

Sevginin yerini menfaat, yagcilik almis,
saygi, hosgörü cok gecmiste kalmis,
kardeslik, paylasma bu da neymis?
insanligi, her yeri karanliklar sarmis..
Karanligin icin de sürünen bir nesil,
aydinligi bulamayan olur sersefil,
ucundadir tunelin isik bak yemyesil,
hala karanligin resmini cizer bizim sefil..
Adam kayirmalar, kalleslikler hep bizde,
vurdumduymazlik, aymazlik sadece bu nesilde,
fitne, fesat, kin dedin mi kat kat sinesinde,
serserice, caktirmadan yapar bunlari hem de..
Üc bes serseri takimi cikmis meydana,
islami kötüleyip vurgu yaparlar imansizliga,
koyarlar kendilerince özgürlügün adini da,
vay sizin ben özgürlük cagdaslik anlayisiniza..
Bakin simdi siz bu soysuzun soysuzlarina,
islamla cagdaslik, demokrasi olmaz sananlara,
meydan kalmis artik bu kudurmus cakallara,
vay ben sizin demokrasi özgürlük anlayisiniza..
Özgür irade derler, konusurlar konustukca,
sen konusunca suclarlar hemen yobazlikla,
yontarlar her seyi kendi özgürlük anlayislarinca,
vay ben sizin cagdaslik, özgürlük anlayisiniza..
Adam adam olmayinca dostluk mu tanir?
uzatirsin sevgi elini bunu da yalan sanir,
kin nefret dolmus ici disi ha bire yaltanir,
hosgörü kardeslik dedin mi apisip kalir..
Tohumun sevgidir dersin zavalli bakakalir,
ask sevgi kardeslik hosgörü de yakalanir,
bilmez ki söyledikleri corba gibi calkalanir,
kardeslik sevgi dostlukta o hep apisip kalir..
Yazilarin da o hep gülücük atar alaya alir,
Ana Baba sevgisini O, cocuklukta sanir,
budur onun felsefesi yolu sevgimi tanir,
dostluk sevgi saygi dedin mi apisip kalir,
Siirle cevap yazarim birileri bundan huylanir,
bu aymazlar nedense hep siirden gidiklanir,
yazdiklarima mani yazma yeter diye hayiflanir,
kardeslik dedin mi yavrucegizler apisip kalir..

Arkadaslar, bu bir veda yazisi degildir. Bunu bastan yazayim da herkes bilsin...
7 aydir aranizdayim. Bu zaman icinde dostluklarim oldugu kadar, kirdiklarim da cok oldu...
Burda bir, bir isim zikretmeye gerek duymuyorum. Zaten onlar kendilerini bilirler...
Zaman zaman fikir ayriliklarina düsüyor, bir hic ugruna hirslaniyor, bir birimizi kiriyoruz. Bazilarimiz cok kiriliyor unutamiyor, bazilarimiz (benim gibi) her seyi cabuk unutabiliyor, cabuk affedebiliyor.
Sahsima karsi söylenen sözleri de, söyleyen arkadaslari da coktan unuttum bile. Cok istiyorum sinirlenmeden sakin tartisabilmeyi. Inanin cok, ama cok istiyorum kimseyi kirmamayi üzmemeyi. Bazen bir an'lik sinir ömür boyu sürecek dostluklari, arkadasliklari mahvedebiliyor. Bunun da bilincindeyim. Fakat o an gelince bir türlü hakim olamiyorum kendime...

Dün aksam tv'yi actim. Anahaberlere bakiyorum. 8 sehit haberi ile bir kere daha yikildim. Önceki 5 sehidimizin cenazelerini gözyaslari ile izlerken, kücük kizim yanima geldi. Sehit yakinlari agliyorlar, figan ediyorlardi. Kizim da aglamaya basladi...
Hem agliyordu hem de buruk bir sesle, Baba neden? Neden oluyor bu savaslar? Diye soruyordu...
Kizim henüz 13 yasinda, Bu güne kadar O'nu hep haberlerden, kandan, kinden uzak tutmaya calismis barisi, sevgiyi, kardesligi ögretmeye gayret göstermistim...

Sadakat,
Kin,
Nefret,
Sevgi,
Hırs,
Akıl,
Erdem,
Kıskançlık,
Çılgınlık mekanın birinde toplanmışlar, o an yanlarında olmayan Aşk`ın arkasından konuşmuşlar….
Çılgınlık duyduklarından çok etkilenmiş…
- Ne yapıp edip ben bu Aşk’ı bir yerlerde yakalamalı ve ona sahip olmalıyım, diye karar vermiş…
Tüm gücüyle düşmüş aşkın peşine… Ne yaptıysa, ne kadar koştuysa bir türlü Aşk’ı yakalayamıyormuş… Pes etmek de çılgınlığına yakışmayacağından Hırs ve Nefret’in öğüdünü dinleyip Aşk’a tuzak kurmak için eline ucu çatallı bir sopa almış…..


Cubugu dudaklarima yerlestirip…derin bir nefesle ucunu tutusturdum, yapmadigim bu ritüeli sanki ilk nefeste…ruhumun yüzyillar öncesine cekmistim, nerde ne yapilacagini nerden biliyordum ????cubugu ona uzatinca , benimde ayni sekilde tutugunu onun ellerine bakinca anladim...sanki kulagima bir ses