Sabah Gazetesi'nin bir haberinde "Deniz Baykal'ın Gençlik Sırrından" bahsediliyor.

Bilmeyenler ve şaşırmak isteyenler için söylememiz gerekiyor, Deniz Baykal 1938 doğumlu, yani yakında 70'ini de dolduracak. "Öyleyse nasıl bu kadar saçı var?" diyenler için doğru cevap bu habere göre Antakya Defne Sabunu.
Aslında bence pek de lüzumsuz sayılmaz bu bilgiler, haberin orjinalliğini bozmamak için aynı başlığı kullandım.
Bu tür detay bilgileri, onları aklımıza getirebilecek (tetikleyecek) bazı ara başlıklara rastladığımızda tesadüfen öğreniyoruz...
İşte o tür bilgilerden bir kaçı; (haber kaynağı burası)

Yazının başlığını okuyup da umuyorum "atmasyona bak" dememişsinizdir. Ya da sinirlenip saç başınızı yolmamışsınızdır. Efenim dilimizin güzide cümlelerinden saç baş yolma gerçek oldu. Eğer siz de sinirlenip saçınızı, kaşınızı, tüylerinizi yoluyorsanız bilin ki hastasınız. Hastalığınız hemi de dürtü kontrol bozukluklarından kabul ediliyor. Üstelik gayet de alacalı bir ismi var. Yazması ve okuması biraz zor olan, Trichotillomania. Kısaca ona TTM diyoruz. Daha da basitçe söylersek kıl sökme, yolma hastalığı. Köken olarak Eski Yunanca'ya dayanıyor. Tricho yunancada saç anlamına geliyormuş.

HERŞEYİN BAŞLANGICI
Çocukların gamsızca, düşüncesizce dışarıda oynadıkları, koşup durdukları saatler Schiller için dışarı çıkma saati hiçbir zaman olmamıştı. Bu sebepten dolayı genelde o, akşam saatlerini tercih ederdi. Etraftakiler bu garip, suratı asık adama pek alışamamışlardı. Kimisi korkuyor, kimisi zararsız olduğunu düşünüp ara sıra karşılaştıklarında sohbet etmekten kaçınmıyorlardı. Aslında bu zamana kadar kimseye zararı dokunmamıştı. Somut birşey yoktu ortada. Görenler sadece onun yüz ifadesinden kızgın bakışlarından yola
çıkarak onun zararlı, çok tehlikeli bir adam olduğunu düşünüyorlardı.