Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Haydi Gençlik Go.."

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

saçmalık hakkındaki yazılar:

\
Bir süredir bildiğimiz üzere, youtube'a erişim DNSler üzerinden "bu site mahkeme kararıyla kapatılmıştır" içerikli bir sayfaya yönlendirilerek engellenmeye çalışılıyordu.

Azıcık teknolojiden anlayanlarımız yahut anlayan eş dost sahibi olanlarımız DNS ayarlarımızı değiştirerek youtube'a girebiliyor, yasak yokmuşçasına fink atabiliyorduk.

Lakin bugün öğlen vakti, bir anda youtube açılmaz oldu. Dedim geçici bir şeydir herhalde, baktım geçmiyor, eşe dosta sormaya başladım. Türkiye sınırları dahilindeki kimse (dns lerini değiştirmiş olanlar dahil) giremezken yurtdışındaki herkes youtube'da hoplaya zıplaya fink atabiliyordu.

87 ahkam var
\
Ekmek kırıntısı değil, olsa keşke, arkadaşlarımın ve çevremdekilerin aşklarından arta kalanlar.. Çünkü ekmek kırıntıları bir işe yarar, kuşlara verirsiniz, karınlarını doyurursunuz. Mutlu mutlu şakırlar, size teşekkür ederler.. Ama biten sevdalardan arta kalanlar hep mutsuzluk veriyor. Asık yüzler, şişmiş gözler, yorgun ve mor göz altları, umutsuz cümleler barındıran vücutlar dolaşıyor etrafınızda.. Size can sıkıntısı aşılıyorlar, ‘ yapma , etme, üzülme’ diyorsunuz, kulağı görünmez pamuklarla dolu vücutlar ağıt yakıyor etrafınızda. Birbirlerini aldatıyorlar, yalan dolan bürüyor gözlerini, dürüstlüğün anlamını bir sonraki ilişkiye saklamaya söz veriyorlar, fark etmiyorlar ki akrep-yelkovan işbirliğinde vakit çok hızlı akıyor, bilmem kaçıncı sevdayı geride bırakmış oluyorlar.. Ben kızıyorum, daha çok üzülüyorum, bir şeyler yapmak istiyorum ama yapamıyorum, ne tanıdıklarım ne tanımadıklarım için.. Sadece kendi adıma ‘ ben böyle kolayca tüketmeyeceğim’ diyorum. Fidan 50 yılda ağaç oluyor, bir testereyle kesip atıyorsunuz koca ağacı. Dalları, kalp damarlarınızdaki kan aslında, kesince fışkırıyor, akıyor boş yere, yerinde durup size can vermesi gerekirken.. Olmasa böyle, keşke olmasa. Keşke gurur, ihanet, kalleşlik, kin bilmese bu saçmasapan beyinlerimiz. Kaybetmeden anlasak elimizi tutan o elin değerini..
Son söz; bunlar kaybedilmiş bir aşkın ardından yazılan cümleler değil, aksine toplumun nacizane bana bolca örnekler gösterdiği yitik aşk fakültelerinin bölüm dersleridir. Örneklerin sahipleri bu derslerden hep kalmıştır. Ama asıl olan fakülteden atılanların bile afla geri dönme şansları olduğunu unutmamalarıdır..
Siz de unutmayın.. Affedin, affettirin.. 40 yıl sonra hala aklınızda ve kalbinizde x kişinin aşkıyla dolaşacak acıyı yaşatmayın kendinize..Fazla üstünüze geldiysem beni de affedin hafif dostları..
10 ahkam var

Geçiyorum kendimden sessizliğimde, yalnızlığımda.Yolculuk üstüne yolculuk... Bazen çok yorgun bazen çok mutlu bazen kızgın bazen hüzün dolu dönüyorum. Etraf gürültü doluyken ben neden sessizim diye düşünmedim diyemem. Ama cevap hep geldi geçti düşünülmeden. Duvar. Yıllardır huzurlu duvarlar ama yetmiyor artık. Sessizlik bir tercih mi benim için yoksa öylesine alıştığım bir durum mu. Hadi bozun sessizliği kelimelerle ...ağzıma. Sıkıcı oluyor anlarsınız ya sessiz oyun. Yapabilceğim son şey (yani şimdilik aklıma gelen) haykırmak. İstemiyorum sadece sessizlik olmasını. Huzurum kaçsın hadi. Canı sıkkın olan küfretsin bana, mutlu olan iki dakika ayırsın bana, ağlayan omuz istesin benden... İsteğimin sebebi her cümlem gibi basit. Ben de aynılarını istiyorum. Şansım nedir? Bilmiyorum.

3 ahkam var

Bazen dünyada bu kadar çok insan yaşadığına inanamıyorum. İnanasım gelmiyor. O kadar fazla insan, o kadar farklı hayatlar varki, düşündükçe çıldırcakmışım gibi hissediyorum, bırakıyorum düşünmeyi...ama olmuyor, yeniden düşüyor aklıma. Bu kadar çok insan, bu kadar çok farklı yaşam nasıl olabilir.

Düşünsene Paris'in cafelerinden birinde oturup kahvesini ve sigarasını içen yaşlı bir fransız kadın, aynı anda Irak'da oğlunun cesedini arayan Iraklı bir kadın, aynı anda amerikada golf oynayan emekli bir adam, aynı anda Türkiye'de emeklilik maaşı yetmediği için çöplerden topladıklarını satarak geçinmeye çalışan yaşlı bir emekli var bu dünyada.

15 ahkam var
Da Vinci
Da Vinci
Susma hakkımı kullanmak istiyorum bağırarak...
Gerçeğin benim gözlerimden yansıyan değil de yansımayan, yaşanmamış değil yaşanmış, her şeyin bitmiş olduğunu insanlara susarak bağırmak istiyorum… Sadece susmak istiyorum. Bir gece yarısı, bir gün batımı, bir tan vakti gözlerimi göklere çevirip sadece içerimi görmek istiyorum ve tüm insanlarında bu suskunlukla doğmasını… Yaşamak istemiyorum çünkü; yaşamıyorum çünkü dünyada değilim varlığım ışığımı gölgeliyor, her nefes alıp verişimde; oysaki gölgem benden daha aydınlık hatta iddaa ederim ki güneşi bile bizim karanlığımız aydınlatıyor. Oysaki susmalıyım… Kendimle yalnız değilim, sadece yalnızlığım kendimle kalabalık…Ve bağıra bağıra susuyorum artık gözlerimle nefes almaya başlıyorum. Dökülen tek kelimelik göz yaşım var oda yine kendim…Kendi gözlerimden akıyorum kendi gözyaşımla yıkanıyorum…
19 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu