Gülebiliriz.. Mutlu olduğumuz için ya da mutlu görünmek istediğimiz için. Çokluklardan yokluklara, aydınlıklardan karanlıklara, sebeplerden sonuçlara, olanlardan olacaklara uzanan, uzanacak olan bazen yalın bazen karmaşık hayatlarımızda herbirimiz başrol isteriz. Bilmeyiz aslında yönetmenlerin bile bizler olduğunu; jenerik biziz, kameraman, söz yazarı (senarist) ve hatta replikler bile biziz. Hepsinden öteee, başrol bizim. Oyuncuları kendimiz seçiyoruz. Aktör/aktris sen ol, arkandaki fonda bir manav olsun veya bir deniz ve biraz da güneşli hava. Seçimler seçenekler sınırsız (beyin kıvrımlarınla sınırlı!). Seç, yaz, oyna sonra geç karşısına izle. Çünkü izlerken tebessüm edebildiğin kadar başarılısın hayatında, tebessüm edebildiğin kadar mutlu...
bir öğretmen arkadaşım bugün "bıktım artık, öğrencilere matematikten sınavlarını klasik hazırlıyorum. Müdür bey illahi test yapacaksın diye huzursuzluk yaratıyor. hay ben böyle eğitim sisteminin... ya sabır ya sabır ya sabır..." diye söylendi gitti. ardından düşündüm kaldım... gerçektende çoktan seçmeli test hayatımıza öyle bir girdi ki... yazılı, sözlü, çoktan seçmeli, performans/beceri testi, acaba en iyisi hangisi? gençlere yazık oldu.. geçenlerde otobüste bir grup gencin konuşmalarına istiyerek kulak misafiri oldum da biri "ya abiii geçen akşam mideyi bozmuşum istifra ediyorum o anda sanki içimden çıkanlar test sorularıydı" diyor. "seçenekler, çeldiriciler, abcde şıkları fen mat. biyo.kimya fizik formüller" hayatımdan hepsini bir anda silip atmak istiyorum ama nafile" dediğinde hepsi kendi deyimleriyle gülmekten yıkıldılar... hiç olmazsa gülme duyguları kaybolmamış bu çocukların diye iç geçirdim... bir dolu bunalımlı insan küçüğüyle büyüğüyle....