Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "nikon ikisi bir arada bakacını patentledi"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

sevinç hakkındaki yazılar:

Sen ki şiirsin
Yalanın ölümü
Yenidoğan bebek
Yetmişinde bilge
Tanığı akıp giden zamanın
Sen ki şiirsin umutsun

Sen ki şiirsin
Genç kız gülüşü
Çocuk sevinci
Delikanlı Kıvancı
Yaydan çıkmış ok
Ekmeği kavrayan el
Sen ki şiirsin umutsun

Sen ki şiirsin
Bir dost selamı
Ağaçta yaprak
Havada bulut
Toprakta tohum
Ocakta aş
Gurbette memleket türküsü
Sen ki şiirsin umutsun

0 ahkam var
Etiketler: , ,
Bayramınız mübarek olsun...
Bayramınız mübarek olsun...
0 ahkam var

‘’Çalıkuşu’’ dedi Merus bana … çalı kuşu. Neden deyince,
‘’Yara izlerini okşayan biri, yaralarını eksilmeyen ğülümsemeyle kabuk bağlatan, içindeki pozitivizmi yaymaya çalışan, paylaşan birisin’’ dedi…
Çalılıklar arasın da yaralarını onaran minik bir kuş… Yaraları da büyük, çalılıklar da ve minik bir kuş hayatın ortasında, sesi bağrınca kendine ulaşır anca .Bunun teyze oğlu Kamuran’ı yok ama içinde sevdası var, Feride gibi ağaçlara da tırmanmıyor ama coşkusu var …sunulmaz sunaklar arar yaşamın kıyısında… Sonra onarır yaralarını dolaşır çalılarda, yırtıkça çalı dallar kanattıkça kanadını büyür yüreklidir ya adıyla var olur çalı kuşu. Kocamanın içinde küçücüktür dedikçe büyür ve büyütür sahiplendiği değerlerini. Hayatın gölgelerine sığınmaz; kendi gölgedir aslında ve bilir her adımda vurdurmaz düşlerini, salınır yarı aksak adımlarıyla … daha tutunamazken öğrenmiştir, tutar başkasının derdini, derdine divane çare bulmazken daha, dertliye; derman olur divaneliği…kalbinin atışıdır hayatının ritmi her tik takta tökezler ama yıkılmaz bedeni …çalı kuşu dolamaz ayağına geçmişini dolanan sadece geçmişin izleri, gözleri ufak görse de yansımada büyür bilir gördüklerinin kıymetini... .... ... Çalıkuşu dedi Merus bana tıpkı kendi ğibi… çalı kuşu… tam boğulurken sığ derinliklerde ufak bir soluk alışla tekrar bağlanıp hayata, tutunan dikenli çalılara minik yaralı yürek değil mi? Kanadıkça acıyan acıdıkça olgunlaşan ve büyüyüp kendini aşan minik yüreklerin hepsi zaten biz gibi çalı kuşu değil mi?.... ... .... Acı giyinip sevinç bürünüyoruz çoğu zaman, hayatın sapaklarını az zararla geçirmeye çalışıyoruz. Değişimlerdeki hızımızı sadece biz kesiyoruz ve dönüşümler de ki gelişimlerimizi de biz inkâr ediyoruz. Dertleri zevk edinmişiz boşu boşuna. Severken sevilmek istiyoruz ya hani işte yaşarken de yaşamalıyız sanki… Ey küçük den büyümüş yürekler olgunlaştık artık yeter, yaşayalım özgürce hadi... Meltemce:)

5 ahkam var
\

-Saklambaç
-Köşe Kapmaca
-Kaç kurtul

-Yakan Top
-İstop
-Aspirin
-Tetris
-Bilye
-Seksek
-İp Atlama
-Öyle bir soru sor ki tek cevabı "evet "olsun
-Evcilik
-Doktorculuk
-Gazoz Kapakları
-He-mancilik
-Birdirbir
-Doğruluk cesaret
-Kim kiminle
-İsim Şehir
-Dokuz Taş
-Kutu Kutu
-Uzun Eşek
-Amiral Battı
-Sandalye Kapmaca
-Sessiz Film
-Elim Sende
-Yağ satarım

14 ahkam var
 Hayatımın tek varlığı...
Hayatımın tek varlığı...

Bu gün, içimden ağlamak geldiği halde senin o muhteşem yüzünü, sıcacık, ne oldu der gibi bakan koca gözlerini gördüğümde gülümseyeceğim. Bu gün için, ne giymek istediğinin seçimini sana bırakacağım, gülümseyerek ne kadar yakıştığını söyleyeceğim. Bu gün, çamaşırları yıkamaktan vazgeçip seninle parkta oynamaya gideceğim. Bu gün bulaşıkları lavaboda bırakıp 24 parçalık her gün yaptığın puzzle parçalarının nasıl birleştirildiğini bana öğretmeni izleyeceğim. Öğleden sonra telefonun fişini çekip, bilgisayarı kapatacağım ve oturup seninle köpükten balonlar uçuracağım. Bu öğleden sonra sana yaptığım dondurma teklifi karşısında senin attığın çığlıkların keyfini çıkartacağım. Bu gün senin o koca sesinle, öğrendiğin şarkı ve türküleri söylemeni dinleyeceğim ve bunların cennetin melodileri olduğunu anımsayacağım. Bu gün tüm o bilgiç tavırlarınla beni uyarmalarına karşılık sana teşekkür edeceğim. Bu gün o tavırları sergilerken sana eşlik eden o minicik ellerinin ve yüzündeki mimiklerinin tüm hatlarını ölene kadar unutmamak için zihnime kazıyacağım. Bu gün büyüdüğünde ne olacağın veya hangi okula gitmen gerektiği hakkında hiç canımı sıkmayacağım. Ya da senin geleceğin hakkındaki konularda hiç bir düşünce üretmeyeceğim. Bu gün kurabiye pişirirken bana yardim etmene izin vereceğim ve çalışmayacağım. Bu gün Mc Donald's a gideceğiz ve iki tane çocuk menüsü isteyeceğiz ki, iki oyuncak alabilesin. Bu gün seninle bebeklik resimlerine senin istediğin kadar süre bakmaktan hiç sıkılmayacağım. Bu gün senin bebekken yumurta ya mayna, makarna ya manina, karpuza babua demeni anlatırken, senin “tekrar söyle anneciğim” demene hiç kızmayacağım, istediğin kadar tekrar edeceğim. Bu gün sen hangi kitabı istersen onu okuyacağım. Bu gün kitabını okurken her kelimede araya girip okutmamana veya fikir değiştirmene büyük bir sevinçle bakacağım. Bu gün banyoda saatlerce balonuna su doldurmana ve suları bana sıçratmana hep güleceğim ve sana hadi yeter artık demeyeceğim. Bu gece geç saate kadar oturmana hiç karışmayacağım ve oturup seninle sonuna kadar çizgi film izleyeceğim. Bu gece seni kollarımda tutacağım ve nasıl doğduğunu seni ne kadar çok sevdiğimi anlatacağım. Bu gece yanına uzanıp en sevdiğim her şeyi bir kenara bırakıp parmaklarımı saçlarında dolaştırırken bana en büyük armağanı verdiği için Tanrıya şükredeceğim. Bu gece yanağına iyi geceler öpücüğünü kondururken seni biraz daha uzun tutacağım kollarımda. Bu gece sen uyurken çizgi gibi olan o koca gözlerini seyredeceğim. Tüm gece her uyandığımda senin mis gibi kokunu içime çekip, ipek gibi tenini okşayıp, öpeceğim. Geceleri uyurken senin en sevdiğin nesquik li sütünü biberonunla nasıl içtiğini seyredip, işi biten biberonu bana uzatmana güleceğim. Bu gün sana hiç “dur, yeter artık” demeyeceğim bebeğim…

0 ahkam var

Vazgeçtim…
Bunca hayalkırıklığı, bunca gam neye yaradı ki?
Sensiz geçen koskoca bir yıldı.Sağda solda içip,bayılmalar mı dersin… Kendimle savaşı kesip,herşeye boşverip içimdeki her şeyi bir anda herkese haykırmalar mı dersin…Kitaplara sığınıp, kendinden kaçmaya çalışmalar mı dersin…Ya da aşkın sıradan işveleri mi…Ne dersen de, her zamanki gibiydim işte.Rolümü sonuna kadar oynadım bu karmaşanın içinde.Dibine vurdum işte!!Hangi içselliği ararsan ara, hangi kaybedilmişliği görürsen gör…Hangi yaşanmışlığı sindirebilirsin ki içinde?Hani diyorsun ya ‘seni andığımda en azından yüzümde bir tebessüm olacak’ diye…İstersen onu da sil…

18 ahkam var

GEO dergisinin Ocak2007 sayısında Boncuk Kostüm'ün kurucusu Osman Ozan Kalyoncu'yla yapılan bir söyleşi var. Çocukken annesine "erkek(!) kelebek kostümü" yaptıramadığı için çok istediği müsamereye katılamayan Osman bey, 2000 yılında beyaz eşya mağazasını kapatarak içindeki ukdeyi sermaye edinip, çocuklar için müsamere kostümleri üretmeye başlamış.
Firmanın kataloğunda yerli-yabancı birçok karakter kostümü var: Gargamel, Pikaçu, Tele Tubbies, SuperGirl, Elvis Presley, Keloğlan...Atatürk için bile kostüm yapmşlar ki; papyon ve smokinden ibaret.

2 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu