Türkiye, Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine yıllar önce başladı, hepimizin artık ezberlediği, belki de bıkmaya başladığı bir süreç bu. Gençliğimiz için, orta yaş dönemimiz için çok uzun süreler çeşitli sonuçlar için bekleyip durduk; gümrük birliği, üyelik müzakereleri, başvurunun kabul edilmesi vs. Oysa bir ülke için çok kısa zamanlar bunlar. Bakın doğu bloku çökeli nerdeyse 20 sene olacak, konuşmalarda yeri geldiğinde “batı sistemine yeni katılan doğu bloku” denilebiliyor. Yani sözün kısası, 2013 veya 2020 yılı bu yazıyı okuyanlar için uzak bir dönem olabilir ama bir ülke için bir adım ötesidir aslında.
Son birkaç yıldır gündemden hiç düşmeyen Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaosa çevirmeyi başardık. Bu konuda kimlerin haklı kimlerin haksız olduğu konusu sürekli tartışıldığı için tekrar aynı şeyleri yazacak değilim.
Ancak yazılı bir anayasamız olmasına rağmen sanki her bir maddesi sonradan inceleniyor ve uygulanmak isteniyormuş gibi önce birtakım işler yapılıyor sonra anayasa maddeleri ortaya çıkıyor.
Üstelik bizim Anayasa kitabımı unutulacak bir kitap da değil. kitabın başına bir iş gelir diye birde her türlü ayrıntıya sahip sitesini yapmış büyüklerimiz. Bu da yetmezmiş gibi Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunu da ayrı ayrı anlatmışlar.
Hafif'in eski müdavimlerinden, Paris'ten ziyaretime gelen Mösyö Labyrinth'in, Beyoğlu'nda sürterken "rakay" gibi olduk demesi üzerine biraz ondan bilgiler aldım biraz da araştırdım. Racaille kavramı Fransa'da banliyölerde yaşayan, eğitim, sağlık ve iş gibi sosyal haklardan sınırlı olarak yararlanabilen bu nedenle suça eğilimi yüksek gruba Sarkozy tarafından yakıştırılmış tanımlamadır.

Medyatik olmak adina DNA'sinda dahi bulunmayan yetenekleri, sacma sapan ipsiz islere giren insanlar hep olmustur, Elhamdurillah populerkultur var oldugu surece de bu hep war olacaktir.
Bu medyatik tiplerr den oldum olasi hoslanmam, oyle insani sevmam, cekinirim, ekseriyetle salak olurlar, galiz kufurler ederim o insana, dunyanin neresine giderseniz gidin bole insanlar revactadir hep. Tipki su gunlerde Fransa da nisan ayinda yapilacak olan Cumhurbaslkanligi secimleri icin en Medyatik adaylardan birisi olan Sarkozy yada kisaca Sarko denilen "devsirme" Fransiz gibi;
Bu Sarko' nun medyatik yildiz olmak gibi bi derdi yok tabi ki ama medya yi ceberutca kullanarak Cumhurbaskani olmak gibi bir derdi war.