Sultan 2. Mehmed’in, büyük Rönesans üstadlarından Michelangelo'yu Topkapı Sarayı’na davet ettiği ve bu davetin memnuniyetle kabul edildiği biliniyor; lakin, bu büyük üstadın ziyareti Papa 5. Nicolas’nın müsadesine takılmış ve gerçekleşememişti. (De Osa, 1982) Yine de aynı dönemin ünlü ressamı Gentile Bellini (Fatih’i resmeden ilk ressamdır) ve madalyon sanatçısı Costanza Di Moysis ( Costanzo Di Ferrara olarak da bilinir) sarayda ağırlanmışlar ve 2.Mehmed tarafından patronize (himaye) edilmişlerdir. Fatih’in batının yaşam tarzına ve sanatına olan ilgisini örneklendirmeye devam edeceğim, ama şimdi şu soruyu sormak gerekiyor: Böylesine büyük bir ‘müslüman’ hükümdarın, İslami inanışın yasakladığı aktivitelere olan ilgisi nereden kaynaklanıyordu?

Dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarından Magnum Photos, kuruluşunun 60. yıldönümünü ülkemizde ilk defa gerçekleştireceği "Magnum Fotoğrafları ile Türkiye" sergisi ile kutlamaya hazırlanıyor.

Sergiden seçme fotoğrafları da buradan görebilirsiniz.

Çılgın Alman doktor Gunther von Hagens'in başının altından çıkmış bu fikir, çok kısa sürede ABD, Japonya, Güney Kore ve Çin'de hayli yayıldı. Milyonlarca insan gelip çeşitli pozlarda dondurulmuş kadavralara bakıp, sergilere milyonlarca dolar para bırakıyor.

Resim de gördüğümüz kese kagıdına benzer nesne dünyanın en eski prezervatifiymiş.
1640 Yılında meydana getirilmiş ve üzerinde Latince yazılan bir kullanma kılavuzu varmış. Kılavuzda kullanırken yaralanmaları önlemek için önce sıcak süte yatırın ibaresi geçiyormuş.
Domuz Bağırsagından yapılmış ve şu an Avusturya'da
Tirolean Bölge Müzesi'nde yine buna benzer 250 seks objesiyle birlikte sergileniyormuş.