Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Güncel Haberler"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

sefer tası hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
2

Şeyler

Bir zamanlar bazı şeyler vardı. Bunların ortak özelliği sadece bize ait ve artık kullanılmıyor olmaları. En azından ben öyle sanıyorum.


1. Ötücü plastik sürahi: Masaüstü/ ortaboy/ şeffaf/ su dökerken kuş sesi çıkarır.


2. Kestane tekne: Karadeniz işi/ suyun üstünde kalan kısmı çok yüksek/ balık için/ pıt-pıt-pıt diye sesi gelir uzaktan/ yavaş gider.




3. Yol aynaları: Yolun gözükmeyen kısmını gösterecek şekilde açılandırılmış. Sonuncusu Tavukuçmaz (şimdi Akyol sokak-Cihangir) yokuşunun Kazancı’yla kesiştiği küçük kavşağın sağındaydı. Fındıklı’dan çıkan, sola sapmadan önce Tavukuçmaz’dan inen vasıtayı görürdü- vice versa.


4. Sıcak su torbası: İçine sıcak su konur/ yumuşak plastik/ ağzı kapanır/ kışın yatağına alır istediğin yerine koyarsın/ üşümezsin/ acayip kadın hayali kurdurtur.


5. Zombi-zambo: Çiklet/ üzerinde zenci kadın ya da arap kadın resmi var/ almadan önce ambalajını yırtmadan kenarından içindeki artist resmini çıkartmaya çalışırsın/ sende varsa başkasını almak için/ hafif baharatlı tuhaf bir tadı vardı.


6. Paket taşımaçı: O zaman ne dendiğini unuttum/ o yüzden bu yeni uyduruk lafı buldum/ naylon torba falan yoktu o zaman/ paketler ipe sarılırdı/ ip beyazdı/ sicim açıkkahve veya griydi (ne alakası var konuyla)/ epeydir o beyaz ipten de yok ortalarda/ neyse ip eli kesmesin diye paketin ortasında buluşan iplerin üstüne iki yanı kıvrık bir cisim takılırdı/ kalın karton/ rulo yapılmış/ küçük/ elin sığacağı boyda, kavrayabileceği kalınlıkta/ 12 cm falan/ bu tuhaf şeyi eve gelince açardım/ meğer tek bir kalın kağıtmış bu rulo/ 0’lar, 1’ler ve küçük kareler olan satırlar vardı üzerinde/ bilgisayarla ilgiliydi herhalde/ o zaman bilgisayar ne arasın/ en yakın alet teleks.


7. Sefertası: Metal/ yuvarlak/ çapı 15 cm civarında/ yapılmış yemek konur içine/ öğlen veya akşam, tası ateşin üstüne koyup ısıtırsın/ yemeğini yersin/ 1’den çok olabilirler/ bir çorba, bir yemek, bir de ekmek için mesela/ bu durumda üstüste raptedilebilmek için yandan kulakları vardır/ en üstte de taşımak için sapı bulunur/ öğlen dışarda yiyecek parası olan çocukların, evden sefertası getirenlerle dalga geçmesi ve bu sonuncuların da utanması sonucu terkedilmiştir/ ismi çok güzeldir.



Başka şeyler de olmalı. Hatırlayamadım şimdi.

107 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri