
Bu ifadeyi bir şairle yapılan bir röportajda okumuştum: “Kadınlar şairleri sevmezler”. O zamanlar anlayamamıştım bu sözü. “Nassı yani? Sen kalk kadınlar için şiir yaz. Onların (belki de sadece uykusuzluktan dolayı) hülyalı bakan gözlerinde bile ummanları gör, ondan sonra seni sevmesinler! İnanmıyorum!” şeklinde bir tepkim olmuştu.
Fakat zaman geçtikçe bu sözün aslı, zihnime soğuk su gibi sızdı. Yaşanacak ve görecek şeyler varmış demek ki! Anlamadığınız sözleri hemen unutmayın, saklayın. İlk duyduğunuzda anlamadığınız sisli ifadeler, zamanla zihninizde, gevşek bohçalar gibi çözüleceklerdir. Bunu derim başka şey demem!
yalnızlık. saatlerdir hafif'te salladığım ahkamlardan sonra şimdi yapayalnızım. ahkamlar tükendi, kimse bir şey yazmıyor. sayfayı 20 saniyede bir tazeliyom ama değişen pek birşey yok.
yalnızlık bir sigara külü kadar yalnızlık
ve toprağın rüyaya bir yılan gibi girişi (sezai karakoç)
derken şair, yalnız olmayı anlatıyordu. ama bir de kalabalıklar içinde yalnız olmak vardı. sizi kimsenin anlamadığını düşündüğünüz anlarda içinize dolan.
bir kum tanesi kadar yalnızım!
etrafımda bir sürü çakıltaşı.
beni saran koskoca bir derya,
fakat ben muhtacım birkaç damla gözyaşına. (seyfettin k.)
insan yalnız...