiriyordu. Geceler ilerlerken Hürrem amacına ulaştı ve Sultan Süleyman’a bebek beklediğini müjdeledi.. Padişah çaresizdi çünkü hristiyan kullarla evlenmek mübah değildi. Sultan Süleyman'ın ilk oğlunun(Şehzade Mustafa)nın annesi Mihridevran olan biteni sessizce izliyordu. Bir gün dayanamadı ve atladı Hürremin üzerine. Hırpalamıştı Hürremi oldukça, kendisi nikahlanmak istiyordu Kanuni Sultan Süleymanla. Ama ters tepti bu yaptığı, Hürremin abartılı anlatışıyla kavgayı öğrenen Sultan Süleyman hiddetlendi ve hürremle nikah kıydı. Böylece Hürrem Sultan islam dininden gelmeyip padişahla evlenen ilk gayri müslim oldu.
8 ahkam var
1 2 3 ... 6 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri