Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Bebek battaniyeleri"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

seks hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
9

Fahişelik

Eflatun: "Fahişeler erkeğin içindeki doymayan hayvanı besler."

Fahişelik hiç kuşkusuz dünyanın en eski mesleklerinden biridir. Fahişeler tarih boyunca aşağılanmış, dışlanmış ve aynı ölçüde de vazgeçilmez olmuşlardır. Bu yönüyle bu kesinlikle ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.

\
İlk önce; fahişelik nedir? Cinsel zevk için değil, karşılığında para gözeterek ve çoğunlukla hiçbir seçicilik göstermeden insan vücudunun kiralanması veya satılmasıyla cinsel ilişkinin gerçekleştirilmesine fahişelik denir. "Fahiş" arapça toplumsal ahlaka uygun olmayan demektir.

Fahişeliği suç olarak gören Fransız avukat Jean-Gabriel Mancini'ye göre ise bir cinsel ilişkinin suç sayılabilmesi için bunun bazı koşullar altında olup bitmesi gerekir: zorlama, süreklilik, her önüne geleni kabul ediş, dolayısıyla seçim yapma yasağı, başla hiçbir geçim kaynağı bulunmamak ve son olarak da Justinyen yasasının sine delectu'su (zevk almama).

Toplumların kökeninde bugünkü anlamıyla fuhuş varolmamıştır. Fuhuş yapmak alışveriş yapmaktır. Oysa eski çağlarda kadın bu alışverişte akit yapan taraflardan biri olmadığı gibi, bu alışverişin bedelini alıp muhafaza eden de değildir. Aslında fuhuş tarihi, muhabbet tellalığının tarihiyle atbaşı gider.

Spacer
Spacer
14 ahkam var
tuttum
18

Sinemada Faşizmin Tarihçisi…

resim:profile.myspace.com
resim:profile.myspace.com

Bernardo Bertolucci (16.03.1941- )
Bertolucci, yazar ve sinema eleştirmeni Attilio Bertolucci’nin oğlu. Parma’da dünyaya gelen ve babasının izinden gitmeyi düşünen genç Bertolucci, edebiyat fakültesine yazıldı. Üniversiteye devam ederken yazdığı “Gizem Arayışında” adlı şiir kitabı ile 1962 yılında önemli edebiyat ödüllerinden olan Vieareggio ödülünü kazandı.

Bertolucci ilk yönetmenlik denemesini, 1961 yılında tanıştığı Pier Paolo Pasolini’ye ‘Accatone’ (Dilenci-1962) adlı filmin yönetiminde asistanlık yaparak gerçekleştirdi. Bu işten sonra 22 yaşındaki Bertolucci, yönetmen olmaya karar verdi ve üniversite tahsilini yarım bıraktı. Aynı yıl içinde tamamladığı ilk yapıtı, ‘La Commare Secca’ (Sıska Vaftiz Anası-1962) adlı filminde bir fahişenin öldürülmesi olayını anlatan Bertolucci; bu filmi amatör oyuncularla çekti.

Yönetmen, ikinci filmi ‘Prima Della Rivoluzione’ (Devrimden Önce-1963/64) ile eleştirmenlerin ilgi noktası oldu. Bununla beraber kendi çevresinden kurtulmayı başaramayan, orta sınıf bir gencin öyküsü seyirciler tarafından tutulmadı ve Bertolucci parasal sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Ünlü yönetmen, sinema çalışmalarına bu sebepten ötürü dört yıl ara verdi.

Faşizme karşı 1969-1970 yıllarında çevirdiği iki filmle Bertolucci, İtalyan faşizmini irdelemeye başladı. ‘La Strategia Del Ragno’ (Örümceğin Stratejisi-1969) adlı filmin konusu: Babasına bir faşizm kurbanı olduğunu ve siyasal geçmişinden dolayı öldüğünü düşünerek tapan bir oğul, onun bir hain olduğunu öğrenir. Bertolucci, burada ince ince hesaplanmış bir anlatım yöntemi kullanmıştır. Alberto Moravia’ nın romanından uyarlanan ‘II Confarmista’ (Konformist-1970) adlı filmi ile Bertolucci, kendi ifadesine göre “Faşizmi burjuvazinin bir hastalığı olarak” tarif eder.

Spacer
Spacer
44 ahkam var
tuttum
26

Deliliğin Dudaklarındaki Islık

\
Clive Barker'ın romanlarında korku kültü bir sis bulutu gibi çöker okuyucunun üzerine. Sis dağıldığında, zihninizi delip geçen fantastik dünyalar kalır geriye, o da kana bulanmış bir şekilde. Barker, kitaplarındaki kısa öykülerle üstünüze başınıza kan sıçratır adeta. Malzemesi, içerdeki veya dışarıdaki; ama daima devinim halindeki kan damarlarıyla insanın ta kendisidir. Ölüm, kan gölünün ortasında bir anda yükselen gizemli bir adadır adeta. Sonsuzluğun yeni bir boyutunu sunar okuyucuya. Ölümle yaşam arasında kalan varlıklar, tam da Barker’ın bahsetmeyi en çok sevdikleri arasındadır ve bu varlıklar illa ki deliliğin sularında yelken açan paramparça bilinçlere sahiptir.

Onun kaleminde insan malzemesi öyle bir şekil alır ve öyle bir teşhir edilir ki, öyküleri okurken tüm derinizi kaldırıp bizzat görmek istersiniz kendi içinizi. Öykülerinde, bir yanda üst üste yığılmış insan etlerinden oluşturulan tepeler savaşa tutuşturulur, diğer yanda yaydığı karanlıktan ötürü bugüne kadar gölgede bırakılan gecenin çocuklarına ya da ayın döllerine, gece ekspresiyle taşınır insanoğlu kurban olarak.

Spacer
Spacer
31 ahkam var
tuttum
11

Kama Sutra: Aşk ve cinsellik sanatı

Kama Sutra
Kama Sutra
Kamasutra Hindistanlı aydını Vatsyayana tarafından aşk üzerine yazılmış antik Hint yazısıdır. Kama sutra genellikle Kama Shastra ismi ile bilinen yazılardan en önemli ve göze çarpanıdır. Kama Sutra bilindiği üzere aşk ve cinsellik sanatıdır.

Geleneksel olarak ilk defa Kama Shastra veya Kama'nın öğretisi Şiva'nın bekçiliğini yapan kutsal boğa Nandi'ye atfedilmiştir. Tarihçi John Keay Kamasutra'nın milattan sonra ikinci yüzyılda toplanmış ve şimdiki haline getirilmiş bir özet olduğunu söylüyor. Bu oluşumun Batı dünyasında nasıl bu kadar tanındığını Kama Sutrayı tercüme eden Richard Burton şu sözlerle açıklıyor:

Richard Burton
Richard Burton
Vatsyayana'nın nasıl gün ışığına çıkarıldığı ve İngiliz diline çevrildiği bazı insanlara ilginç gelebilir. Böyle oldu: Uzmanlarla birlikte "Anunga Runga, veya aşkın safhası"nı tercüme ederken sık sık Vatsya'dan bahsedildiği ortaya çıktı: "Bu veya şu fikir bilge Vatsya'nın idi", "Bilge Vatsya bunu dedi" vs. Doğal olarak Vatsya'nın kim olduğu sorusu soruldu ve uzmanlar Vatsya'nın Sanskrit edebiyatına ait aşk üzerine yazılmış bir metnin müellifi olduğu şeklinde cevap verdiler. Mumbai'de bulunan elyazmanın kopyası eksik olduğu için yetkililer Benares, Kalküta ve Jaipurada bulunan Sanskrit kütüphanelerine kitabın elyazması için mektup yazdılar. Elyazmasının kopyaları elde edildi, daha sonra birbirleriyle karşılaştırıldı ve kopya İngiliz diline çevrildi.
Kama Sutra harfi harfine "cinsel zevk üzerine bilimsel inceleme" anlamına gelmektedir. İslami ve birçok dini öğretilerden farklı olarak Kama Sutra cinsel ilişkiyi sadece insanın çoğalması için yapılan eylem olarak görmüyor. Kama Sutra cinsel zevk kültürü olarak da adlandırılabilir. Eski Hintliler hayatın dört anlamı olduğuna inanıyorlardı: dindarlık (dharma), maddi başarı (artha), kurtuluş (moksha) ve cinsel zevk (kama). Bunların dördü de eşittir. Hint dünyasında cinsel zevk arayışı dinsel arayış kadar saygı görüyordu.

Kama Sutra'nın bahsetdiği cinsel kültür bizimkine şaşırtıcı biçimde benziyor. Kitap kadınlar ve kızların babalarına, eşlerine veya erkek kardeşlerine bağımlı olduklarını tasvir ediyor.

Spacer
Spacer
22 ahkam var
tuttum
36

İstiridyenin Çilesi

inci
inci
...
Yıllardır kadınlar, değerli inci kolye ve küpelerini takarak cemiyet hayatına karışırlar. Aslında, o değerli maddenin oluşması için nasıl çileli bir süreçten geçtiğini kimisi bilir, kimisi bilmez, belki kimisi de ilgilenmez...

Oysa istiridye hayvanı, mutlu mesut yaşarken birgün, kabuğundan içeri o kum tanesi kaçıvermiştir. Olay böyle başlar.

Spacer
Spacer
45 ahkam var
tuttum
3

Swingerlık - Sapıklık mı Hayat Tarzı mı

Swinger Club
"Swinger" kelimesine sözlükte baktığımızda karşımıza "Bir çiftin, özellikle evli bir çiftin seksüel partner değiştirmesi" ifadesi çıkıyor. Swing kelimesi 1920lerde siyahi insanların keşfettikleri yeni müzik türüne "Swinging Jazz" demeleriyle ortaya çıkmış. Aslında savurma, fırlatma, sallama, salınma, döndürme gibi dans hareketlerini anlatıyor.
Eskiden swinger
Eskiden swinger
50lerde swing yapan anlamına gelen swinger kelimesi anlamını aştı ve bu kişilerin yaşam tarzlarını gösteren bir kelime oldu. Şık, modaya uygun giyinen, seksi, karizmatik. Herkes "swinger" diye anılmak istiyordu. 70lerde ise kelime bambaşka bir hal aldı. Artık swingerlar eş değiştiren kimseler olarak anılmakta.

Swingerlık 80lerde hızla yayıldı. Birçok kulüp açıldı. Fakat AIDS'in ortaya çıkışıyla durakladı, gizli yapılır hale geldi. Klüplerin çoğu kapandı veya üyelik sistemine geçtiler. İnternetin yayılmasıyla swinger olanların sayısı tekrar artmaya başladı. Bazı araştırmalara göre günümüzde 4 milyondan fazla swinger bulunuyor.

Spacer
Spacer
0 ahkam var
tuttum
43

erkekler kadınların ilk neresine bakar

what's on a man's mind
what's on a man's mind
Atlanta merkezli Davranış Nörobilim Merkezi (Center for Behavioral Neuroscience) tarafından finanse edilen bir araştırma, kadın ve erkeklerin cinsel fotoğraflara bakış şekillerini analiz etmiş ve sonuçlar hiç de tahmin edildiği gibi değilmiş. Araştırmacılar, kadınların karşı cinste yüze, erkeklerinse cinsel organa bakacağını varsaymışlar, ancak şaşırtıcı bir şekilde alınan sonuçlar bu varsayımı boşa çıkarmış. Kadınlara oranla, erkeklerin ilk olarak karşı cinsin yüzüne bakma olasılığı daha yüksekmiş. Buna karşılık biz kadınlar, bir erkek ile bir kadının cinsel ilişkisini sergileyen fotoğraflar üzerinde, erkeklerden daha uzun süre yoğunlaşıyormuşuz -ar namus kalmamış-. Bu gibi sonuçlar araştırmacıların, insanların cinsel arzularını ve bu arzuların toplum sağlığı üzerindeki asıl etkisini anlamalarını sağlayan önemli veriler olabilirmiş.

Ve elde edilen bu sonuçlar, Stephen Hamann ve Kim Wallen tarafından 2004 yılında yapılan önceki bir çalışmayı destekler nitelikteymiş. Önceki çalışmanın sonuçları da, kadın ve erkeğin cinsel uyarıcı niteliğindeki şeyleri izlerken farklı beyin faaliyetleri gösterdiğini ortaya koymuş. Son çalışma, bireylerin herbir resimdeki yüz ya da uzuvlar gibi farklı unsurlara gösterdiği ilginin saptanmasını sağlayan göz takip teknolojisini kullanarak, farklı cinsiyetlerin ilgisini incelemiş.

Spacer
Spacer
154 ahkam var
tuttum
2

Fuhuş Turistine Nasihatlar

Pek çok filmde görmüşüzdür yurt dışına çıkan Türk insanının hallerini. Çoğunlukla çekingen, kabul edilmemekten korkan, içine kapanık, güven eksikliği içinde...

Sınırı geçince bağlanan kravatlar, fulara evrilen başörtüleri, mola yerinde olunan traşlar, sessizce tekrar edilen almanca cümleler, ceplerde yalan yanlış bir adres...

Tabii bu ruh halinde o filmlerdeki karakterlerin çoğunlukla -kaçak- işçi statüsünde olmalarının da payı var.

Şimdi, birazdan bağlantısını vereceğim videoda Türk insanının o yukardaki profilini nasıl aştığını; güven eksikliğini, çekingenliğini nasıl attığını göreceksiniz..

Spacer
Spacer
13 ahkam var
tuttum
21

Oğlanı sünnet ettirmek?

Bir çocuğun sünnet olup olmayacağına ebeveyn olarak siz karar verebilir misiniz? Bu konuda ne kadar bilgilisiniz?

Çok önemli kararları, çoğunlukla çok temelsiz önermelere dayanarak, rastgele verdiğimize canı gönülden inandığımdan bu konuya dikkat çekmek istiyorum.

Sünnet nedir? İlk aklımıza gelen tanım şu: "Erkek cinsel organının ucundaki fazla [bazı tanımlarda 'gereksiz'] deri parçasının cerrahi müdahale ile alınması."

Neymiş? "Fazla" deri parçası. Bu noktaya geri geleceğiz. Yahut linke gidip sonra siz geri gelirsiniz.

Spacer
Spacer
69 ahkam var
tuttum
14

Almanya'da 1973 Yılından itibaren Bebekleri Leylekler Getirmiyor

\

Gündemimiz hazır inanılmaz eserler üzerine oluşurken tesadüfen bulduğum az çok da konuyla alakalı dışarıdan bi konu yazayım dedim.

Almanyada bebekleri leylekler getirmiyor, Per Holm Kudsen adlı kişinin 1973 yılında resimli olarak kaleme aldığı kitapta çocuklara bebeklerin nereden geldiği ve nasıl yapıldığı metinler ve resimler desteğiyle anlatılıyor.

Spacer
Spacer
6 ahkam var
1 2 3 ... 14 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri