Üc bes serseri takimi cikmis meydana,
islami kötüleyip vurgu yaparlar imansizliga,
koyarlar kendilerince özgürlügün adini da,
vay sizin ben özgürlük cagdaslik anlayisiniza..
Bakin simdi siz bu soysuzun soysuzlarina,
islamla cagdaslik, demokrasi olmaz sananlara,
meydan kalmis artik bu kudurmus cakallara,
vay ben sizin demokrasi özgürlük anlayisiniza..
Özgür irade derler, konusurlar konustukca,
sen konusunca suclarlar hemen yobazlikla,
yontarlar her seyi kendi özgürlük anlayislarinca,
vay ben sizin cagdaslik, özgürlük anlayisiniza..
Simdiye kadar bu konu ile ilgili bir yazi yazmama karari almistim, fakat o kadar cok catlak sesler cikiyor ki" bunlari anlamak mümkün degil...
Malesef Hafif yazarlari icinde ne siyasetten anlayan var, ne de insan onur ve haysiyetinden. Ancak biz istemezük cigirtkanlari kendileri söyleyip kendileri dinliyorlar...
Neymis efenim; biz buna izin verirsek Iran'a dönermisiz. Ullan Iran yillardir bize özenip bize dönmeye gayret ederken, bunlar bozuk plak gibi hep ayni seyleri söylüyorlar...
Efenim, olur mu bu? Cumhuriyete, Laiklige karsi bunlar. Cumhuriyetin kökünü kazimak istiyorlar, gibi yaygaralar almis basini gidiyor...
Hep sorulur ya.. En çok güvendiğiniz kurum hangisi diye. Prof. Dr. Yılmaz Esmer başkanlığında 226 medya seçkini ile görüşülerek yapılan Medya ve Değerler Araştırması'na göre bakın medya en çok kime, kimlere güveniyormuş.
Genelkurmay Başkanlığı’nın internette yayınlanan bildirisinin ardından ordu-siyaset-medya ilişkileri yeniden gündeme geldi. Ordunun siyasete karışmaması gerektiği yönünde görüş bildiren medya mensupları kadar, ordunun böyle bir bildiri yayınlamaya zorunlu kaldığını ancak bu durumun demokrasi açısından bir sıkıntı yaratmadığı görüşünü savunan medya mensupları da oldu.
