Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Kazuhiko Nakamura"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

sevgi hakkındaki yazılar:

bir cigara yakayım elemli
rüzgarlara savur türkümüzü
ben uzaklardan dinleyeyim
ağlamaklı usul usul

gecelere tutsak yaşamak
insan yalnızlığında geçmişini yaşar ya hep
öyle kırgınım, öyle savrulmuş
gözlerim dalar gider uzaklara

duman duman kederim
sevdam hala yüreğimde yaşıyor
geçmişin güzelliğiyle, varlığının özlemiyle
ağlamaklıca biraz ve usul usul

furkan iren
25 haziran 05

3 ahkam var

"Huma kuşu yüksekleden seslenirmiş" öyle diyor oğuz aksaç yarım yamalak duyduğum seste.Kime seslenmiş,ne demiş diye düşünüp dururken bir elim çenemde,turnalarla dertleşmek geldi aklıma,
Çekerim turnam sineye,
derdi sineye
Bu yıl bize gülmek haram
belki seneye
derken içimden seneye de aynı mısralara taklırım ben diye geçmedi değil hani.
"Bir daha vursa idi nefesim nefesime" diyor da zülfü amca,demekle olmuyor işte bu nefes işi.Kesiliveriyor nefes vesselam.Ya senin ya onun hadi bilemedin her ikinizin.Eee ne olacak böyle.

"Gülmedim şu dünyada ötekide şüpheli" olabilir mi ki. "o yarin yüzünü bir daha görek" diye geçiriyorum içimden sonra ne olacaksa olsun şüpheli müpheli ne yapalım yani.

26 ahkam var

Ne zormuş saygı kelimesinin anlamını kavrayabilmek. Kavradığın anda güzel herşeyin geçmişte kaldığını fark etmek ise en kötüsü. Saygı sevgiden önce gelir derlerdi hep, inandım buna ben artık. Çünkü saygıyı yitiren insanlar sevgilerini de yitiriyorlar. Birini severken ona aynı zamanda bazı konularda saygısızlık yapıyor olmak, isteklerini umursamıyor olmak ya da sana ters geldiği için yapmamak ne kadar tutarsızca bir hareket dimi? Bunun sebepleri var aslında. Karşımızdaki her ne yaparsak yapalım kabullenir zannediyoruz, nazımız geçiyor, taframız geçiyor sanıyoruz. O yapma dedikçe yapıyoruz çünkü biliyoruz ki bizi terk etmez, gitmez, kaçmaz. Yalan. Bunu sadece aileler yapmıyor. Anne ve baba. Sadece onlar terk etmıyor bizi. Ama onların dışındaki kişilere karşı daha dikkatli olmalıyız. Olmalıydık. Olmalıydım...Peki hatalarımdan şu saniye ders almış biriysem ben herşeyi geri getirebilirmiyim? Doktorun da dediği gibi 'geçmişi birbirinizin yüzüne asla vurmayın' sözünü gerçek kılabilirmiyiz? Yeni bir sayfa açmak kısmını başaramazmıyız? Ben yine de inanıyorum. Öyle bir ben doğarki benim içimden yapılan hataları unutturabilirim. Ben buna inanıyorum. Kardeşime karşı kaybettiğim saygıyı geri kazanmam biraz zaman almıştı ama olmuştu. Yani birine yeniden saygı duyabiliyor olmanın gerçekçiliğini biliyorum ben. Neden bana karşı da duyulmasın...?
İnsanların özgürlüklerini kısıtlamaya çalışmak böyle kötü sonuçlar doğurabiliyor ve siz o zaman işte daha fazla hata yapma lüksünüzün kalmadığını anlayabiliyorsunuz.
Herşeyin iyi olacağına inanmak istiyorum...

7 ahkam var

Kuytu sulardayım
Kuytuda kalmak istiyorum.
Kuytuyu seviyorum.
Kuytunun bana ait olduğunu,
Kuytunun beni istediğini de
Kuytusuz kaldığım
Kuytu gecelerde
Kuytuna hasret
Kuytusuz sabahlarda
Kuytu sevinçlerle
Kuytu gözlerine bakarak
Kuytu mutluluklar istiyorum.

9 ahkam var
\

Baba… Baba sevgisi, şefkati ve içtenliği… Küçüklüğümü aklıma getirdiğimde, hep en güçlünün, en iyinin ve en bilginin, babam olduğunu düşünmüştüm… En iyisi, en yakışıklısı, ve benim için en değerli olanı her zaman babamdı… Düşünsenize, benimle bilek güreşi yapar ve her defasında onu yenerdim. Fakat başka birisiyle güreştiği zamansa, her seferinde babam yenerdi. Yani bana karşı dünyadaki en cesaretsiz kişi oluverirdi, çünkü o benim babamdı ve ben onun oğluydum. O benim babam…. İlk bisikletimi alan ve bana “hadi bakalım, sür de görelim” diyen. İlk boyama kitabımı alıp, bana renkleri öğretmek ve sevdirmek için; “ne kadarda rengarenk ve güzeller demi?” Sorusunu soran. Ve ilk hikaye kitabımı aldığında bana “eğer bu seriyi bitirirsen, sana daha ne kitaplar alacağım “deyip sözünde duran ve 18 yaşındaki birine, şimdiden küçük bir kütüphane bırakan, eskilerin öğretmeni, şimdilerin, emekli bilgini, eskiden ve hala en büyük babam benim… Hani derler ya “ben hastalandığımda babam sabahlara kadar başımda bekler..” diye. Benim babam, başımda beklemezdi . Hasta olduğum günlerde beraber uyurduk, ben güvende olayım diye…
Hele o küçükken gece korkuları; onlar yok mu? Gece korktuğumda, gittiğim iki yer vardı. Birincisi, babaannemin yanı, ikincisi ise babamın yanıydı… Laf aramızda, en çok babamın yanını severdim. Çünkü koskocaman elleri ve kolları beni daha iyi korur diye düşünürdüm gecenin karanlığından… O benim babam… Çünkü, o en büyük sevgilere layık, eskiden ve hala o benim en büyüyüm, kocamanım ve en güçlüm…
49 ahkam var

Her sabah güne gözlerimi açtığımda ilk aklıma gelen sevgili...Uzaklardan esen sesinle doldun yüreğime, hiç ummadığım ve beklemediğim bi anda çıkageldin bana. gönül bahçem seninle şenlendi, kurumuş toprağım yeşerdi. Seninle açtım gözlerimi güne. Seninle doldum seninle var oldum tüm benliğimle.
Öyle mutluyumki sevgilim öyle huzurluyum ki seninle; iyiki benimlesin, iyiki bendesin... Bazen sensiz olduğum bu lanet olası Ankara akşamlarında kendimi dinliyorum. Dalıp gidiyorum senli benli zamanlara... Alıyorum kalemi elime yazıyorum ağaç kokan sayfalara... Seni yazıyorum, aşkımı yazıyorum... Herşey seninle anlamlı, herşey sende güzel; seninle güzel....

0 ahkam var

Dün,mutlu bir çiftin çekildiği resim karesine girdim ister istemez mutsuz yüzümle. Gözlerim ağlamaklı, boğazımda düğümlenmiş sen ve fotoğraf çektiren çiftin mutluluğu.. Orada tesadüfen oturuyor olmak mıydı suçum? Ben de mutluydum bir zamanlar, ne oldu bize bilmiyorum.. Şimdi ise başkalarının fotoğraf karelerini kirletiyorum.. Üzgünüm..

15 ahkam var
1 2 3 ... 29 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu