
insan öldürmek her ne kadar ontolojik kökenimizde olsa da o kadar kolay değildir. bunu dave grossman araştırmış: öldürme söz konusu olunca insanlar henüz seks yapmamış ergenler gibi sürekli konuşurlar. olan biten herşeyi öğrenirler, bütün mekanizmayı anlarlar ama kimseyi öldürmemişlerdir. cephede çevrenizde kurşunlar uçuşurken duygularınız altüst olur. filmlerdeki gibi değildir. filmler de herşey siyah beyazdır savaş siyah beyaz değildir bir çok gri ton vardır. bunu anlamak için tarihe bakmak yeterlidir, II. dünya savaşında askerlerin yalnızca yüzde 15-20si düşmana ateş etti, I. dünya savaşı ve içsavaşta da durum benzerdi çok farklı değildi. II. dünya savaşı sırasında pilotlar da durum çok benzer, bir çok pilot bir tane bile düşman uçağına ateş etmedi havadayken. kore'de düşmana ateş etme oranı yüzde 55e çıktı. vietnam'da bu oran yüzde 95. oranların artışı yanıltıcı olmasın çünkü bu ateşlerin çoğu düşmanı öldürmek üzere yapılmadı. savaşlardaki ölümlerin çoğu bomba ve benzeri silahlarla gelen toplu ölümler. kurşunla ölüm oranı vietnamda çok çarpıcı: 52 bin kurşuna karşılık 1 ölü!
-Sean McNamara isimli "aile babası" doktorumuz, Julia Roberts’ın eski manitou’su olur!
-Kylie Minogue, yakışıklı ama pek cerrahlıktan anlamayan doktorumuz Christian Troy (Julian McMahon)’ın eski baldızı. Yani, Doktor Troy, eskiden Danni Minogue ile evliymiş. (Baldız baldan tatlıdır sözünün gerçeğe dönüştüğü durumlardan biri!) Aynı zamanda, eski Avustralya başbakanının oğlu olması da ilginç denebilecek ayrıntılardan biri.
-Joely Richardson, McNamara’nın dengesiz ve nevrotik eşi, Vanessa Redgrave’in kızı.
-Eski playmate ve Bond kızı Famke Janssen’in dizide birkaç bölüm rolü var..ve bir transseksüel!